Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Osman Akar, sonbahar bakımlarında üreticilerin dikkatli olması gerektiğine dikkat çekti. Akar, özellikle kayısı bahçelerin sulama sistemlerinden ve derin dikimden kaynaklı phytophthora kök ve kökboğazı çürüklüğü, Eutypa geriye doğru ölüm, Verticillium solgunluğu, Çil (Yaparak delen) Cytospora Kanseri, Neoscytalidium dimidiatum, Pseudomonas syringae Bakteriyel Kanser hastalıklarıyla ilgili çözüm yollarını anlattı.
Kayısıda yaprak delen (çil) hastalığının bulaşma ve zarar yapma dönemi geldiğinde ağaçta meyve olsun olmasın üreticilerin çil hastalığı mücadelesini mutlaka yapması gerektiğini dile getiren Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Osman Akar, çil hastalığı sadece meyveyi etkilemekle kalmayıp ağacın yaprak ve sürgünlerini de etkilediğini söyledi.
“ARTIK ÇİFT DAMLAMA SİSTEMLERİNE GEÇMELİ”
“Meyve ağaçlarında ileriki dönemlerde sürgün ölümü ve yaprak dökümünün olmaması için üreticilerimizin mutlaka çil ilaçlamasını yapmaları önem arz etmektedir” diyen Akar, “Kayısı ağacında yapraklar ve sürgünler belli bir büyüklüğe geldikten sonra özellikle mayıs ayı içerisinde ya da sonbaharda budama döneminde ilkbahar donlarından etkilenip kuruyan dallar ile monilya hastalığı bulaşmış dallar budanıp bahçeden uzaklaştırılarak yakılmalıdır. Sulama sistemlerinden mümkün mertebe gölet usulü sulamalardan kaçınılmalı, mini spring sulama sistemlerinden herhangi biri ile kurulmuş ise bu sistemlerin ağaçların gövdesini ıslatacak şekilde değil taç iz düşümlerini ıslatacak şekilde kurulması sağlanmalı mümkün mertebe ağaçların kök ve gövde kısmına zarar verecek sulama, gübreleme gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. Özellikle kayısı üreticilerimiz artık çift damlama sistemlerine geçmelidir. Kayısı bahçelerinde en çok rastlanan kök çürüklüğü etmeni(Phytopthora), verticicillium, Eutypa, Cytospora ve Bakteriyel kanser (Pseudomonas syringae) gibi fungal ve Bakteriyel etmenlerinin etkisini artıran en önemli unsurlardan biri de kök bölgesinin aşırı sulanmasıdır” şeklinde konuştu.
BUDA ATIKLARI BAHÇE DIŞINDA YAKILMALI
Budama esnasında dezenfekte uygulamasına dikkat çeken Akar, “Kültürel tedbirlere ağırlık verilmeli bahçedeki kurumuş dallar kesilerek temizlenmeli ve yara yerleri aşı macunu veya su bazlı boya ile kapatılmalıdır. Budama aletleri ağaçtan ağaca geçilirken dezenfekte edilmelidir. İlimiz şartlarında budamalar Cytospora kanserine karşı hasattan hemen sonra, normal budamalar Ağustos sonu ile eylül ayları başında yapılarak bitkinin kendini toparlanmasına imkân verilmelidir. Hastalık etmenleri açılan yara yerlerinden giriş yaptığı için budanan kısımlar aşı macunu ile mutlaka kapatılmalı, budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı ve yakılmalıdır. Kurumaların bir sebebi de geç sonbaharda yapılan sulamalardır. Çiftçilerimiz geç sonbahar sulamalarından ve sonbahar mevsiminde aşırı azot gübre kullanımından mutlaka kaçınmalıdır. Bitki besleme uygulamalarında mutlaka toprak ve yaprak tahlilleri yapılarak tahlil sonuçlarına göre eksikliği ortaya çıkan Bitki Besleme ürünleri zamanında ve doğru bir şekilde verilmelidir. Özellikle topraktaki faydalı böcek sayısının artması yanı antagonist canlıların artması yukarıda ismi belirtilen hastalık etmenlerinin azaltılması ya da etkisinin azaltılması için İlkbahar ve sonbahar mevsimlerinde bol miktarda yanmış hayvan gübresi ya da Humik asit (Leonardit), kullanması çok faydalı olacaktır. İlimiz kayısı bahçelerinde ağaçlarımızın direncini artırmak için mutlaka kükürt, Çinko sülfat ve demir sülfat da kullanmak büyük faydalar sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
YABANCI OT TEMİZLİĞİNE AĞIRLIK VERİLMELİ
Doğru ilaçlamaya dikkat çeken Akar, “Özellikle larvaları toprak altında zarar yapan Ağustos böceği ve Capnodis gibi zararlılara karşı kimyasal mücadele olmadığından bu zararlılara bahçe içerisinde kümes hayvanlarının bulundurulması, sürüm yapılarak larvalarının yok edilmesi ve yabancı ot temizliği gibi uygulamalara ağırlık verilmesi gerekmektedir. Nisan-mayıs ile ekim-kasım aylarında yağmurlardan sonra toprak tava geldiğinde hem bitki köklerinin havalanması hem de yabancı ot temizliğinin yapılarak böcek ve böcek yumurtalarının yok edilmesi amacıyla toprak işlemesi yapılmalıdır. Ağaç köklerinin zedelenmemesi için toprak işleme çok derin olmamalıdır. Sürüm derinliği 12-15 cm olmalıdır. Kayısı ağaçlarında Erik Koşnili (Kabuklu Bit) varsa İl ve İlçe müdürlüklerinde reçete yaptırılıp mutlaka doğru bir zamanda ve doğru ilaçlarla mücadele yapılmalıdır. Tavsiye dışı ilaçlar kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Akar, sonbaharda kayısı ağacı yapraklarını yüzde 70-80 oranında döktüğünde özellikle bu yıl mutlaka yüzde 3’lük bordo bulamacı kullanılarak koruyucu önlem alınması gerektiğini belirterek, “Çiftçimiz son yıllarda bordo bulamacını terk ettiği için hastalık etmenleri çok daha fazla artmış ve yayılmış bulunmaktadır. Kayısı üreticilerinin hasat sonrası ve sonbaharda besleme ve mücadele yöntemlerini öğrenmesi, kuruma görülen bahçe sahiplerinin İl ve İlçe müdürlükleri ile temasa geçerek bu uygulamalarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve reçetelerini yazdırmaları, konu ile ilgili sorunların çözümü için kayısı bölgelerinde toplantı talep etmeleri büyük önem arz etmektedir” diye konuştu.
MUHABİR: TAHİR ÖZÇELİK