“Hedefimiz ebediyete kadar bağımsız yaşamaktır”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl döneminde anıt şeref defterini imzalayarak bir konuşma gerçekleştiren Malatya Valisi Seddar Yavuz, “Hedefimiz aziz milletimizi muassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak, bilim, sanayi ve teknolojide yarışmak ve ebediyete kadar bağımsız yaşamaktır” dedi.

GÜNCEL - 11-11-2024 10:36

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 86’ncı yılında Malatya’da saygı, rahmet ve özlemle anıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu ile başlayan program Şehit Oğuzhan Günaydın Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen anma töreninin ardından sona erdi.

Anma programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Levent Ergün, 2.Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Erman Kiraz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Mete, kaymakamlar, vali yardımcıları, il müdürleri, siyasi partilerin il başkanları ve STK temsilcileri katıldı.

ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNULDU

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anma programı, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu ile başladı. Sırasıyla Malatya Valiliği, Garnizon Komutanlığı, Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi Malatya İl Başkanlğı, Milliyetçi Hareket Partisi Malatya İl Başkanlığı, İYİ Parti Malatya İl Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya İl Başkanlığı, Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası Malatya Şube Başkanlığı, Malatya Galatsaray Taraftarlar Derneği tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Çelenk sunumunun ardından saat 09.05’te il genelinde siren çalındı. Çelenk suna programı saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve Malatya Valisi Seddar Yavuz’un anıt şeref defterini imzalaması ile sona erdi.

“EMANETİNİZE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Anıt şeref defterini imzalamadan önce günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma gerçekleştiren Malatya Valisi Seddar Yavuz, “Aziz Atatürk, fedakarlıklar ve yokluklar içerisinde kazandırdığınız Kurtuluş Savaşı’ndan sonra hür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurdunuz. Bizlere emanet ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni daha güçlü, milletimizi de refah içinde yaşatacak şekilde emanetinize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar esnasında hedefimiz aziz milletimizi muassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak, bilim, sanayi ve teknolojide yarışmak ve ebediyete kadar bağımsız yaşamaktır. Emanetiniz emin ellerdedir. Ruhunuz şad olsun, mekanınız cennet olsun” ifadelerini kullandı.

ANMA TÖRENİ DÜZENLENDİ

Çelenk sunma programının ardından Şehit Oğuzhan Günaydın Halk Eğitim Merkezi’nde bir anma töreni düzenlendi. Anma töreni saygı duruşunda bulunulması ve Abdulkadir Eriş Güzel Sanatlar Lisesi öğrenci korosu tarafından İstiklal Marşı’nın okunması başladı. Anma töreni 10. Yıl Nutku ve şiirlerin okunması ile devam etti.

Anma töreninde Atatürk konulu bir konuşma gerçekleştiren 2. Ordu Komutanlığında görevli Binbaşı Deniz Esat Martı, “Dünya devletlerinin çağın en büyük devlet adamı, kudretli bir komutan ve asker olarak kabul ettiği eşsiz lider, asil Türk milletinin yüce atası, ordumuzun ebedi başkomutanı, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılarak ebediyete irtihal edişinin 86. yıl dönümünde kendisini büyük bir özlem, saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Bugün bütün Türkiye, bütün yüce Türk milleti bir sükut içinde onu sevgi ve saygıyla anmaktadır. Doğadaki tüm canlılar gibi insanoğlunun da yaşamının bir sınırı vardır. Ancak bazı insanlar vardır ki yaşamları boyunca ürettikleri ve bıraktıkları eserlerle, yaşamlarından sonra da varlıklarını sürdürürler. İşte bu insanlardan biri de ölüme meydan okuyan, öldükten sonra da yaşayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Dünya tarihi çağlar boyunca üstün nitelikli askerlerin ve yüksek nitelikli devlet adamlarının hayatlarını dile getirir. Fakat askerlik ve devlet adamlığı, nitelik ve yeteneğini bir bütün olarak kendi kişiliğinde toplamış bulunan pek az örnek insanın varlığından söz edilir. Atatürk Milli Mücadele'de milli birliği temin eden eşsiz bir lider, muharebe meydanlarında efsanevi bir komutan, devlet kuran büyük siyaset adamı, milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılapçıdır. Bu vasıfları ile insanlık tarihinin tanıdığı en büyük devlet adamlarından biri olduğuna şüphe yoktur. Conkbayır’ında askerlerine, ‘Size ben taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar gelecektir’ Emrini vermesi ve emrinin tereddütsüz yerine getirilmesi Atatürk'ün komutanlık ve askerlik vasıflarının bir göstergesidir. Atatürk, tarihin seyrini değiştirilebilecek üstün meziyetler sayesinde memleketi askeri ve siyasi zaferlerle uçurumun kenarından kurtarmıştır. Dünya tarihinde her türlü imkansızlığa rağmen inandığı fikri tatbik sırasına dökmüş ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ parolasıyla bir milli mücadele kazanmış, arkasından yepyeni bir hüviyetle, çağdaş bir millet ve devlet yaratmayı başarmış, devlet adamı azdır. İçinde bulunduğu şartları değerlendirmede, engelleri ortadan kaldırmada gösterdiği büyük başarı, Atatürk'ün ayrı bir özelliğini teşkil etmektedir. Diyebiliriz ki Atatürk, Türk toplumunda sadece çağdaşlaşma gereğini gördüğü için değil bu çağdaşlaşmayı en kısa zamanda gerçekleştirecek yolu gösterdiği için ve nihayet çağdaşlaşmaya engel olunan etkenleri cesaretle bertaraf ettiği için büyüktür. Esasen modern Türkiye'nin kurucusu sıfatını da işte bu büyüklüğünden almaktadır.” ifadelerine yer verdi.     

“ASİL MİLLETİMİZİN EMRİNDEYİZ”

Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eser olarak nitelediği cumhuriyeti ebediyen yaşatacaklarını kaydeden Binbaşı Martı, “Büyük nutkun sonlarında Türk gençliğine hitaben çizdiği tablo aslında kendisi mücadeleye atıldığı zaman memleketin içinde bulunduğu tablodur. Atatürk en güç şartlar altında bile her şeyin bitti zannedildiği bir zamanda dahi Türk milletine güven hissinin kaybolmaması gerektiği gerçeğini ispatlamış bir milli kahramandır. Giriştiği mücadelenin başından sonuna kadar Türk milletinin yüksek vasıflarına güvenmiş, kazanılan her türlü zaferin milletin eseri olduğunu söylemiştir. Bütün teşebbüslerinde millet sevgisine dayanmış, kudretli kişiliği ve gerçeği sezişe dayanan ikna kuvvetleriyle, kitleleri sürüklemiş milli kurtuluşa bayrak olan fikirleri görüşleri ve ölmez eserleriyle tesirleri memleket sınırlarını aşmış, mazlum milletlerin bağımsızlık ve hürriyet mücadelelerinde manevi kuvvet olmuştur. Atatürk'ün insanlık değerlerine içten ve büyük saygısı vardır. O bütün insanlığın asırlar boyu övdüğü ve övündüğü meziyetleri üstün kişiliğinde toplamıştır. Hayatı boyunca gösterdiği davranışlar bu meziyetleri sergilemektedir. Şöyle ki Muzaffer Başkomutan olarak İzmir'e girdiği gün önüne serilen düşman bayrağına, ‘Bayrak bir milletin bağımsızlık alametidir, düşmanım da olsa saygı göstermek gerekir’ diyerek onu yerden kaldırtan, bir milleti hürriyet ve bağımsızlığa kavuşturan büyük eserlerinin haşmeti karşısında memleketin büyük sanatkarları, şairleri, tiyatro sanatçıları elini öpmek istedikleri zaman ‘Sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür’ cevabını veren, Çanakkale şehitleri töreninde harpte ölen diğer millet askerleri için ‘Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar, burada bir dost vatanın toprağındasınız, huzur içinde uyuyunuz’ diyen büyük Atatürk insan sevgisinin ve insanlık idealinin kolay erişilemeyecek bir örneğidir. Bu örnek davranışlar onun büyüklüğünü, onun engin hoşgörüsünü simgelemektedir. ‘Yurtta barış, Dünyada Barış’ parolası, Atatürk için dünyamızda yaşayan bütün insanları birbirine daha çok yaklaştırmak, daha çok sevindirmek yolundaki çabaların bir parçasıdır. 1881 Atatürk'ün doğum tarihidir. 10 Kasım 1938 ise asla ölüm tarihi olamaz. Bu tarih ancak bir fani vücudun dünyayı terk ettiği, gözlerini bu dünyaya yumduğu tarihtir. Bu iki tarih arasındaki hayatı ise sanki bir destandır, efsanedir. İlke ve inkılapları zaman ufkunun ötesine ulaşan, değerli düşünceleriyle her an yolumuzu aydınlatan, tüm zorluklar karşısında bizlere mücadele etme, kendine güvenme, başarma, asil ve gücü veren ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirleri ve manevi mirası ile daima bizimle birlikte olacağına yürekten inanıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları olarak yüreğimizde taşıdığımız vatan ve millet sevgisi, barış ve güvenliğin teminatı, caydırıcı gücümüz ve üstün disiplin anlayışımızla görevimizin başında ve asil milletimizin emrindeyiz. Eşsiz kahraman Büyük Önder Atatürk'e olan sevgimiz, saygımız ve minnetimiz her geçen gün artarak sonsuza kadar sürecektir. En büyük eser olarak nitelediği cumhuriyeti ebediyen yaşatacağız. Onun aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun” diye konuştu.

Anma töreni Abdülkadir Eriş Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından Atatürk Orotoryosu'nun sunumunun ardından sona erdi.

 

muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ

Günün Diğer Haberleri