Bozkurtoğlu: Malatya'yı toparlayacak olan halktır

Bakış Açısı programında gazeteci Necdet Akboğa ile BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu, Malatya'nın hızlı tren gündemi ile Küçük Sanayi Sitesi'nin taşınma sürecini değerlendirdi. Bozkurtoğlu, hızlı tren konusunda "Artık uyanın, hesap sorun" çağrısında bulunurken, Akboğa ise "Bugünü kurtarma telaşı siyasete, Malatya'ya çok ciddi zarar veriyor" ifadelerini kullandı. Programda ayrıca sanayi esnafının mağdur edilmemesi gerektiği vurgulanırken, Bozkurtoğlu "Malatya'yı toparlayacak olan halktır" sözleriyle toplumsal birlik mesajı verdi.

GÜNDEM - 22-07-2026 11:27

Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü üstlendiği BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programına gazeteci Necdet Akboğa ile BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu konuk oldu. Programda Küçük Sanayi Sitesi esnafının taşınması ve hızlı tren konusu işlenerek önemli değerlendirmelerde bulunuldu.

Öncelikle programda AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci’nin akabinde de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun hızlı tren konusundaki açıklamalarını değerlendiren Umut Bozkurtoğlu,

“Bir şehri anlamlı kılan yaşayan insanlardır. Tabii ki de bir şehri ayağa kaldıran insanlardır, yerin dibine batıran da insanlardır, göğe çıkaran da insanlardır. Şimdi Bülent Tüfenkci’nin açıklamalarını ben de seyrettim. Bakan açıkladı ki 27 ilde Malatya yok. Hala ağır hasarlı binalarla uğraşıyoruz, konteynerle uğraşıyoruz. Konuştuğumuz konulara bak. Sivas’a gelen hızlı trenin müjdesini bu siyasiler halkın gözünün içine soktu, Malatya’yla paylaştı, alay ettiler. Şimdi bakan açıklıyor, 27 il içerisinde Malatya yok. Günü kurtarma peşindeler. İhsan Koca da öyle, öbürü de öyle, öbürü de öyle. Şimdi Bülent Tüfenkci 3 sene sonraki Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için mücadele ediyor. Vallahi kazanır yani böyle bir siyasi atmosfer... Malatya’ya neler olabilir? Az önce ne dedin adam eleştirme yok, biat kültürü varken gözü kapalı sandığa gidiyorsa, demokrasi kültürü oluşmamışsa hiç kusura bakmayın Bülent Tüfenkci değil ceketini alan bilmem kim... artık o devre geldik. Halka çağrıda bulunalım, hangi fikirden, zikirden, hangi siyasi görüşten olursan ol Malatya menfaati her şeyin önündedir. Boynumuzu uzatıyorsak devlete ya da müesses nizama saygımız varsa kurbanlık koyun olduğumuzdan değildir, herkesi de kurbanlık koyun görmeyin bu memlekette.  Artık uyanın, hesap sorun. Hesap sormak kötü değildir, hesap sormak aydınlıktır, demokrasinin gereğidir. Ortak akıldır, istişaredir. Hesap sormak bir kabalık değil. ‘Ortak akılla yöneteceğiz’ diye manşetler atıp billboardlara yazan siz değil miydiniz? Ortak akılsa bizim aklımız niye yok? İşte Malatya’nın kaybettiği nokta istişare kültürümüzü kaybetmemiz. Siyaset kanadında bu kültürü kaybettik ve bu yüzden de bu şehir çok şey kaybetti. Valla bunun yüzde 50’si siyasi, yüzde 50’si de toplumdur”

ifadelerine yer verdi.

“BUGÜNÜ KURTARMA TELAŞI SİYASETE, MALATYA’YA ÇOK CİDDİ ZARAR VERİYOR”

Necdet Akboğa ise konuyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Şimdi geldiğiniz bu teknolojide, bu kadar iş makinesi, bu kadar elektrik, bu kadar bilmem ne, yapay zekanın vuku bulduğu yerde hala ‘Hızlı tren gelmez mola, düdüğünü çalmaz mola’ türküleri söylüyoruz. ‘Bugünü kurtarma telaşı’ siyasete, Malatya’ya gerçekten çok ciddi zarar veriyor.”

“ARZLA TALEBİ KARŞILAMIYOR”

Akabinde Küçük Sanayi Sitesi esnafının taşınmasına yönelik Vali Seddar Yavuz’un söylemlerini değerlendiren Necdet Akboğa,

“Ben kamerayı mikrofonu aldım sanayi bölgesinde depremin hemen ertesi haftası her yere gittiğim gibi sanayiye de gittim. Hiç unutmuyorum bir çırak vardı dedim ki bu yıkılıyor, yani korna çalsan bina yıkılacak. O da, ‘Biz önlemimizi almışız’ dedi.  Dedim ki nasıl almışsınız? ‘Yer titredi mi, biz hemen kaçıyoruz’ dedi. Dedim önlemin o mu? Malatya usulü önlemi, aynen böyle. ‘Yer titredi mi biz kaçıyoruz’ dedi ve bu insanlar orada üretiyordu. Bakın deprem zamanı çoluk çocuğu il dışına gönderip sanayi esnafını da küçümsememek lazım. O iş makineleri, o sana gıda getiren, su getiren o tırlar, tekeri patladı bilmem ne oldu, çatladı iş makinesi arızalandı onlar yapıyordu. Ben gidip onlara şahit oldum, sanayi esnafının günahına girmeyin. Ne kadar esnafım vardı? Sanayi dükkanı yapmaktan kolay ne var? Dört tane duvar ince işçiliği yok. Deseydin ki ‘Yeri ben veriyorum, askeriyeden aldığımız yeri aldık bura sanayi projesi. Kusura bakmayın biz devletiz, biraz zordayız.’ 4 tane kolon dikecekti, 4 tane duvarını vatandaş yapacaktı. 700 tane yaptın, 3 bin tane orada esnaf vardı. Hak eden gitti, hak etmeyen gitti. Yaptığım binalara bir şey demiyorum, çok harika binalar yaptınız. O yeni sanayi, eski şoför okulunun altındaki Topsöğüt bölgesinde yapılan, Sivas Yolu üzerindeki sanayi mükemmel, hiçbir itirazım yok. Havadar, güzel falan filan ama arzla talebi karşılamıyor. Burada var 3 bin, yapmışsın 700. Yapaydın ondan sonra hemen hızlı bir şekilde onu göndereydin ya da nasıl normal esnafını konteynerden çıkardı sanayiciyi de çıkaraydın ya da diyeydin ki ‘Ben burayı yıkacağım, 4 tane demir zaten demircisin, kaynakçısın. 4 tane demiri dikeceksin hemen sacla çevireceksin şimdilik burada hizmet ver, dükkanın yapılıyor.’ Niye hiçbir siyasi isim sanayiye bile giremedi? Vaatler falan verdiler ama bütün yükünü memleketin valisinin üzerine yıktılar. 4 yıl olacak hala kolonlar patlak çatlak, yıkıldı yıkılacak yerde insanlar hala hizmet veriyorsa ona madalya takacaksın cesaretinden dolayı, emeğinden dolayı memlekete katma değer kattığından dolayı. Sanayi esnafını mağdur etmeyeceksin. Sanayi esnafını, sanayiyi kaldır, yerini süpür, tertemiz et, buna karşı değiliz ama ona bir imkan ver. Sonra yap bunu, bir an önce yap. Konteynerlere önce girerken ağlıyorlardı, şimdi çıkarken ağlıyorlar çıkmak istemediklerinden dolayı. Ona imkan tanıdın. Evler yaptınız razı olsun, belki dünyada hiç olmayacak bir şey yaptınız. Koca koca tüplerle betonu ısıttınız dondurucu soğukta ve o betona tabi betonları döktünüz kalıplar getirdiniz, Türkiye’yi buraya yığdınız, asla itiraz yok. Nankörlük edemeyiz yani buna. Buna hiçbir itirazımız yok aması fakatı şu, sanayi olmadan olmaz küçük sanayi ama bu sanayinin önlemini sen alacaktın. Sanayinin yerini dümdüz edilecek, başka bir şey yapacak, helali hoş olsun ne yaparsanız yapın ben ona bir şey diyemem. O şehrin projesi planıyla yine orada ortak akıl devreye girerdi. Odalar nerede? Borsalar nerede? Niye hiçbirinizin çıkmıyor? Nerede esnaf odası, kefalet odası bilmem ne odası? Yok. Bir sürü oda var neredesiniz? Niye bir konsorsiyum düzenlemediniz? Geleydiniz, hakkınızı arayaydınız, konuşaydınız, söyleyeydiniz bu şehri ortak akılla yönetecektik. Bak şimdi içinden çıkamıyorsunuz. Sözüm ona sayın valim haklı. 4 yıl geçti benim elektriğimle, benim suyumla, benim vergimle kusura bakmayın keyif yapamazsın, bitti. Ahlaksız bir toplum oluşturduk, her şeyin içini boşalttığımız gibi bunun da içini boşalttık. Bütün suistimalleri itinayla, bütün iyi niyetleri itinayla suistimal ettik”

şeklinde konuştu.

“MALATYA’YI TOPARLAYACAK OLAN HALKTIR”

Umut Bozkurtoğlu ise,

“Vali Bey’in açıklamasına baktıktan sonra olayı iki şekilde değerlendirebiliriz. Sanayi esnafı mağdur edilmesin, önemli bir görev üstlendiler deprem zamanında kesinlikle katılıyorum. Şimdi ben biraz daha genel olarak şunu söyleyeyim artık bu deprem psikolojisinden; ağır hasarlı, orta hasarlı, yıkılsın mı yıkılmasın mı, mahkemeye mi takıldı, mahkemede mi döndü, istinafa mı taşındı, Yargıtay’da mı bekliyor diye bunlardan kurtulmamız gerekiyor. Yani yeter artık! Malatya’yı toparlayacak olan halktır, halk. Halk kendini toparlamazsa toparlanamayız. Sayın valimize katılıyorum, kendisine de başarılar diliyorum. Allah ayetinde diyor ki: ‘Bir toplum diyor kendini düzeltmedikçe biz o toplumu düzeltmeyiz’ bitti”

sözlerini kullandı. 

HANİFE SARI

Günün Diğer Haberleri