8 Mart 2013 tarihinde kurulan ve şiddetin her türüne karşı mücadele etmeyi amaçladığını kamuoyuna deklare eden KADEM’in Malatya İl Temsilciliği yaşanan her kadın cinayeti sonrasında sessizliğini korurken, en son Hekimhan ilçesinde Selda Kaya isimli kadının eski eşi tarafından sokak ortasında öldürülmesinden sadece 5 gün sonra bir “çay partisi” düzenledi. Bu etkinliğin duyurusu, sosyal medya hesaplarından “Tanışma Çayı Buluşması” vurgusuyla paylaşılırken, ne Selda Kaya’nın adı anıldı ne de Malatya’daki kadın cinayetlerine ilişkin bir basın açıklaması yapıldı.
TOPLUMSAL TEPKİ BEKLENİRKEN GELEN SESSİZLİK
KADEM’in Malatya Temsilciliği'nin, son dönemde yaşanan kadın cinayetlerine dair kamuoyunu bilgilendiren ya da failleri kınayan bir açıklama yapmaması, kadın hakları savunucuları ve Malatyalılar tarafından tepkiyle karşılandı. Özellikle devlet destekli birçok projede yer alan ve Türkiye’nin birçok ilinde temsiliyeti bulunan bir yapının, kadın cinayetleri gibi acil toplumsal sorunlara karşı tepkisiz kalması, kurumsal sorumluluk ve samimiyet açısından sorgulanıyor.
ŞİDDETLE MÜCADELE SÖYLEMİ, PRATİKTE SESSİZLİK
KADEM’in resmî misyonuna göre “Kadınların hak, fırsat ve değerler temelinde desteklenmesi, aile yapısının güçlendirilmesi ve toplumsal şiddetle mücadele” gibi hedefleri bulunuyor. Ancak Malatya’daki temsilcilik düzeyinde, bu hedeflerin hayata geçirilip geçirilmediği ciddi bir soru işareti doğuruyor. Bir yanda her yıl yüzlerce kadın, erkek şiddetiyle hayatını kaybederken, diğer yanda kadınlara yönelik en sert saldırıların yaşandığı bir ilde, sessiz kalınması, sadece kurumsal değil ahlaki bir sorumluluğun da yerine getirilmediğini gösteriyor.
SADECE CİNAYETLER DEĞİL, SESSİZLİK DE ÖLDÜRÜYOR
Selda Kaya isimli kadının ölümü, yalnızca bir kişinin değil, kadınlara yönelik şiddetin sistematik bir hal aldığı bir düzenin ürünü. Mahkemelerin faillere indirim uygulaması, korunma taleplerinin görmezden gelinmesi ve kurumların sessizliği, bu cinayetlerin tekrarını kaçınılmaz kılıyor. Kadınlar, sadece öldürülmüyor; aynı zamanda toplumun, kurumların ve siyasetin sessizliğiyle de görünmezleştiriliyor. Bu durum yalnızca KADEM’le sınırlı değil elbette. Ancak KADEM gibi merkezi yapılarla, kamu desteğiyle güçlenmiş bir kurumun, en azından sembolik bir açıklama yapmamış olması dahi, kadın mücadelesi açısından düşündürücü. Çay partileriyle dayanışma mesajı verilmeye çalışılırken, gerçek acılar ve kayıplar halının altına süpürülüyor.
Kadın cinayetlerinin her geçen yıl arttığı Türkiye’de, Malatya bir trajedi haritasına dönüşüyor. 2025 yılının ilk 7 ayında 5 kadın hayatını kaybetti. Her biri birer istatistik değil; hayalleri, sevdikleri ve yaşamları vardı. KADEM başta olmak üzere, tüm sivil toplum kuruluşlarının ve kamu temsilcilerinin, kadın cinayetleri karşısında sessizliklerini bozması, gerçek dayanışmanın ilk adımıdır. Çünkü toplumsal değişim, çay partilerinden değil, acının tam ortasında yükselen bir vicdan sesiyle mümkün olur.
Her ne kadar KADEM’in Malatya Temsilciliği yaşanan kadın cinayetlerine sessiz kalıp çay buluşmaları gerçekleştirse de KADEM’in resmi internet sitesi olan kadem.org.tr’den kurumun amaç ve misyonu şu şekilde açıklanmakta; “KADEM kurulduğu 8 Mart 2013 tarihinden bu yana kadının onuru ile yaşayabileceği güvenli bir toplum ve adil bir gelecek inşa etmek amacıyla çalışan, ‘varoluşta eşitlik, sorumlulukta adalet’ ilkesini savunan bir sivil toplum kuruluşudur. Kadın hakları ve aileyi ilgilendiren meselelerde, uygulanabilir ve kalıcı çözümler üreterek, adalet merkezli bir söylem oluşturmak için çalışmalar yapar. Toplumsal hayatın her alanında kadının temsilini güçlendirmeyi hedefler. KADEM’in üzerinde çalıştığı temel odak noktaları: Akademik literatüre kendi özgün söylemiyle katkı vermek, hak savunuculuğu, sivil aktivizm, şiddetin her türüyle mücadele, kadınların fırsat eşitliğine ulaşması. KADEM’in amacı: Kadının onuru ile yaşayacağı güvenli bir toplum ve adaletli bir gelecek inşa etmek.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ