Bu yıl 107 ton rekolte tahmin edilen Malatya kayısında yaşanan fiyat düşüklüğü başta üreticiler olmak üzere, Malatyalı tarım temsilcilerini kara kara düşündürmeye devam ediyor. Her geçen gün düşen kayısı fiyatının ileriki günlerde nasıl seyredeceği şimdilik bilinmezken, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, kayısı fiyatındaki düşüşle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
“Bu yıl tarımsal üretimde ürün istihsal dediğimiz rekolte çok önemli bir nokta” diyen Çiçek, bir Pazar payının bulunduğuna dikkat çekerek, dolayısıyla rekoltenin yüksek olması nedeniyle fiyatlarda bir düşüş olduğunu ifade etti.
“TEPKİLER GAYET NORMAL”
Girdi maliyetlerinin her geçen gün yükseldiğini belirten Çiçek, “Ekonomide ‘arz talep dengesi’ dediğimiz bir şey söz konusu oldu. Dolayısıyla çiftçi geçen yılki fiyat üzerinden bir beklenti içerisinde. Rekoltenin yüksek olmasıyla beraber alıcının da seçme şansı yükselince fiyat daha da düşmüş oldu. Dolayısıyla çiftçi bu durumdan ya da üretici bu durumdan memnun olmazken, fiyat düşüklüğü konusunda tepkiler gösterebiliyor. Bu gayet normal. Çünkü çiftçi ve üretici alın terinin karşılığını almak istiyor. Emeğinin karşılığını almak istiyor. Biliyorsunuz girdi maliyetleri her geçen gün yükseliyor ve üretimde de ciddi sorunlar yaşanıyor. İşte mekanizasyondan, girdiği maliyetlerinden, işçilik problemlerine kadar sorunlar yaşıyor. Böyle olunca da çiftçi elde ettiği mahsulü bir an önce elinden çıkarmaya çalışıyor. Bugün biz sahayı gezdiğimizde ağırlıklı olarak çiftçilerimiz işçilik problemi olacağı için kendi işlediği kayısıyı kurutmalık kayısı yerine bir miktar yaş satma yoluna gitti. Bu da bu defa alıcıdan alternatifini çoğalttığı için çiftçinin aleyhine bir piyasa oluşmasına sebebiyet veriyor” şeklinde konuştu.
“ALICI, DÜŞÜK FİYATTAN ALMAYA ÇALIŞIYOR”
Çiftçilerin konteyner ve köylerde yaşadıklarını, dolayısıyla elde ettikleri mahsulleri depolama şansları bulunmadığını dile getiren Çiçek, “Bu durum tabii ki bazı yıllar yaşanıyor. Bu yıl çok olağanüstü ve geçmiş yıllarda yaşamadığımız bir durum var. Bir deprem süreci yaşadık. Birçok çiftçimiz, üreticimiz artık barınma sorunuyla karşı karşıya kaldı. Çiftçilerimiz konteynerlerde, köylerde yaşıyor. Dolayısıyla çiftçilerimiz elde ettiği ürününü saklama, depolama şansı da bulamıyor. Özellikle Akçadağ, Doğanşehir, Yeşilyurt bölgelerinde biliyorsunuz deprem nedeniyle çok ciddi hasarlar oldu. Çiftçilerimiz üretmiş oldukları ürünü kurutmalık ayırsalar bile birçoğunun depolama şansı yok. Bir de deprem sürecinden dolayı ciddi anlamda bir nakit paraya ihtiyaçları var. Bu ise çiftçinin bir an önce ürününü elden çıkarmak istemesine neden oluyor. Buna karşılık alıcı da alternatifi çoğalınca bu defa çiftçiden ürününü daha düşük fiyattan almaya çalışıyor. Dolayısıyla çiftçi de emeğinin karşılığını, maliyetlerin çok yüksek olduğu bir yerde mahsulünü daha düşük satmak istemiyor” ifadelerini kullandı.
“ALICILAR SEÇİCİ DAVRANMAYA BAŞLADILAR”
Çiftçilere ve üreticilere tavsiyede bulunan Çiçek, “Bir başka sorun da şu: Bazı bölgelerimizde kayısılarda sık bir tutum söz konusuydu. Dolayısıyla üründe bir kalite düşüklüğü de oldu. Malatya tabiriyle ‘yaş kayısı’ dediğimiz, kayısıları almada alıcılar seçici davranmaya başladılar. Dolayısıyla çiftçilerimiz ürünlerini pazarlamada da ve oluşan fiyatta da problem yaşıyor. Önümüzdeki süreçte taban fiyat oluşumu bir süre daha bu şekilde düşük gider. Çiftçilerimiz imkânları ölçüsünde elde ettikleri ürünleri hemen pazara arz etmesinler. Ürünlerini değerinde satmaları için bir süre piyasayı beklesinler tavsiyesinde bulunmak isterim” şeklinde konuştu.
“REKOLTE AÇIKLAMASI NORMAL”
Kayısı rekoltesinin açıklanmasının doğru olup olmadığını da açıklayan Çiçek, “Rekolte açıklaması bir gelenek. Bu gelenek sadece kayısıya mahsus bir şey değil, fındıkta, incirde, Antep fıstığında, Manisa üzümünde de vardır. Rekoltenin açıklanması gerek dünya ticaretinde söz konusu olan bir üründen bahsediyoruz gerek ileriye yönelik bir pazar oluşumu, alıcıların buna göre bir müşteri ya da potansiyellerini, stratejilerini belirlemesi açısından bu rekolte açıklaması önemli. Rekolte açıklaması sadece Türkiye'ye mahsus değil, dünyanın her tarafında tarımsal üretimde bu açıklanma normal” dedi.
“İŞÇİ TEMİNİNDE BİR PROBLEMLER YAŞANIYOR”
Kayısı dikim alanı arttıkça kayısı üretiminin de arttığına dikkat çeken Çiçek, şunları kaydetti:
“Aslında özellikle daha önceki yıllara göre son 3-4 yıldır çiftçinin kayısıdan para kazanması biraz artınca kayısı dikim alanları, kayısı üretim alanları arttı. Bu karşılık deprem nedeniyle olsun, çeşitli sebeplerle olsun işçi temini zorlaşmaya başladı. Zaten pazarda bir daralma söz konusu ve Pazar her yıl sabit. Dolayısıyla üretim alanı arttıkça üretim kayısı üretimi de arttı. Bir pazarlama problemi çıktı. Uzun yıllardır ortalamasına baktığımızda yaklaşık 80-90 bin ton civarında bir ihracatımız söz konusu. Bu yıllar bazında artarak devam etmiyor ama buna karşılık kayısı üretim alanları her yıl artarak devam ediyor. Bununla beraber bir de sürekli azalan da bir işçi var, işçi temininde bir problemler yaşanıyor. Bu ise önümüzdeki süreçlerde bu ve benzeri sorunları Malatya’nın kayısı üreticileri daha çok yaşayacak gibi gözüküyor.”
“BENZER BİR DURUM BİZ KAYISIDA YAŞIYORUZ”
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin(TMO) görevini dile getiren Çiçek, “TMO’nun asli görevleri şudur: Çiftçinin dar boğaz yaşadığı, yani ürün istihsalinin çok olduğu yıllarda müdahale alımları yapar, piyasada ürünün az olması durumunda da piyasaya ürün sürerek piyasayı regüle eder. Bu yıl benzer bir durum biz kayısıda yaşıyoruz. Dolayısıyla Toprak Mahsulleri Ofisi'nin bir az da olsa taban fiyatını belirleme adına bir müdahale alımı yapması gerekir. Yani burada TMO maliyetlerini hesaplarda yaparak çiftçinin de belli bir kar marjını üzerine koyarak bir miktar kayısı alımı yapması gerekiyor. Aksi halde bu ürün pazarlamada her geçen gün değer kaybeder” dedi.