Her gün tüketiyoruz, tehlikenin farkında bile değiliz

Gün içinde tüketilen birçok gıdanın içerisinde bulunan şeker, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor. Uzmanlara göre özellikle ilave şeker içeren hazır ürünlerin sık tüketimi, toplumda giderek artan obezite ve tip 2 diyabet vakalarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Uzm. Dr. Emine Şener Aydın, bilinçli beslenme tercihleriyle bu risklerin büyük ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.

SAĞLIK - 18-06-2026 10:53

Günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen şekerli yiyecek ve içecekler, uzmanlara göre birçok kronik hastalığın temel nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle hazır gıdalar, gazlı içecekler, paketli atıştırmalıklar ve yüksek oranda ilave şeker içeren ürünlerin sık tüketilmesi; obezite, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını artırırken uzmanlar, bireylerin tükettikleri ürünlerin içeriklerini daha dikkatli incelemesi ve günlük şeker alımını kontrol altında tutması gerektiğini belirterek, sağlıklı bir yaşam için doğal ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Özellikle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Uzm. Dr. Emine Şener Aydın günlük şeker tüketimi hakkında kısa bir bilgilendirmede bulundu.

Gündelik hayatta pek çok gıdadan şeker alındığını dile getiren Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Uzm. Dr. Emine Şener Aydın, meyve ve sebzelerden tutun da hazır meyve suları, meşrubatlar, çeşitli gıdalar, ekmek ve pirinç gibi geniş bir besin yelpazesinde şeker bulunduğunu söyledi.

“HERHANGİ BİR KAYBIMIZ OLMAYACAK”

Beslenme alışkanlıklarının bu yönde değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Aydın sözlerine şöyle devam etti:

“Günlük şeker ihtiyacımız erişkin bir birey için 25 gram olarak kabul edilirse, büyük boy bir elma ile bu ihtiyacımızı aslında karşılayabiliyoruz. Bu açıdan baktığımızda, hazır şeker içeren gıdaların tüketimini azalttığımızda ya da hayatımızdan tamamen çıkardığımızda herhangi bir kaybımız olmayacaktır. Bunun yanında, ambalajlı gıda tüketeceğimiz zaman benzer özellikteki ürünler arasında düşük şeker içerikli olanları tercih etmemizi önermekteyiz. Beslenme alışkanlıklarımızı bu yönde değiştirdiğimizde obeziteyi, tip 2 diyabeti ve bunlara bağlı olarak gelişen kalp-damar hastalıklarını azaltabilir, hatta engelleyebiliriz. Hayatımızda fiziksel hareketliliği artırıp şeker tüketimini azaltarak daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebiliriz.”

PEKİ BİR İNSAN ŞEKER İHTİYACINI HANGİ GIDALARDAN KARŞILAYABİLİR?

Vücut için gerekli olan şeker, yalnızca sofra şekeri veya tatlılardan değil, birçok doğal gıdadan da elde edilebilir. Meyveler, doğal şeker kaynaklarının başında gelir. Elma, armut, muz, üzüm, portakal ve çilek gibi meyveler fruktoz adı verilen doğal şekeri içerir. Bunun yanında vitamin, mineral, lif ve antioksidan bakımından da zengindirler. Bu nedenle meyveler, şeker ihtiyacını karşılamanın en sağlıklı yollarından biridir. Süt ve süt ürünleri de doğal şeker içerir. Sütte bulunan laktoz, vücuda enerji sağlayan bir karbonhidrattır. Yoğurt ve kefir gibi süt ürünleri de hem doğal şeker hem de protein ve kalsiyum açısından faydalıdır. Tahıllar ve tahıl ürünleri, vücudun ihtiyaç duyduğu karbonhidratların önemli kaynaklarıdır. Tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur, çavdar ve esmer pirinç gibi besinler sindirim sırasında glikoza dönüşerek enerji sağlar. Özellikle tam tahıllar, lif içerikleri sayesinde kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı olur. Sebzeler de belirli miktarlarda doğal şeker içerir. Havuç, pancar, tatlı patates ve bezelye gibi sebzeler karbonhidrat bakımından diğer sebzelere göre daha zengindir ve enerji ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunur. Bal, pekmez ve hurma gibi doğal tatlandırıcılar da şeker ihtiyacını karşılayabilir. Ancak bu besinler doğal kaynaklı olsalar da yüksek miktarda şeker içerdiğinden ölçülü tüketilmeleri gerekir.

HÜSEYİN KOCAMAN

Günün Diğer Haberleri