6 Şubat depremlerinin yalnızca binaları değil, şehrin hafızasını ve yaşam kültürünü de derinden etkilediğini ifade eden Kantarcı, “Bir kent sadece yapılarıyla ayakta kalmaz. Asıl önemli olan o şehrin ruhudur. Depremle birlikte sadece sokaklar değil, yılların birikimi olan hatıralar da büyük yara aldı” dedi.
Yeni Malatya Çarşısı’nın sadece ticari bir alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kantarcı, çarşı kültürünün şehir yaşamındaki önemine dikkat çekti. Çarşıların yalnızca dükkânlardan ibaret olmadığını dile getiren Kantarcı, “Bir çarşıyı çarşı yapan; sabah çay ocaklarından yükselen buhar, kebap kokusu, esnafın selamı ve yıllardır aynı lezzeti yaşatan lokantalardır” ifadelerini kullandı.
Yeni çarşıda gastronomi adalarının kurulmasının olumlu bir adım olduğunu kaydeden Kantarcı, modern ve yeni işletmelerin yanında Malatya’nın hafızasında yer etmiş geleneksel lokantaların da yaşatılması gerektiğini söyledi. Çakı, Güngör, Hacı Baba, Tavacı Seydo, İftar Lokantası ve Asmaaltı Lahmacun Salonu gibi kentin belleğinde iz bırakan işletmelerin yeniden çarşıya dönmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Kantarcı, “Eski lokantalar sadece yemek satmazdı. İnsanları aynı sofrada buluşturur, sohbetin ve dayanışmanın merkezi olurdu. Kağıt kebabının, patlıcan tavanın, dönerin kokusu yeniden bu sokaklara karışmalı. İnsanlar yalnız yemek yemeye değil, hatıralarını yaşatmaya da gelmeli” diye konuştu.
Yeni Malatya Çarşısı’nın geçmişle bağını koparmadan inşa edilmesi gerektiğini belirten Kantarcı, “Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey sadece modernlik değil, köklerimize sahip çıkmaktır. Tanıdık yüzler, eski esnaf kültürü ve çarşının ruhu korunursa, işte o zaman burası gerçekten bizim çarşımız olur” dedi.
SİNEM HATUN DAVUT