Malatya’da sağlık çalışanları, İsrail tarafından Filistin halkına yapılan soykırıma karşı tepki göstermek için başlattıkları Sessiz Yürüyüş isimli eyleme bu haftada devam etti. Sağlık çalışanları Kanalboyu’ndan Kernek Parkı’na kadar yürüyerek burada bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Yunus İlbaş tarafından yapılan basın açıklamasında Gazze ve Refah sınır kapısında 600’a yakın çocuk hastanın tedavi beklediğine dikkat çekildi.
“TÜM AÇIKLIĞIYLA GÖZLER ÖNÜNE SERMEKTEDİR”
Gazze’deki sağlık krizini büyük bir endişe ile takip ettiklerini dile getiren İlbaş, “Selam olsun canlarıyla, kanlarıyla vatanlarında kalmanın ve özgürlüğün bedelini ödeyen izzet sahibi, civanmert Gazze halkına. Selam olsun şehadet rüyasıyla, ölüm pahasına mesleklerinden vazgeçmeyen Gazze’nin şeref ve haysiyet timsali hekim ve sağlık çalışanlarına. Selam olsun zulme karşı elinden ve dilinden geleni esirgemeyen, kararlılıkla protestolara ve boykota devam eden vicdanlı insanlara. Başta Suriye’de bir diktatörün defolup gitmesini hamd ediyoruz. Darısı dünyadaki diğer zalimlerin başına. Yaşanan gelişmelerin Suriye de yaşayan tüm insanların huzur, güven içinde bir düzen kurmalarını, en kısa zamanda yuvalarına kavuşmalarını Yüce Rabbimizden diliyoruz. Gazze’deki dehşet verici ablukanın 435. gününde, sessiz yürüyüşümüzün 57. haftasında bildirimizi okumak için toplanmış bulunuyoruz. Bizler; memleketimizin dört bir yanında görev yapan hekim ve sağlık çalışanları olarak Gazze’deki sağlık krizini bir yılı aşkın bir süredir, büyük bir endişe ve öfke ile takip etmekteyiz. Sahada çalışan gazetecilerden, Gazzeli meslektaşlarımızdan, insanî ve uluslararası yardım çalışmaları yapan kuruluş ve organizasyonlardan bize ulaşan bilgiler; durumun vahametini tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Gazze’deki ablukanın; insanî yardım girişi ve dağıtımına engel olduğuna, yardım ekipleri ve su kaynaklarına yönelik yoğun saldırılarla birlikte kasten organize edilmiş bir kıtlığa sebep olduğuna tanık olmaktayız. Şu anda nüfusun yüzde 96'sı giderek artan gıda güvencesizliği ile karşı karşıya. Gazze ve refah sınır kapısında 600’a yakın çocuk hasta, kronik hastalıklar nedeniyle tedavi beklemekte ancak yalnızca çok kısıtlı sayıda hastanın tedavi amaçlı tahliye edilmesine müsaade edilmektedir. Bu çocuklar yaşam ile hayat çizgisi arasında sıkışıp kalmış durumundalar. Hekimler olarak bu çocukların Gazze'den tahliye edilmesi için İsrail üzerindeki uluslararası baskının arttırılması çağrısında bulunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
“YOK EDİLDİĞİNE ŞAHİT OLDUK”
İsrail tarafından gerçekleştirilen soykırım ile yüzde 90'ı sivil olmak üzere 44 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini belirten İlbaş, “Gazze’nin her yerinde; insansız hava araçlarıyla, keskin nişancılarla, hava ve kara bombardımanıyla; sivil çocuklara, kadınlara ve erkeklere yönelik katliamlar gerçekleştiriliyor. Yüzde 90'ı sivil olmak üzere 44 binden fazla insan İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Yerleşim alanlarının kasıtlı olarak yok edildiğine şahit olduk. 400 günü aşkındır evlerinden sürülen, güvencesiz koşullar altında yaşamaya zorlanan kardeşlerimizin mazlumluğuna şahit olmaktayız. Gazze’nin kuzeyinde elektrik, su ve gıda olmaksızın hizmet vermeye çalışan tek hastane olan Kamal Adwan Hastanesi ve çevresi de her gün dronlarla yoğun bombardımana maruz kalmaktadır. Hastane müdürlüğü İsrail’in tıbbî yardım konvoyunun kuzeye girişini engellediğini duyurdu. Ayrıca geçtiğimiz perşembe günü, bu bombardımanların birisinin neticesinde Doktor Said Cude hayatını kaybetti. Cude iki ayı aşkın bir süredir kuşatma altında olan Gazze'nin kuzeyindeki tek ortopedi cerrahıydı. Bu gelişmeler yaşanırken Hamas, Arap Sağlık Bakanları Konseyi'ni sistematik bir yıkıma maruz kalan Gazze'deki sağlık sektörü sisteminin kurtarılması için acil ve pratik kararlar almaya davet etti. Arap ülkelerindeki sağlık bakanlarına ‘Gazze Şeridi'ne tam donanımlı ve personelli sahra hastaneleri getirilmesi, yaralı ve kritik durumdaki hastaların tedavi için yurt dışına seyahat imkanının sağlanması konularında İsrail'e baskı yapılması’ çağrısında bulunuldu. Soykırımın sonuçlarının önlenmesi ve iyileştirilmesinde; sağlık sisteminin, hastanelerin ve sağlık profesyonellerinin rolü muhakkak büyük önem arz etmektedir. Bu soykırıma seyirci kalacak değiliz. Bu nedenle memleketimizin her tarafından yükselen seslerimizi; sivillerin hedef alınmadığı, güvenli koşullarda çalışabilmeyi talep eden Gazze’li meslektaşlarımızın sesleriyle birleştiriyoruz” diye konuştu.
“BOYKOTA DAVET EDİYORUZ”
Yaşatılan zulmü hiç bir zaman normalleştirmeyeceklerini söyleyen İlbaş, “Uluslararası toplumu, devletleri ve ilgili yönetimleri Gazze halkına karşı yapılan soykırım ile ilgili bir kez daha uyarıyor ve şunları talep ediyoruz; Acil bir şekilde kalıcı ateşkes sağlanmalı, Gazze’deki abluka kaldırılsın, insanî ve tıbbî yardımlarla beraber tıbbî yardım sağlayacak heyetlerin Gazze’ye girişine izin verilmeli, sağlık tesisleri ve sivil altyapı korunup tahrip olanlar ise yeniden inşa edilmeli, ülkemizi güzergâh olarak hiç bir ürünün geçmesine izin verilmemeli buna engel olunmalıdır. Bu sonuçlara uluslararası bir siyasetle, İsrail'e yönelik somut siyasî ve iktisadî yaptırımlar yoluyla ulaşılabilileceğine inanıyoruz. Başta Müslüman ülkelerin vatandaşları olmak üzere demokrat iddiası olan tüm toplumların ve devletlerin üzerine düşen görevi yapmalarını acilen bekliyoruz. Hiç bir mazeret bombalarla bebeklerin, çocukların, sivillerin vahşice katledilmesini görmezden gelinmesine sebep olamaz. Başta yetkililer olmak üzere vicdan sahibi herkesi bu apaçık zulme karşı elinden, dilinden gelen her şeyi yapmaya ve tüm vicdan sahibi insanları boykota davet ediyoruz. Şunu herkes bilsin ki bu yaşatılan zulmü hiç bir zaman kanıksamayacağız, normalleştirmeyeceğiz, sabırla ve azimle, zulme karşı duranlar olacağız” açıklamasında bulundu.
Program, gerçekleştirilen zulmün sona ermesi ve hayatını kaybedenler için dua edilmesinin ardından sona erdi.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ