Diğer illerde ceza var, burada denetim yok!

Kurban Bayramı öncesi gelişi güzel kurulan kıyma çekim noktaları yeniden tartışma konusu oldu. Malatya Kasaplar Odası Başkanı Yusuf Küçer, valilik, belediye ve Tarım İl Müdürlüğü’ne defalarca dilekçe verdiklerini belirterek, “Eline bir bıçakla masat alan, bir saat sonra ‘Ben kasabım’ deyip çıkıyor kesim yapıyor. Diğer illerde ceza kesiliyor, makineler toplatılıyor. Biz burada kendi dükkânımızın yakınındaki makineyi bile kaldırttıramıyoruz” diyerek sorunla ilgili acil önlem alınmasını istedi.  

GÜNDEM - 26-05-2026 12:30

Kurban Bayramı öncesi sokak aralarında, kaldırımlarda ve dükkân önlerinde kurulan merdiven altı kıyma çekim noktaları yeniden tartışma konusu oldu. Hijyen kurallarından uzak, denetimsiz ortamlarda yapılan kıyma çekimlerinin halk sağlığını tehdit ettiğini belirten Malatya Kasaplar Odası Başkanı Yunus Küçer, adeta veryansın ederek yetkililere tepki gösterdi. Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Küçer, önemli açıklamalarda bulundu.

Kurban Bayramı geldiği zaman herkesin kasap olduğunu dile getiren Malatya Kasaplar Odası Başkanı Yunus Küçer, bayramlarda her köşede bir kıyma makinesinin bulunduğunu söyledi.

“UYGULAMADA ÇOK ZAYIF KALIYORUZ”

Bu durumda büyük bir sıkıntı olduğuna dikkat çeken Küçer,

“Her bakkalın, manavın, berberin, demircinin, evlerin önünde, bahçelerde, parklarda; hijyenik ya da sağlıksız ortamlarda kıyma çekimine başlanıyor. Şimdi biz bunların kanunen, Tarım İl Müdürlüğü ve Tarım Bakanlığı’nın mevzuatlarına göre yasak olduğunu defaatle söylüyoruz. Ama uygulamada çok zayıf kalıyoruz. Uygulamanın Tarım İl Müdürlüğü, zabıtalar ve valiliğin koordinasyonunda yürütülmesi lazım. Biz Kasaplar Odası olarak sadece rica ediyoruz, durumları bildiriyoruz. Fakat bunda çok büyük sıkıntılar var”

diye konuştu.

“BİR İNSANIN YAPTIĞI İŞTE ÖNCE İLKESİ OLMASI LAZIM”

“Şimdi burada iki sıkıntı var: Birincisi esnaf açısından sıkıntı, ikincisi sağlık açısından sıkıntı” diyen Küçer sözlerine şöyle devam etti:

“İnanın, bir sene depolarda, köy yerlerinde kalmış, paslanmış, artık miadını doldurmuş makinelerle; sağlıksız ortamlarda, dışarıda, tozun toprağın, tabiri caizse pisliğin içinde kıyma çekimi yapıyorlar. Ben bunu defaatle söylediğim halde vatandaşlarımız da biraz duyarsız mı kalıyor, nasıl oluyorsa. Etin her bölümü yenmez. Etlerde bulunan bazı bezeler sağlık açısından uygun değildir. Hatta ‘cüzdan hastalığı’ denilen hastalığa sebep olabilecek bezeler vardır. Dışarıdan gelen insanlar bunun ne olduğunu bilmez. Adam ne getirirse onu çekiyorlar, olduğu gibi veriyorlar. Et öyle bir şey değil. Etin siniri vardır, yenilmeyen yeri vardır. Mesela hayvanlara iğne vurulur, iğneli bölge vardır. Bezeler olur, yara olur. Bunların temizlenmesi gerekir. Bizim kasaplarımız yemediğini yedirmez. Bir insanın yaptığı işte önce ilkesi olması lazım. Bizim kasaplarımızın da ilkesi vardır. Biz yenilmeyeni yedirmeyiz zaten. Hem makinemizi bozar hem de ondan sonra gelen müşterimizin etini bozar. Bunun vicdani tarafı da vardır. Ben şimdi o insanlara ‘vicdansız’ ya da ‘merhametsiz’ demiyorum, yanlış anlaşılmasın. Ama bu insanlar eti tanımıyor. Sadece eti makineye atıp çekiyorlar. Hatta bazısı kapısının önüne bir masa koyup makine yerleştiriyor, bayram boyunca kıyma çekiyor.”

“HERKES HER İŞİ YAPIYOR”

Diğer illeri örnek gösteren Küçer,

“Biz bunları dilekçelerle valiliğe, belediyeye, Tarım İl Müdürlüğü’ne defaatle bildiriyoruz. Ama ya adamların umurunda değil ya eleman eksikliği var ya da başka bir sıkıntı var; çözemiyoruz. Diğer illerde böyle değil. Diğer illerde ceza kesiyorlar, kıyma makinelerine el koyuyorlar, gerekirse dükkân mühürlüyorlar. Ama bizim burada ben başkan olduğumdan beri bu sorun devam ediyor. Deprem oldu, ‘deprem bölgesi’ dediler. Ama depremden önce de bu problem vardı. Bu biraz da insanların paragöz olmasıyla ilgili galiba. ‘Kurban Bayramı’nda nasıl para kazanırız?’ mantığı var. Ama bu etik bir şey değil. Benim esnafım bugün Kurban Bayramı’nda 3-4 gün çalışacak, sonra belki 2 ay, 3 ay iş yapamayacak. Çünkü bugün etin kilosu 900 lira. İnsanlar ellerindeki eti idareli kullanacak. Belki 4 ay et almayacaklar. Ama toplumda garip bir anlayış oluşmuş. Herkes her işi yapıyor. Bayram geliyor; herkes şeker satıyor, ayakkabı satıyor, kolonya satıyor, kahve satıyor. Bizde böyle bir zihniyet oluşmuş. Buna da ‘serbest piyasa’ diyoruz. En büyük tehlike de bu zaten”

şeklinde konuştu.

“ELİNE BIÇAK VE MASAT ALAN ‘KASABIM’ DİYOR”

Eskiden kasaplara kasap kimliği verildiğini hatırlatan Küçer,

“Ben bunu her zaman söylüyorum. Bu benim şahsi fikrimdir, katılırsınız katılmazsınız bilmiyorum. Devlet bana diyecek ki: ‘Arkadaş, sen necisin, kasap mısın? O zaman sadece kasaplık yapacaksın.’ Tabii ki oluyor. Kasaplarımızın iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı var. Eskiden kesim yapanlara belediye ve oda olarak kimlik de veriyorduk. Zabıtalar sorduğu zaman gösteriliyordu. Sonra onu da kaldırdılar. Şimdi soran da yok. Eskiden kasap kimliği verirdik. Şimdi onu da kaldırdılar. Eline bir bıçakla masat alan, bir saat sonra ‘Ben kasabım’ deyip çıkıyor kesim yapıyor”

ifadelerine yer verdi.

“BİZ BUNLARI İNSANLARA ANLATAMIYORUZ”

Mevcut kanunun uygulanmasını talep eden Küçer,

“Kurban bir ibadettir. Hayvanın kesimi, hazırlanması, parçalanması ve etinin değerlendirilmesi ehil kişiler tarafından yapılmalıdır. Çünkü kıyma çekmede ve et hazırlamada ehil olmayan kişiler bu eti heder eder. Bu hem maddi hem manevi açıdan zarardır. Biz bunları insanlara anlatamıyoruz. Bunun tek çözümü devletin bu işe el atıp mevcut kanunları uygulamasıdır. Biz yeni kanun çıksın demiyoruz; mevcut kanun uygulansın diyoruz. Bakın, benim esnafım en ufak bir hata yaptığında Tarım İl Müdürlüğü hemen geliyor, işlem yapıyor. O zaman aynı denetimleri bunlara da yapsınlar. İnanın, geçen sene kendi dükkânımın 200 metre ilerisindeki kıyma makinesini kaldırttırabilmek için 3 gün uğraştım. Düşünün, ben oda başkanıyım. Ben böyle zorlanıyorsam, benim esnafım ne yapsın?”

diye konuştu.

HÜSEYİN KOCAMAN

Günün Diğer Haberleri