Taşhan'ın en dikkat çeken özelliği, üzerinde yazılı üç farklı dildeki kitabeleriyle eşsiz olmasıdır. İlk kitabe, Ermenice, Arapça ve Süryanice olarak yazılmıştır. Kitabeye göre, hanı yaptıran ve ismini veren kişi, devrinin ünlü doktorlarından Ebusalim Bin Ebu-l Hasan Ela-Şamas El Hekim, El Malati’dir. İkinci kitabe ise yalnızca Arapça olup, Alaaddin Keykubat dönemine ait avlulu kısmın yapımını anlatmaktadır. Üçüncü kitabe ise Osmanlı döneminde yapılan onarıma ait olup, 1661 yılında IV. Avcı Sultan Mehmet’in saltanat yıllarına tarihlenmektedir.
TAŞHAN’IN MİMARİ YAPISI
Taşhan, klasik Selçuklu mimarisi örneği gösteren bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Hanın planı, ön kısmında kare bir avlu, etrafında sıralanan odalar, arka tarafında ise dikdörtgen şeklinde üç bölüme ayrılmış kapalı bir hol kısmı ile dikkat çekmektedir. Giriş kapısının sağındaki ve solundaki köşe odaları kare planlı olup, her odada bir ocak bulunmaktadır. Ayrıca, yan odaların üzeri kaburgalı beşik tonozlarla örtülüdür. Kapalı holün batı duvarını destekleyen payandalar yer alırken, yan duvarlarında çörtenler de mevcuttur. 2006-2009 yılları arasında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilen Taşhan, günümüzde tarih severler ve araştırmacılar tarafından ziyaret edilmektedir.
FIRAT ÜNİVERSİTESİ PROFESÖRÜ AYTAÇ’TAN ÖVGÜ
Fırat Üniversitesi Sanat Tarihi Profesörü Dr. İsmail Aytaç, Taşhan’daki üç dilli kitabenin, Türk-İslam tarihinde benzeri bulunmayan bir eser olduğunu belirterek, bu kitabenin dünya çapında çok nadir bulunan örneklerden biri olduğunu vurgulamıştır. Aytaç, "Dünya genelinde 2 dilli kitabeler sıkça bulunmasına rağmen, 3 dilli kitabeler çok nadir örneklerdir. Bunlardan en ünlülerinden biri, Mısır ve Hitit savaşını anlatan Kadeş Anlaşması’dır. Türk-İslam dönemi içinse, bu üç dilli kitabe, Malatya'nın Hekimhan ilçesinde bulunan Taşhan'da yer almaktadır. Bu kitabe, Anadolu'da yaşayan farklı kültürlerin ve inançların barış içinde bir arada yaşamaya çalışmasının somut bir örneğidir" şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.
TÜRK-İSLAM KÜLTÜRÜNÜN HOŞGÖRÜ TEMASI
Prof. Dr. Aytaç, kitabenin Türk-İslam kültüründeki hoşgörüsünün bir simgesi olduğunu belirterek, bu tür kültürel eserlerin, farklı etnik ve dini yapılar arasında barışçıl bir yaşamı simgelediğine dikkat çekmiştir. Bu kitabe, "Malatya Vesikası" olarak da bilinen bir kültürel miras olup, Türk-İslam kültürünün hoşgörü ve birlikte yaşama anlayışını yansıtan nadir örneklerden biridir.
Hekimhan Taşhan'da yer alan üç dilli kitabe, yalnızca bölgenin değil, tüm Türk-İslam tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. Selçuklu döneminin hoşgörü kültürünü simgeleyen bu eşsiz eser, geleceğe ışık tutan bir tarihi miras olarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT