Malatya Barosu avukatlarından Çağrı Sarıoğlu, deprem davalarına ilişkin bilgi vererek Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
Deprem davalarında karar mekanizmasının çalışma sürecinin uzun bir yol aldığını ve bu durumun vatandaşları mağdur ettiğini vurgulayan Avukat Çağrı Sarıoğlu, deprem sonrası şehrin farklı alanlarında kurulan mahkemelerin ise hem avukatları hem de vatandaşları zor durumda bıraktığının altını çizdi.
“EN ÖNEMLİ UNSURLARDAN BİRİ, BİR AVUKATTAN HİZMET ALMAK”
Depremden sonra davaların açılması ve yürütülmesi süreci hakkında bilgi veren Avukat Çağrı Sarıoğlu,
“6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız deprem hadisesi neticesinde birçok hukuki sonuç meydana geldi. Deprem, Ceza yargılaması, idari yargılama, hukuk yargılaması anlamında tazminat hukuku ve tüketici hukuku bağlamında birçok alanda sonuçlar doğurdu. Deprem davalarının açılması ve yürütülmesi sürecinde en önemli unsurlardan biri avukattan yardım almak. Bu süreçte kanunlarımızda birçok usuli ve teknik, süresel kural olduğundan dolayı vatandaşların bu noktada bir avukattan destek almaları oldukça önemli”
şeklinde konuştu.
“KONTEYNERDEN DURUŞMA SALONLARI KURULDU”
6 Şubat depremleri sonrası 8 ayrı parçaya bölünen Malatya Adliyesine erişimin, deprem davalarında en çok karşılaşılan zorluklar arasında yer aldığını söyleyen Avukat Sarıoğlu,
“Deprem davalarından ziyade genel olarak hukuksal zorluklardan biri adalet mekanizmasının yavaş ilerlemesi. Mahkeme süreçleri, karar mekanizmasının çalışma süreci uzun bir yol alıyor. Bu Türkiye genelinde her ilde yaşanan genel bir sorun. Deprem özelinde ise Malatya’da birçok avukat meslektaşımızın büroları yıkıldı. Konteyner ofislerde görev yapmaktalar. Öncelikle en büyük sorunlardan biri vatandaşların sesi olan avukatların ofislerinin olmaması ile başladı. Avukata ulaşmak yargıya ulaşmaktır çünkü avukat, yargının kurucu unsurlarından savunma ayağını temsil eder. Ayrıca Malatya Adliyesi depremlerden hasar alarak yıkıldı. Daha sonra 8 ayrı parçaya bölünerek hizmet vermeye başladı. Hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleri, idare mahkemeleri, icra mahkemeleri, Cumhuriyet Başsavcılığı, denetimli serbestlik müdürlüğü, seçim kurulu, arşiv başka başka yerlerde hizmet vermeye başladı. Böylelikle vatandaşların fiziki anlamda adalete erişimi çok zorlaştı. Vatandaşlarla birlikte avukatlarda aynı şekilde bu şehrin farklı alanlarında kurulan mahkemelere ulaşmada ciddi zorluklar yaşıyorlar. Malatya’da konteynerden adliyeler, duruşma salonları kuruldu. Adalet ve adalete erişmek isteyen vatandaşlar adına bu çok üzücü bir durumdur.”
ifadelerini kullandı.
“MAHKEMELER TEKNİK BİLİRKİŞİ HEYETLERİNDEN YARDIM ALIYOR”
Deprem sonrası açılan davalarda mahkeme sürecinde karşılaşılan bir uyuşmazlıkta bilirkişiye ya da bilirkişi heyetine başvurulduğunu dile getiren Sarıoğlu,
“Mahkemeler bu hususta teknik bilirkişi heyetlerinden yardım alıyor. Bu bilirkişiler akademisyenlerden, mühendis ve teknik elemanlardan oluşabiliyor. Örneğin bir binanın neden yıkıldığı hususu hakkında detaylı çalışmalar yapılıyor, bilirkişiler bu yönde raporlarını Mahkemelere sunuyor”
ifadelerini kullandı.
“MALATYA BAROSU HER ZAMAN VATANDAŞLARIMIZIN HİZMETİNDE”
Depremzedelerin haklarını aramak için başvurabilecekleri yollar hakkında da bilgi veren Sarıoğlu,
“Türkiye Barolar Birliği, Birleşmiş Milletler ve belediye gibi birçok kurumla protokoller oluşturularak depremzedelere yardımcı olunmaya çalışılıyor. Ama öncelikle başvurulması geren kişi avukattır. Bir avukattan hizmet almak sorunun daha fazla kötüleşmeden çözüme kavuşturulabileceği ilk yoludur. Bu hususta Malatya Barosu da her zaman vatandaşlarımızın hizmetindedir. Vatandaşlarımız avukatsız bir iş yapmasınlar. Teknik anlamda onlara yol arkadaşı olacak en önemli kişi avukatlardır”
diye konuştu.
“YEPYENİ BİNALAR YIKIM İLE KARŞI KARŞIYA KALDI”
Denetim firmalarının sorumluluğu hakkında bir değerlendirmede bulunarak bütün denetim firmalarının kağıt üzerinde hukuka ve mevzuata uygun çalıştığına vurgu yapan Avukat Sarıoğlu,
“Bir bina denetimden geçmeden teslim edilemiyor, yasalarımız bunu emrediyor. Ancak bu denetimlerden nasıl geçildiği noktasında her zaman bir soru işareti olacaktır. Çünkü kötü tecrübeler yaşadık. Yepyeni binalar yıkım ile karşı karşıya kaldı, bu denetimler gerçekten kanunlarımıza uygun yapılsa idi böyle bir sonuç yaşamamız mümkün olmazdı”
dedi.
Son olarak Malatya ile birlikte 4 şehrin 6 Şubat depremlerinde çok büyük bir yıkım gördüğünü kaydeden Çağrı Sarıoğlu,
“Malatya’da insanlar sadece teslim edilecek konut ve işyeri sorunları ile boğuşuyor. En büyük ve en öncelikli sorunun teslim edilecek ev ve işyerleri olduğu doğal olarak düşünülüyor. Elbette barınma temel ihtiyaçlardan biridir, elbette en büyük sorundur. Ama genel anlamda insanların yaşamış oldukları ağır travmalara yönelik kurumlarca hiçbir girişimde bulunulmamıştır. Malatya’da suç oranları, intihar vakaları, kavgalar ve yasa dışı örgütlenmeler arttı. En küçük bir trafik tartışması ağır bir kavgaya, yaralanmaya, ölüme kadar gidebiliyor. İnsanlar ağır travmalar yaşadı, yakınlarını kaybettiler, mallarını mülklerini ve umutlarını, yaşam sevinçlerini kaybettiler. Bu kadar büyük kaybın yaşandığı bir yerde teslim edilecek bir işyeri ve ev vatandaşın yarasını ancak bir yere kadar sarabilir. Devletimizin insanlara psikolojik destek noktasında yardımcı olması gerekiyor. Şu an farkında değiliz ama bu sorunların üstünü kapatmaktayız. Sağlıklı bir şekilde bu travmaları atlatamadık. Değerli avukatlarımız, hakimler, savcılar ve adliye personeli felaket ve ağır travma yaşamış olan bu Malatya’da yaşıyor ve bu sorunlarla boğuşuyorlar. Büyük travmalar büyük sorunları beraberinde getiriyor, dolayısıyla yargı da bu sorunların tam ortasında yer alıyor”
açıklamasında bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ