Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) tarafından düzenlenen ‘Yerel Medya Sempozyumu’na katılan akademisyenler yapay zeka çerçevesinde yerel medyanın geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Yapa zekanın artık hayatın bir parçası olduğunu vurgu yapan akademisyenler, doğru bir şekilde kullanıldığında yapay zekanın birçok sektör için fayda sağlayabileceğinin altını çizdiler.
Yapay zekanın önlenemez bir hal aldığına dikkati çeken İnönü Üniversitesi Dijital Dönüşüm Ofisi ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. Adnan Fatih Kocamaz, “Yapay zeka devrimi artık bir tsunami dalgası şeklinde geliyor. Yapay zeka şu anda önlenemez bir boyuta gelmiş durumda. Yapay zeka sistemleri artık kendi kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor ve sizin yerinize karar almaya başlıyor. Bir benlik oluşturmaya başladı ve yakın zamanda kendini üçüncü bir tür olarak niteleyebilecek bir dijital kimlikten bahsedeceğimiz bir döneme giriyoruz. Yani insanlar, hayvanlar, bitkiler ve dijital yapay zeka. Bugün yapay zekanın geldiği bilinç seviyesi şu anda 8-10 yaş arasındaki bir insanın bilinç seviyesine oturmuş durumda. Bu 12-13 yaşlarına geldiği zaman artık benlik duygusu oturmaya başlayacak ve kendini ben olarak nitelemeye başlayacak. Bu devrimsel bir durum. İnsanoğlu bu konuda bir tedbir almazsa önlenemez bir sürecin içerisine gireceğiz” şeklinde konuştu.
“YAPAY ZEKAYA BİRAZ FAZLA GÜVENİYORUZ”
Yapay zekaya veri yükleyenlerin de insanlar olduğunu kaydeden ve bu nedenle yapay zekaya çok güvenilmemesi gerektiğini dile getiren Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nurcan Pınar Eke ise, “Yerel medya çok önemli aslında yerelin sorunlarını, ulusalın sorununu haline getirebilmek için var olan bir medya. Ama ne yazık ki bunu görüyoruz ki özellikle yapay zeka teknolojilerinin de gelişmesiyle yerel taklitçilikten öteye gidemiyor. Yerelin önündeki en büyük engel aslında bir fırsat olması gerekirken yapay zeka, bir engel olarak bugün karşımıza çıkıyor. Olduğu gibi yapay zekaya yazdırılmış, yapay zekadan alıntılanmış metinlerle hiçbir şekilde halkın ruhuna dokunmadan insanları, harekete geçirecek birtakım öngörüler yaratmadan kopyala yapıştır metinler gibi bugün ne yazık ki gazetecilik yapıldığını görüyoruz. Yerelin en çok dikkat etmesi gereken konuların başında yapay zekayı kendisine yardımcı olarak kullanmak, kendisinin önüne geçen bir araç olarak kullanmamak geliyor. Bunun dışında yapay zekaya biz biraz fazla güveniyoruz. Yaptığımız araştırmalarda şunu görüyoruz. Yapay zekaya veri yükleyenler de insanlar. Ama biz makineyle doğrudan muhatap olduğumuz için arkadaki insan faktörünü çoğu zaman gözden kaçırabiliyoruz. Böyle olduğu için de yapay zekanın ırkçılık ya da kimi dezavantajlı gruplara karşı zaten onların dezavantajını pekiştirecek şekilde bir takım veri üretmesi gibi konuları çok fazla göz ardı edebiliyoruz. Bunlara dikkat etmek yapay zekânın aslında ürettiği verinin çok da güvenilir olmadığını her zaman tekrar bir sorgulamaya, tekrar bir insan sağduyusuyla elden geçirilmeye ihtiyaç duyulduğunu da yine bizim unutmamanız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
“YAPAY ZEKA KONUSUNDA KENDİMİZİ EĞİTMEMİZ GEREK”
Yerel medyanın halkın sesi olduğunu belirten Dr. Nurcan Pınar Eke, “Gerçekten bunun için yapay zekâ konusunda birazcık kendimizi eğitmemiz gerek. Yapay zeka okuryazarlığı dediğimiz şey yani veriyi ayıklama. Bugün hep bizim veriye ulaşma gibi derdimiz yok. Çok fazla veri her tarafta. O yüzden biz artık eğitim yöntemlerimizi değiştirdik. Mesela artık ezbere dayalı ya da işte çocuğa bilgi aktarımına dayalı birtakım öğretim yöntemlerinden biz zaten elimin altında olan farklı farklı bilgileri nasıl süzgeçten geçirip bunları derleyip toplayıp belli bir analizden süzerek kullanılabilir hale getirebileceğini öğretmeye yönelik daha pratik yöntemlerle ilerliyoruz. Medyanın da bu konuda uyanık olması ve kendisini geliştirmesi gerekiyor ki etik sorumluluklarını, ihtiyaç olan güveni, güven ortamını tesis edebilsin” diye konuştu.
YAPAY ZEKANIN GETİRDİĞİ FIRSATLAR VE TEHDİTLER NELER?
Yapay zekanın gazetecilik ve iletişim alanındaki etkilerine dikkati çeken İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fırat Adıyaman, “Yapay zeka aslında sadece gazetecilik endüstrisinin değil iletişim ile ilgili bir çok endüstriyi etkiliyor. Ekonomiyi de etkiliyor veya insanla ilgili bir çok hizmet sektörü de yapay zekanın dönüştürücü bir etkisini görüyoruz eğitimde sağlıkta bir çok alanda yapay zekanın etkilerini görüyoruz. Gazeteciliğe baktığımızda gazetecilik her zaman teknolojiyle yakından ilişkisi olan bir sektör. Yapay zekadan etkilenmemesi düşünülemezdi. Ama bizim burada bakmamız gereken nokta şu aslında. Yapay zekanın getirdiği fırsatlar ve tehditler neler? Yapay zeka ilk olarak doğrudan habercilik ritüellerini değiştiriyor aslında. Haber yazma, haber önerisi, sunma, dezenformasyonla mücadele, görselleştirme ve yabancı metinlerin otomatik çevirisi gibi konularda aslında hepimizin işini kolaylaştırıyor. Burada bazı insanlar, düşünürler diyelim, bunun aslında yaratıcılığa bir tehdit olarak görebilirken bazıları da aslında bunun verimliliği arttıran bir unsur olarak görüyor. Çünkü araştırmacı gazetecilik gibi dosya haberciliğin yapıldığı noktalarda biz gazetecilerin daha fazla hikayelere yoğunlaşabileceğini görebiliyoruz. Ben endüstride gazetecilik habercilik endüstrisindeki gelişmeleri biraz sizinle paylaşmak istiyorum. Associated Press, Reuters gibi ajanslar aslında zaten, kullanıyor” söyleminde bulundu.
“SOSYAL MEDYA HESAPLARINIZA ULAŞIP SİZİ DE TANIMLAYABİLİYOR”
Yapay zekanın teknolojik olarak getirdiği imkanlar ve fırsatlar hakkında da bir değerlendirme yapan Doç. Dr. Adıyaman, “Associated Press'in bir yöneticisinin açıklamasına baktığımda yöneticisi şunu söylüyor, ‘Biz bu sistemde sadece abonelikler ve müşteri sadakatiyle ayakta durmamız mümkün değil. Verimliliği baz alıyorlar. Bu verimliliği de yapay zeka aslında sağlıyor.’ Özetleme, çeviri gibi araçlar gazetecilerin işini hızlandırıyor ve Associated Press'de kullanıyor. Reuters'a baktığımızda Reuters da kullanıyor. Onlar da yine aynı şekilde verimliliği baz alıyor. Belki burada gazeteciler katılırlar. Reuters biliyorsunuz müşterilerine fotoğraf ve video sunuyor. Ama biz bir videosunu indirdiğimizde bir saatlik bir videoyu baştan aşağıya izlemek çok vakit alıcı bir şey, onun yerine yapay zeka bize bu videodaki anahtar kelimeler üzerinden bizim ihtiyaç duyduğumuz veya en azından videoda neler olduğunu bize çok kolay bir şekilde söylüyor. Yani zaman kodlu konuşmadan metne transferler gerçekleştiriliyor. Tabii ajansları bir adım öne çıkarıyor. Yine burada belki tartışmalı olarak görülebilecek teknolojiler de var. Örneğin videoda kamuya açık figürlerin tanımlanması diye bir seçenek de var. Diyelim videoda ünlü bir kişi var veya bir sanatçı var. Yapay zeka bunu da gazeteciye söylüyor. Ama diyelim ki siz de bir meydandan geçiyorsunuz. Yapay zeka sizi tanımlayarak, sosyal medya hesaplarınıza ulaşıp sizi de tanımlayabiliyor. Şimdi bunlar, bu bahsettiklerim yapay zekanın teknolojik olarak getirdiği imkanlar ve fırsatlarla verimliliği sağlama sayesinde” ifadelerini kullandı.
“GAZETECİLERE OLAN İMAJI ZEDELEYEBİLİR”
Yapay zekanın birçok yenilik ve kolaylıkla birlikte beraberinde bazı tehditleri de getirdiğini söyleyen Doç. Dr. Adıyaman, “Yapay zeka gazetecilik kurumuna olan güvenin sarsılmasına da neden olabilir. Her yeni bir teknoloji doğrudan gazeteciliği etkilediği için bu tür olumsuz değerlendirebileceğimiz özellikler de gazetecilere olan imajı zedeleyebilir. Çünkü insanlar bunun gerçek ve veya gerçek olmadığını ayırt edemeyebilir ve arasındaki sınır da gerçekten çok silik bazen insan inanabiliyor. Enformasyon ekosisteminin kirlenmesi ile birlikte biz güven aşınmasını, güven zedelenmesini sorumluluğunu kime atacağız? Yani kimde arayacağız? Yapay zekada mı, insanlarda mı ya da bu kodla üreten mühendislerde mi? Ya da bu yapay zekayı kullanan gazetecilerde mi? Bunun tartışması yapılıyor. Gazetecinin profesyonelleşmesini yani kurumsallaşmasını sağlayan en önemli kriterler, bizim etik kodlarımız. Bu etik kodları saygınlık, objektiflik, tarafsızlık gibi kriterler. Yapay zekânın halüsinasyon üretmesi yani uydurma gibi bir durumu da söz konusu. Aslında yapay zeka bilgiyi nasıl üretiyor, tahmin ederek üretiyor. Yapay zekayı kullanan herkesin şu an yapay zekanın hatalı bilgi ürettiğinin farkında olması gerekiyor. Bizim dikkatli olmamız gerekiyor. Yapay zeka gazeteciler için bir araca dönüşebilir ama yine de dikkatli olmakta yarar var” diye konuştu.
“YAPAY ZEKA HEDEFLİ HABER ÜRETİMİNİ SAĞLIYOR”
Yapay zeka ne kadar gelişim gösterirse göstersin gazetecilik kurumunun yerini alamayacağına vurgu yapan Doç. Dr. Adıyaman, “Yapay zekadan önceki teknoloji yani dijitalleşme hali hazırda haber odalarının küçülmesine ve gazetelerin de kapanmasına veya birleşmesine neden oldu. Aynı sorun yerelde de yaşandı. Yapay zeka haber odalarında var olmaya devam edecek ama şundan emin olabiliriz, gazetecilik mesleği, gazetecilik kurumu var olmaya devam edecek. Özellikle içerisinde bulunduğumuz çağın getirdiği karmaşıklıklar, yani sadece teknolojiyle ilgili de modernitenin gittiği nokta itibariyle sistem gittikçe karmaşık hale geliyor. Gazeteciler sadece olayları aktaran değil, aynı zamanda bunların ne anlama geldiğini söyleyen insanlar olarak her zaman bizim ihtiyaç duyduğumuz bir kurum olarak yerini alacak diye düşünüyorum. Bir diğer konu telif sorunu. Ekonomi ile ilgili diye olan kısmı bu. Aslında olumlu bir gelişme var. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Dijital Mecralar Komisyonu kuruldu. Bu komisyon daha önce dijitalleşmeden kaynaklı olarak gazetelerin kaybettiği reklam gelirlerinin bir kısmını gazetelere aktarmaya çalışıyor aslında bu komisyon. Bugün Google'la ilgili çalışmalar var ama ben ilerleyen süreçte bu komisyonun yapay zekayla da ilgili çalışmalara başlayacağını düşünüyorum. Çünkü yapay zeka gazetecilerin ürettiği içerikleri kullanıyor aslında. Bizim ilk ürettiğimiz fotoğrafları kullanıyor, bunu da herhangi bir telif ödemeden yapıyor. Dolayısıyla ilerleyen süreçte ben yapay zeka ile ilgili bu tarz girişimlerin de olacağını düşünüyorum. Yapay zekanın okuyucu açısından yarattığı sorunlar da şu. Yapay zeka hedefli haber üretimini sağlıyor. Bu da insanların başka görüşlerle başka fikirlerle karşılaşmasını engelliyor. Burada şu sorun da ortaya çıkıyor. Büyük veri dediğimiz konu yine taraflılıkla ilgili” söyleminde bulundu.
Yapay zekanın insanların her gün ürettiği verileri kullandığını belirten Doç. Dr. Adıyaman, “Biz o büyük verinin hangi algoritmalarla işlendiğini bilmiyoruz. Çünkü şirketler paylaşımı yakın zamanda belki duymuşsunuzdur, Google algoritmasını değiştirdi, gazetecilerin reklam gelirleri düştü. Bunun niye olduğunu kendileri de açıklamıyor. Benzer şeyler yapay zekada da var. Biz şundan endişelenebiliriz, bu verinin işlenmesi çeşitli ticari veya politik amaçlarla kullanılabilir. Burada en önemli olan nokta bence şu, okuyucular veya gazeteciler olarak biz şunu sormalıyız. Nasıl çalıştığını yani hangi kodlarla, hangi algoritmalarla çalıştığını bilmediğimiz bir sistem var karşımızda. Biz buna güvenip nasıl haberleştireceğiz? Nasıl haber yazdıracağız? Okuyucular olarak nasıl haberi özetleteceğiz? Çünkü yapay zekayla ilgili şöyle teknolojiler de çıktı. Okuyucular için diyelim ki çok uzun bir haber var. Hepsini okumaya vaktiniz yok. Yapay zekanın seçeneği çıkıyor tıklıyorsunuz size haberi özetliyor. Ama hangi kısımlarını özetledi acaba? Yapay zeka yapay zekanın görmenizi istemediği kısımlar var mıydı? Yani gazetecilik için tarafsızlık en önemli ilkeyken yapay zeka tarafsızlığa ne kadar önem veriyor? Sorularını sormak zorundayız. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz, yapay zeka gazetecilerin işini kolaylaştıracak. Özellikle büyük verinin araştırmacı habercilik ile ilgili konularda yapay zekâyı kullanmakta herhangi bir sorun yok. Çünkü ajanslar zaten kullanıyor. Özellikle çeviri noktasında da kullanılıyor. Biz bunu bir fırsata çevirebiliriz. Rutin işleri yapay zekaya yazdırarak kendimiz daha derinlemesine hikayelere, haberlere yoğunlaşabiliriz. Ancak yapay zeka risk olmaya devam edecek. Yapay zeka dezenformasyona neden olarak doğrudan veya dolaylı olarak toplumda gazeteciliğe olan güvenin aşılmasına neden olabilir” açıklamasında bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ-HANİFE SARI