Malatya Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünde BUSABAH TV’de yayınlanan Bakış Açısı programında, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Mehmet Aydın ile BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu, deprem sonrası Malatya’nın kayısı ticareti, Şire Pazarı yapılanmaları ve şehir planlaması üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
Mehmet Aydın kayısı ticaretinin tek çatı altında toplanması için yapılan Recep Tayyip Erdoğan Kayısı Dünyası Kayısı Ticaret Merkezi’nin amacına ulaşamadığını söyledi. Merkeze büyük yatırım yapıldığını hatırlatan Aydın,
“Tahminen 10 milyar gibi bir para harcandı. Amaç komisyoncu, tüccar, ihracatçı herkesin tek merkezde toplanmasıydı. Dağınıklığı önleyip kaliteyi artırmak ve Malatya’yı kayısıda marka şehir yapmak istediler”
sözlerini kaydetti.
“BÖYLE BİR MANTIK OLABİLİR Mİ?”
Merkezde esnafa yer verildiğini, gerçek esnafın büyük kısmının dükkân aldığını dile getiren Aydın, buna rağmen sonradan “esnaf sınıfına girmediği” iddia edilen kişiler nedeniyle protestolar yaşandığını hatırlatarak deprem sonrası yapılan tadilatlara rağmen sistemsizliğin devam ettiğini söyleyen Aydın, çarşı merkezinde yeniden Şire Pazarı açılmasının mantıksız olduğuna dikkat çekti:
“Sen bir yere 10 milyar para harcıyorsun, orayı güçlendirmeye çalışıyorsun ama merkezde yeniden Şire Pazarı açıyorsun. Böyle bir mantık olabilir mi? 3 tane Şire Pazarı var, bu da gelişmeyi engelliyor.”
“ÇOĞU FABRİKA BUGÜN KAPALI”
Deprem sonrası şehrin ekonomik yapısının zayıfladığını ifade eden Aydın, Malatya’nın temel gelir kaynaklarına ilişkin,
“Kayısımıza don vurdu, üniversitemizin 19 binası yıkıldı, belki gelecek yıl tercih edilmeyecek. Organize sanayide 22 bin çalışan vardı, çoğu fabrika bugün kapalı”
ifadelerini kullandı.
“PLANLAMA YAPILMASI LAZIM”
İki üniversitesi bulunan Malatya’da yükseköğretim altyapısının desteklenmediğini söyleyen Aydın,
“Sadece daire, dükkân yaparak bu şehri ayağa kaldıramazsınız. Üniversite, organize sanayi ve kayısı konusunda planlama yapılması lazım”
diye konuştu.
“90 MİLYAR DOLAR HARCANDIĞI SÖYLENİYOR AMA NEREYE HARCANDI?”
Şehrin yeniden yapılanmasında ciddi sorunlar bulunduğunu kaydeden Aydın, diğer deprem şehirleriyle kıyaslama yaparak,
“Hatay’da şehrin tamamen yeniden yapıldığını gördüm. Asi Nehri’ne kadar yapılan proje Avrupa’nın en güzel caddeleriyle yarışır. TOKİ binalarının estetiği var. Ama Malatya’da maalesef bu yok. 90 milyar dolar harcandığı söyleniyor ama nereye harcandı?”
cümlelerine yer verdi.
“MİLYARLARCA PARA HARCIYORSUN AMA PLANLAMA YOK”
Aydın, yeni sanayi sitesinin doğru bir yatırım olduğunu ancak kapasite planlamasının bile doğru yapılmadığını belirterek,
“3 bin kişilik yer yaptın, 2 bin 500 kişi gitti, 500 kişi kalırsa olmaz. Milyarlarca para harcıyorsun ama planlama yok”
dedi.
“TOPLUM SADECE ŞİKÂYET EDİYOR AMA BİR TALEP YOK.”
Deprem sonrası toplanma alanlarının bile oluşturulmadığını vurgulayan Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:
“7.5 büyüklüğünde bir deprem olsa yine çadır bulamayacağız. Bir planlama yok. Herkes günü kurtarıyor. Toplum sadece şikâyet ediyor ama bir talep yok.”
“KIYMETLİ ÜRÜNÜN KIYMETİNE UYGUN VİTRİNİ OLMALI”
Kayısının pazarlanma biçimi ve Şire Pazarı yapılanmaları üzerinden eleştirilerde bulunan Umut Bozkurtoğlu ise kayısının Malatya’nın en kıymetli tarım ürünü olduğunu vurgulayarak,
“Kıymetli olan her şeyin çok güzel bir vitrini olur. Altın kıymetlidir, sıradan bir vitrinde satamazsınız. Malatya'nın en değerli ürünü kayısıdır ve bunu öyle güzel bir yerde pazarlamalısınız ki değerine değer katsın. Yeni, nezih, hijyenik, derli toplu ortamlar her zaman müşteri çeker”
cümlelerine yer verdi.
Mevcut Şire Pazarı modelinin hem fiyat istikrarsızlığına hem de kayısının marka değerine zarar verdiğini söyleyen Bozkurtoğlu, şehirdeki üç ayrı pazarın gereksiz olduğunu belirterek,
“Gün kurusu kayısı Akpınar’daki Şire Pazarı’nda başka fiyat, diğer pazarda başka fiyat. Dükkân kiraları yüksek olduğunda fiyat da değişiyor. Eğer bir ürünün değeri varsa bu her yerde aynı olmalıdır. 3 Şire Pazarı’na ihtiyaç var mı? Yok. Bunlar zarar veriyor”
açıklamalarında bulundu.
TOPTANCILAR SİTESİ TARTIŞMASI
Programın diğer tartışma konularından biri olan Toptancılar Sitesi de ele alındı. Mehmet Aydın Toptancılar Sitesi’nin şehrin genişleme planlarına uygun şekilde yeniden yapılması gerektiğini söyledi:
“Toptancılar Sitesi rezerv alanına alınıp tamamen yıkılıp modern bir site yapılmalıydı. Battalgazi genişliyor, yeni sanayi sitesi yapılıyor, adliye taşınıyor. Şehir büyüyor ama toptancılar sitesi eski yerde kaldı. Harcanan para yerine esnaf yeni yerlerde dükkân sahibi olurdu.”
“ŞEHRİN ORTASINDA OTOBÜSLER GİRİP ÇIKIYOR”
Aydın, otobüs terminalinin de şehrin ortasında kalmasını vurgulayarak,
“Otobüs terminali de taşınmalı. Tam şehrin ortasında otobüsler girip çıkıyor. Kuruluş amacı dışında kullanılan bir bölge oluştu”
diye konuştu.
“TOPTANCILAR SİTESİ ÂTIL DURUMDAYDI”
Umut Bozkurtoğlu ise, Battalgazi Belediyesi yetkililerinin çelişkili açıklamalarına dikkat çekerek,
“Battalgazi Belediyesi’nden Metin Bey, ‘Biz geldiğimizde burayla ilgili hiçbir işlem yapmadık, ruhsatlar Osman Güder zamanında verilmiş’ dedi. Ben de Osman Güder’i aradım. Güder, ‘Depremden önce de buraya dükkân yapılmıyordu, site büyümüyordu, toptancılar sitesi âtıl durumdaydı. Depremden önce teklif yaptık; depremden sonra da geçerli”
sözlerini kaydetti.
“DEPREMDEN SONRA AĞIR HASAR RAPORU ÇIKTI”
Bulgurlu’ya taşınma teklifinin çoğu esnaf tarafından kabul edildiğini söyleyen Bozkurtoğlu,
“Bulgurlu’ya müstakil yerler yaptılar, çoğu esnaf kabul etti. Depremden sonra ağır hasar raporu çıktı. Şimdiki yönetim ruhsat Osman Bey zamanında verildi diyor. Eski yönetim ‘Kesinlikle hayır, OHAL vardı, ruhsat verme yetkimiz yoktu’ diyor”
cümlelerine yer verdi.
“KÖSTEBEK YUVASI GİBİ DURUYOR”
Malatya’nın girişinde yıllardır âtıl durumda bulunan Toptancılar Sitesinin görüntüsünü eleştiren Bozkurtoğlu,
“Battalgazi tarafına giderken sol kolda bir köstebek yuvası gibi duruyor. Malatya’ya yakışmıyor. Eğer proje depremden önce bitirilseydi hem esnaf yerini alacaktı hem Malatya modern bir görünüm kazanacaktı”
dedi.
Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN