Malatya, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerle büyük bir sarsıntı yaşadı. Şehirdeki birçok bina ağır hasar görürken depremin üzerinden 22 ay geçse de yıkımlar ve enkaz kaldırma çalışmaları halen devam ediyor. Ancak, enkazlardan çıkan toz ve duman, hava kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkiliyor. Temiz Hava Hakkı Platformu'nun (THHP) raporuna göre, Malatya, Türkiye'deki en kirli hava kalitesine sahip 5 şehirden biri. Bu durum, hem halk sağlığını hem de çevreyi tehdit eden önemli bir sorun oluşturuyor.
Kar yağışı, genellikle soğuk hava koşullarıyla ilişkilendirilen bir doğa olayıdır. Ancak karın hava kirliliği üzerinde önemli bir etkisi vardır. Hava kirliliği genellikle atmosferde asılı duran partiküllerden kaynaklanır. Bu partiküller, trafik, sanayi, inşaat faaliyetleri ve diğer kirlilik kaynaklarından havada bulunan mikroskobik madde parçacıklarıdır. Kar yağarken, bu partiküller karın su buharı ile birleşerek yere düşer. Kar, bu partikülleri ağırlıkları nedeniyle yere çekerek havadaki yoğunluğunu azaltır.
YERE İNMESİNE YARDIMCI OLUR
Karın yağması, hava kirliliğinin bir kısmının yer yüzeyine inmesini sağlar. Özellikle ince tozlar, karın su buharıyla birleşerek toprağa veya kar örtüsüne düşer. Bu durum, özellikle kısa vadede, hava kalitesini iyileştirebilir. Malatya'daki enkaz çalışmalarının yol açtığı toz ve duman, karla birlikte atmosfere karışan partiküllerin çoğunun yere inmesine yardımcı olabilir.
YENİDEN HAVAYA KARIŞABİLİR
Kar yağışı her zaman havayı tamamen temizlemez. Özellikle soğuk havada, havadaki kirleticiler yere yakın seviyelerde sıkışabilir ve atmosferdeki gazların yoğunlaşmasına neden olabilir. Bu durum, bazı kirleticilerin havada uzun süre kalmasına ve kar yağışının bir çözüm olamamasına yol açabilir. Ayrıca, kar eridiğinde, kirliliği tutan katmanlar da ortadan kalkar ve toz yeniden havaya karışabilir. Malatya gibi şehirlerde, yıkım ve inşaat çalışmaları sırasında salınan tozlar ve dumanlar, hava kalitesini olumsuz etkilerken, bu süreç kar yağışıyla geçici olarak azalsa da kalıcı bir çözüm sunmaz. Kar yağarken, çevredeki enkazların oluşturduğu toz ve partiküller karla karışabilir, fakat kar eridiğinde kirlilik yine aynı şekilde geri dönebilir.
KALICI BİR ÇÖZÜM SUNMAZ
Bununla birlikte, kar yağışının etkisi, şehirdeki diğer hava kirliliği kaynaklarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Kar yağarken bile, trafik yoğunluğu ve fabrikaların emisyonları karla birleşerek kirli havayı her zaman temizlemez. Yani kar, geçici bir iyileşme sağlar, ancak kalıcı bir çözüm sunmaz. Hava kirliliği, insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bir sorundur. Özellikle ince partiküllerin uzun süre solunması, solunum yolu hastalıklarına, kalp-damar rahatsızlıklarına ve hatta kanser riskine yol açabilir. Kar yağışı bu kirleticilerin yer yüzeyine inmesini sağlasa da, bu partiküllerin karla birlikte toprağa yerleşmesi halk sağlığı açısından da potansiyel riskler taşır. Kar, partiküllerin yüzeyde birikmesine ve bu partiküllerin eriyen kar ile suya karışarak çevreye dağılmasına yol açabilir.
ETKİN ÖNLEMLER ALINMALI
Malatya'da yaşanan yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları sırasında havaya salınan zararlı gazlar ve dumanlar da karla birlikte yer yüzeyine iner, ancak bu maddeler karın erimesiyle tekrar havaya karışabilir. Bu nedenle kar yağışının, sadece geçici bir rahatlama sağladığını unutmamak önemlidir. Kar yağışı, hava kirliliğini geçici bir süre için hafifletebilir ve havadaki partiküllerin yere inmesini sağlayabilir. Ancak karın erimesiyle birlikte, kirliliğin yeniden havaya karışması ve kötüleşmesi olasıdır. Malatya'da deprem sonrası enkaz ve inşaat tozları, hava kirliliğini artıran faktörlerdir ve kar bu durumu uzun vadede çözmez. Hava kalitesinin iyileştirilmesi için kalıcı çözümler, daha sürdürülebilir enerji kullanımı, çevre dostu teknolojilerin benimsenmesi ve hava kirliliğiyle mücadeleye yönelik etkin önlemlerin alınması gerekmektedir. Malatya'da hava kirliliği sorununun daha da derinleşmesi, sadece kar yağışıyla çözülemeyecek bir meseledir. Kar yağışı havayı kısa vadede temizlese de, uzun vadeli çözümler için toplumsal ve çevresel dönüşüm gerekmektedir.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ