Malatya’da yaşanan sorunların önemli bir bölümünün iletişim ve diyalog eksikliğinden kaynaklandığı savunuldu. Yöneticiler, muhtarlar ve vatandaşlar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiği belirtilirken, Battalgazi Muhtarlar Dernek Başkanı ve aynı zamanda Uçbağlar Mahallesi Muhtarı Abdulvahap Ortaç, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak iletişimsizliğin sorunların çözümünü geciktirdiğini dile getirdi.
Sıkıntıların bitmemesinin sebebinin iletişim ve diyalog eksikliğinden kaynaklandığını dile getiren Uçbağlar Mahallesi Muhtarı Abdulvahap Ortaç, kesinlikle iletişim ve diyalog eksikliğinin olduğunu söyledi.
“İletişim ve diyalog olmayınca da herkes bir şey söylüyor” diyen Ortaç, “Herkes kendi kafasından yorumluyor. A’ya B, B’ye C, iyiye kötü, kötüye ‘iyi’, olana evet, olmayana ‘hayır’ diyoruz. Öyle geçiyor. Şimdi öncelikle siyasi yönden söyleyeyim. Bir makam insanı gökyüzüne çıkarmamalı, aksine halka daha fazla yakınlaştırmalı diye düşünüyorum. Bugün sahada gördüğümüz tablo, vatandaşla ve özellikle muhtarlar arasında mesafe koyan bir yönetim anlayışının olduğunu düşündürüyor. Bazıları muhtarlarla bu farkındalığı, ayrılığı hissettiler. Bir araya gelmeye başlıyorlar ama bazı yöneticilerimiz çok kibirli. Kibirli tavırları, yüksekteki davranışları, üstten bakışları, hatta el sıkışırken insanların yüzüne bakmama gibi hareketlerde bulunuyorlar. Temsil ettiği makama değil, o makamın sahibine zarar veriyorlar” diye konuştu.
“PROJEDE NE KATKIN VARDI?”
Kimsenin ayrıcalık sahibi olduğunu düşünmemesi gerektiğini söyleyen Ortaç, “Muhtarlar bu şehrin temsilcileri. Mahallenin sorununu, vatandaşın derdini en yakından bilen insan muhtardır. Muhtara karşı mesafeli ve antipatik bir tavır sergilemek, aslında doğrudan vatandaşa mesafe koymaktır. Kimse bulunduğu makamın kişisel bir ayrıcalıkla kendisine verildiğini ve bu makamdan dolayı bir ayrıcalık sahibi olduğunu düşünmemeli. Gökyüzünde uçanlar yeryüzüne inmeli. Halkın arasına karışmalı, vatandaşın yüzüne bakmalı, halkın sesini dinlemeli. Vallahi gökyüzünde uçuyorlar. Biz dedik ya, yeryüzüne insinler. Evet, iniyorlar; çarşıyı, pazarı, esnafı geziyorlar. Takım elbiseyi, kravatı giyiyorlar. ‘Bir isteğiniz olursa bekleriz’ diyorlar. İsteği olanı da 8 saat kapıda bekletiyorlar. Herkes geleceğinin peşinde. ‘Bir itibar sahibi olur muyum?’ diye düşünüyorlar. Ya sen vatandaşın elini sıkarken bile yüzünü sağa sola çeviriyorsun. Proje yapmak için esnafı geziyorsun. Ne katkın oldu? Projede ne katkın vardı?” ifadelerini kullandı.
“GÖKYÜZÜNDEN İNMİYORLAR”
Vatandaşın seviyesine inilmesi gerektiğini ifade eden Ortaç, “Allah razı olsun. Güzel şeyler yaptılar. Daha güzel yapabilirlerdi. Bir gidin görün, başka yerlerde işler nasıl yapılmış. Gökyüzünden inmiyorlar. Tamam, meleksiniz. Biz size melek diyoruz, artık başka bir şey diyemiyoruz. Meleğim, inme gökyüzünde kal. Bu kibir niye, bu enaniyet niye? Gökten insanlara sinekmiş gibi bakma. Herkes kendini temsil eder. Vatandaşın ayarına ineceksiniz. Gökyüzünden yeryüzüne ineceksiniz. İncitmeden yürüyeceksiniz, kibirlenmeyeceksiniz, kalp kırmayacaksınız” şeklinde konuştu.
“BU KONUDA TENKİT ETTİK”
Ortaç, işerin sıraya konarak yapılabileceğini söyleyerek, “İşler yapılır, sıraya konur. Kendi gözünün önündeki çukuru, pisliği görmediği sürece ben mi söyleyeceğim bunu? Her gün önünden geçiyor. Bu konuda tenkit ettik. 2 gündür sokakta toz yok. Niye, zamanında suluyorlar. Ama bir hafta boyunca sulamadılar. Her taraf pislik içerisindeydi. Ne güzel belediye başkanları var. Bu şehirde bir belediye başkanı var, Allah’a şahit olsun, benim başkanım değil ama başka bir ilçenin başkanı. İsim vermeyeyim. Çok seviyorum, çok çalışıyor” açıklamasına yer verdi.
“ÇOĞU ŞEYİ MUHTARLARIYLA PAYLAŞMIYORLAR”
Vatandaşların seslerini duyulması gerektiğini belirten Ortaç, “Güzel şeyler de yapıyorlar. Sivas Caddesi’nde Battalgazi Belediye Kavşağı’nın girişinde bir bina vardı. Eski polis karakoluydu. Kreş yaptılar, çocuk bakımevi yaptılar. Allah yüz bin defa emeği geçen, aklı fikri veren herkesten razı olsun. Orası kapalıyken 3 kere talepte bulunduk. Vatandaşlarımızın sağlık merkezi yok. Çamurun içerisinde, pisliğin içerisinde, konteynerde sağlık hizmeti veriliyor. ‘Binayı yapana kadar bize tahsis edin’ dedik. Sağlık İl Müdürlüğü geldi, kontrol etti, ‘Yapabiliriz’ dediler. Belediye o zaman hiç bakmadı, vermediler. Bugün o binayı kreş yaptılar. Yapsınlar, güzel. Yani demek ki biz söyleyince olmuyor. Yukarıdan birilerinin söylemesi gerekiyor. Emir ve talimatla çalışıyorlar. Vatandaşın sesini duymaları lazım. İhtiyacın önceden belirlenmesi lazım. Çoğu şeyi muhtarlarıyla paylaşmıyorlar zaten. Biz de onlarla paylaşmıyoruz. İletişim yok, diyalog da yok. Amerika’yla İran savaştı, diyalog yapıyor. Belediyenin 100 metre dibindeyiz, diyaloğumuz yok” diye konuştu.
MUTLU SARIGÜL