Boykot Çağrısına Malatyalılardan Yanıt: “İşe Yaramaz, Kalıcı Önlemler Gerekli”

Tüketici Danışmanı Ali Düzova ve tüketiciler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın boykot çağrısını değerlendirdiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu çağrısına katılan ve mutlaka tüketicilerin fiyat artışlarına karşı bir araya gelmesi gerektiğini dile getiren Düzova, boykotun tüketicilerin en büyük silahı olduğunu söylerken, tüketiciler ise boykot çağrısına kimsenin uymayacağını ifade ederek, fiyat artışlarına karşı en sert çözüm getirilmesini istediler.

GÜNDEM - 30-12-2024 10:37

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlara fahiş fiyatlı ürünleri boykot etme çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Fahiş fiyat artışı yapan ürünleri boykot edin. Alıcısı olmayan ürünün önemi de kalmayacaktır” sözlerini değerlendiren Tüketici Danışmanı Ali Düzova ve tüketiciler Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundular.

Tüketiciler, mutlaka fiyat artışlarının durdurulması gerektiğini ifade ettiler. Bu anlamda gerekli önlerin alınmasını isteyen Murat Korkmaz isimli tüketici, gerekirse bağımsız fiyat artıran esnaflara hapis cezası verilmesini bile istedi.

“EN BÜYÜK DARBEYİ BU GİBİ FIRSATÇILAR İNDİRİYOR”

Daha sert ve farklı yöntemler beklediklerini belirten Korkmaz, “Daha asgari ücret artışı yapılmadan fiyat artışı yapıldı. Bu fırsatçılara göz açtırılmaması gerekiyor. Hem para cezası hem de hapis cezası verilmeli. Zaten emekli, asgari ücretlinin alacağı maaş belli. Bunlar zaten kıt kanaat geçinen kesim. Bu kesime en büyük darbeyi bu gibi fırsatçılar indiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, boykot çağrısı yaptı. Evet güzel bir çağrı ama cumhurbaşkanımızdan boykot çağrısı yerine, fiyatı yükseltenlere daha sert cezalar verilecektir açıklamasını beklerdim. Çünkü kimse bir araya gelip de boykot yapmaz. Hadi ben boykot yaptı, hali vakti yerinde olan birisi benim almadığım ürünü mutlaka alacaktır, çünkü ‘bana ne, nasıl olsa param var der.’ Boykot çağrısına kimse uymaz. Bu nedenle Cumhurbaşkanımızdan fiyat artışlarına karşı daha sert ve farklı önlemler talep ediyorum” diye konuştu.

“BOYKOT ÇAĞRISINA KİMSE UYMAZ”

“Boykot çağrısına kimse uymaz” diyen Filiz Yener isimli tüketici de, “Sadece çağrıyla sınırlı kalır. Malatya’mız başta olmak üzere Türkiye’nin genelinde bu gibi durumlarda birlik ve beraberlik olmaz. İsrail ürünlerine boykot çağırısı yapıldı, bu çağrıya çok uyan oldu ama çoğu da bu karara uymadı. Kısacası başka yöntemler geliştirilmeli veya insanlara önderlik edecek birileri lazım. Yoksa boykot olmaz. Fiyat denetimleri sıklaştırılmalı, fiyat artışı yapanlar cezalandırılmalı” dedi.

Tüketici Danışmanı Ali Düzova da kendisinin devamlı boykot çağrısı yaptığını ancak bu çağrıya kimsenin uymadığını ifade etti.

“BİR DERNEK VEYA BİR SENDİKAYA DA GEREK YOK”

Tüketicilerin boykot konusunda bir araya gelmesi gerektiğini dile getiren Düzova, “Tüketiciler küçük bakkallardan tutun da en büyük marketlere kadar ürünlerin pahalı olmasından dolayı şikayetçi. Bu yıl fiyatların bu kadar yükselmesinin sebeplerini bizler bilemiyoruz. Fiyatların bu kadar yükselmesine karşılık olarak biz tüketicilerin yapacağı tek şey tüketici boykotları yapmaktır. Tüketici boykotları dünyanın her tarafında yapılıyor. Hangi ürününün fiyatı yüksekse gelin bir hafta, 10 gün o ürünü almayalım. Yeter ki bu konuda tüketiciler bir araya gelsin. Bunun için tüketicileri bir araya getirecek bir dernek veya bir sendikaya da gerek yok. Tüketiciler kendiliğinden de bir araya gelir. Biliyorsunuz insanlarımız sosyal medya üzerinden rahatlıkla bir araya gelebiliyorlar. Mesela bir kilogram domates 50 TL, bir hafta almayalım. Bu mevsimde domates yemek zorunda mıyız? Domates yemesek sağlığımızdan bir şey mi kaybederiz, yoksa açlıktan mı ölürüz?” söylemlerinde bulundu.

“MAĞAZALARA, MARKETLERE GİTTİM, GÖRDÜM”

Ürünlerdeki fiyatların niçin bu kadar yükseldiğini anlayamadığını söyleyen Düzova, “Ben şunu demek istiyorum: Pahalı olan ürünleri boykot edelim. Cumhurbaşkanımız da fiyatı yüksek olan ürünlerin boykot edilmesini istedi. Ben Cumhurbaşkanımızın bu sözlerine aynen katılıyorum. Dünyanın her tarafında tüketicilerin tek gücü boykotlardır. Tüketiciler yaptıkları boykotlarla ürün fiyatlarına tepki gösteriyor ve ‘Bana bu ürünü pahalıya satıyorsun ve ben bu ürünü almayacağım’ diyor. Hepimiz de biliyoruz ki bazı ürünlerin fiyatları haksız yere artırılıyor. Bir gün 30 TL, bir hafta sonra aynı ürün, aynı yerde 35 TL olmuş. Günlük ve haftalık olarak fiyatlar değişiyor. Ne oldu yani? Neden değişiyor? Dolar yükseldi mi, hayır. Petrol mü yükseldi, hayır. Hala petrolün litresi 42-45 TL’den satılıyor. Peki bu zamlar neden yapılıyor, hala anlamış değiliz. Ben kendi gözlerimle gördüm. Asgari belirlendiği gün ürün fiyatlarının etiketleri değişti. Mağazalara, marketlere gittim, gördüm. Bu süt, et, yumurta, yoğurt, ayakkabı, elbise olur, bu fiyat yüksekliğinin önüne sadece tüketici boykotlarıyla geçilebilir. Hangi ürünün fiyatı yüksekse o ürünü almayacaksınız” ifadelerini kullandı.

“KÖY MUHTARLARI BİLE YAPAR”

Devletin gücünün fırsatçılara yeteceğini ifade eden Düzova, “Devletimizin bu fırsat tacirlerini engellemeye gücü yeter. Ticaret Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı diğer bütün dernekler, sendikalar, siyasi partilerin hepsinin gücü yeter. Ama maalesef ülkemizde tüketiciyi halen ciddiye alan yok. Tüketici haklarını ciddiye alan yok. Tüketici haklarını araştıran, geliştiren kurumlar yok. Tüketici Koruma Kanunu yürürlüğe girdikten sonra dernekler, vakıflar kuruldu ama tüketiciyi harekete geçirecek bir STK yok. Tüketicilerin sokağa çıkması, eylem veya protesto, gösteri yapmasına gerek yok. Bunu STK’lar, dernekler, köy muhtarları bile yapar. Tüketicileri örgütleyecek birilerinin olması gerekiyor diyorsunuz. Bu çok önemli. Mahalle muhtarı ‘efendim filan market şu ürünü pahalıya satıyor. Gelin 10 gün bu ürünü almayın’ dese tüketiciler almaz ve o ürün düşer” açıklamasında bulundu.

“BİR SENDİKANI GÖREVİ SADECE İŞÇİ ÜCRETLERİ OLMAMALI”

Tüketicilerin bilinçli olmadığını ileri süren Düzova, “Tüketicilerimiz bilinçli değil. Bilinçsiz vatandaş nasıl boykot yapacak? ben çok uğraştım, olmadı. Hiç kimseden bir destek alamadık. Dernekler, belediyeler, yerel yönetimler, diğer sivil toplum örgütleri tüm tüketiciyi desteklemek zorunda. Bir sendikanı görevi sadece işçi ücretleri olmamalı. Büyük sendikaların, vakıfların tüketici haklarını koruması çok önemli.  Ama maalesef ülkemizde ne yazık ki tüketici kelimesini halen ağzına almayan birçok kurum ve kuruluş var. Tüketici Haklarını, Tüketici Koruma Kanunu, Hakem Heyetini bilmeyen çok fazla kurum, kuruluş ve tüketiciler var” diye konuştu.

 

muhabir:TAHİR ÖZÇELİK

Günün Diğer Haberleri