Kadro Hayali Kurarken İşsiz Kaldılar

Yıllardır kadroya geçip özlük haklarına kavuşmak için mücadele eden usta öğreticiler, eğitim verdikleri kursların tasarruf tedbirleri nedeniyle ocak ayına kadar kapatılacağı haberiyle sarsıldılar. Bu karara tepki gösteren usta öğreticiler, haklarını savunmak için 16 Kasım’da Ankara’da basın açıklaması yapacaklar.

GÜNDEM - 28-10-2024 10:26

Yıllardır bir kadro hayali kuran usta öğreticiler, bir türlü bu hayallerine kavuşamadılar. Seslerini ilgililere duyurmak için defalarca Ankara’ya giderek siyasilere dertlerini anlatmaya çalışan usta öğreticiler, kendileriyle muhatap olacak kimseyi bulamazken, bugünlerde tekrar gündeme geldiler. Ekmek paralarını kazandıkları kurslarının açılması tasarruf tedbirlerine takılması usta öğreticileri bir kez daha ayaklandırırken, Malatya Sonmanşet gazetesini konuşan Malatya Usta Öğreticileri Dernek Başkanı Halise Can, önemli açıklamalarda bulundu.

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğün kendileri Ankara’da yapılacak bir toplantıya davet ettiğini ifade eden Halise Can, toplantıya katılmak üzere Ankara’ya gittiklerini söyledi.

“MİLLETVEKİLLERİYLE İLETİŞİME GEÇTİK”

“Tasarruf tedbirleri kapsamında Milli Eğitim Bakanımız Halk Eğitim Merkezlerinde yapılan kursları ertelenebildiği kadar ertelenmesini istemiş” diyen Can, “Toplantıda bu söylendi ve kursları ocak ayına kadar açmayacaklarını belirttiler. Ve sonra biz toplantıdan bir fotoğraf alarak bunun paylaşımını yaptık, hemen ardından fotoğrafın ve paylaşımların kaldırılmasını istediler. Meğer toplantı basına kapalıymış. Biz de paylaşımları kaldırmadık. O toplantıya hakkımızı aramamak, bizi susturmak için çağırmışlar. Daha sonrasında 3 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geçirdik ve bütün milletvekilleriyle iletişime geçtik. Daha sonra Deva Partisi Mersin Milletvekili bizim sorunlarımızı gündemine aldı ve Meclis’te bunu dile getirdi. 24 Ekim Ankara’da sorunlarımızı dile getirecek bir basın açıklaması yapacaktık, fakat TUSAŞ’ a yapılan terör saldırısı nedeniyle erteledik. Basın açıklamasını 16 Kasım’da yapacağız” şeklinde konuştu.

“ELİMİZ, KOLUMUZ BAĞLI”

Bazı illerde gerçekleşen olumsuz durumun yansımasını kendilerinin de yaşadığını belirten Can, “Şu anda kurslarımız kapalı. Şu anda hiçbir şey yapamıyoruz. Geçimini bu kurslarla sağlayan usta öğreticiler var. Gerçekten elimiz, kolumuz bağlı. Oturmuyoruz, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama maalesef bir şey yapamıyoruz. Bazı illerde gereğinden fazla kurs açıldı. Okuma yazma kursu bir kursiyer de olsa açılıyor. Bir ilde tam 29 kurs açılmış. Yani 29 kişiye maaş bağlanmış. Bu tür olumsuz sebep yüzünden biz de etkilendik. Kota geldi ve ocak ayına kadar hobi kursları açılmayacak. Bir, 2, 3 aylık kurslar açılmayacak. Kursların devamlılığı esas alınacak” diye konuştu.

“YETERSİZ BULUNAN BİR KATEGORİYE HAPSEDİLİYORUZ”

Özlük hakları ve kadro sıkıntılarıyla ilgili de konuşan Can, “Fiili olarak öğretmen olan, sınıfa giren, ders anlatan, defter dolduran, hatta görev yaptığı kuruma bağlı olarak nöbet bile tutan bizler; halk eğitim merkezlerinde, mesleki eğitim merkezlerinde ve yaygın eğitim alanında yıllardır öğretmen açığının tek ve en etkili çözümü olduk. Üstelik bu çözüm, neredeyse yarım asırdır hükümetlere göre yalnızca ‘geçici’ bir uygulama olarak kabul edildi. Bizim adımız usta, yani bir işte yeterliliğe sahip kişi. Aynı zamanda öğretici, yani bilgi ve beceriyi aktarabilen, öğretmen niteliklerine sahip birey. Ancak ne zaman iki kelime bir araya gelse, ‘usta öğretici’ oluyoruz, ‘usta öğretmen’ olamıyoruz. Bu yeterlilik ve özveriyle sistemi ayakta tutmamıza rağmen, emeğimizin karşılığı olarak hala ‘geçici’ görülüyor, ihtiyaçları karşılayan ama yetersiz bulunan bir kategoriye hapsediliyoruz” ifadelerini kullandı.

“EMEĞİMİZE SAHİP ÇIKILMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

Unutulmak istemediklerini belirten Can, “Halk eğitim ve mesleki eğitim merkezlerinin temel paydaşı, omurgası biziz. Çalışmalarımız bu kurumların başarısının en önemli unsuru. Buna rağmen yıllardır hak ettiğimiz değeri görmüyor, yalnızca ihtiyaç olduğunda hatırlanıyoruz. Bu durum artık dayanılmaz bir hal aldı. Bizler unutulmak değil, yalnızca kriz anlarında gündeme gelmek değil, kalıcı bir şekilde değer görmek ve emeğimize sahip çıkılması için mücadele ediyoruz” dedi.

“ARTIK UNUTULMAK İSTEMİYORUZ”

“En son tam 32-33 yıl önce fark edildik ve kadrolu hale getirildik” diyen Can, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bu kadro düzenlemesinin ardından yeniden unutulduk, yalnızca sistemin ihtiyaç duyduğu dönemlerde akla gelen bir çözüm yolu olduk. Oysa bizler, bu sistemin geçici değil, kalıcı yapı taşlarıyız. Devletimizin güçlü arşivleri vardır. Bakanlık kayıtlarında son 50 yılda kaç usta öğretici görev almış, kaç kursiyer yetiştirmiş, kaç kurs açmış bir bakalım. Bu süre zarfında kaç kurumun yüz akı olduk, başarılarıyla anıldık? Bizlerin emeği sayesinde kaç kurum kurumsallaşarak toplumla güçlü bağlar kurdu? Bu soruların yanıtları açıkça gösteriyor ki, bizler eğitim sisteminin göz ardı edilmemesi gereken, sayısız başarıya imza atmış gizli kahramanlarıyız. Artık unutulmak istemiyoruz. Bizler yalnızca ihtiyaç halinde hatırlanan değil, hak ettiği değeri gören, emeğine sahip çıkılan bir statüye kavuşmak istiyoruz. Usta öğreticiler olarak, eğitim sisteminin asli ve vazgeçilmez bir parçası olduğumuzun kabul edilmesini talep ediyoruz. Bizim mücadelemiz yalnızca statü kazanmak için değil, aynı zamanda kurumsal yapıları güçlendirip topluma daha iyi hizmet verebilmek için. Yılların birikimi ve emeğiyle elde ettiğimiz tecrübemizin karşılığını görmek, eğitim sistemine kalıcı olarak entegre edilmek istiyoruz.”

 

MUHABİR: TAHİR ÖZÇELİK

Günün Diğer Haberleri