Bir yandan yükselen binalar bir yandan da sorunlu rezerv alanları

Malatya’da bir yandan yükselen binalar söz konusuyken bir yanda da rezerv alanlarda yaşanan sıkıntılar nedeniyle yükselemeyen binalar söz konusu. Konuyu değerlendiren Miraç İzciler, “Binalar yükseliyor, evet, bu umut verici. Yani bu işe başlanılması zaten yolun yarısı demek ama bizi düşündüren konu şu mahkeme süreçleri. Bu binaların akıbeti 2026'da belli olacakmış. 2016'ya kadar neden bekleniyor? Malum süreç biraz uzadı. Dolayısıyla biraz daha hızlanması gerekiyor. Net kararlar, radikal kararlar alınması lazım bu binalarla alakalı” dedi.

GÜNCEL - 23-11-2025 09:32

6 Şubat depremini geçiren Malatya, yeniden bir toparlanma sürecine girdi. Bu kapsamda yıkılan binaların yerine yenileri inşa edildi ve edilmeye devam ediyor. Bu hususta düşüncelerini ele aldığımız vatandaşlar çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Malatyalıların yükselen binalara yönelik yaptığı açıklamalar…  

 “BİR AN ÖNCE ÇARŞIMIZIN AYAĞA KALKMASI LAZIM”

Malatya’da hem yükselen binaları değerlendiren hem de genel gidişatı ele alan Güngör Tüfekçi,

“Şehir merkezinde yapılan binalar çok katlı bina değil. Yani beş katlı, bundan daha öncesinde iki katlı vardı, yedi katlı vardı, sekiz vardı misal. Ama bunlar gayet güzel. Malatya'mız için normal. İnşallah bunlar biter de şöyle bir rahata kavuşuruz. Yoksa yani şu hâle baktığın zaman içimiz acıyor, bir Malatya evladı olarak, Malatya'da yetişen biri olarak, doğma büyüme buralıyız, çarşıda büyüdük. Yani depremden sonra  bir Afganistan, Hindistan gibi bir yerde yaşıyoruz  ama bitecek, biraz sabredeceğiz inşallah. Vallahi bu hızla giderlerse iki yıl içerisinde yani eminim biter. Önemli olan merkez, ticaret. Malatya merkezi, ticareti ayağa kalkarsa, esnaflar ayağa kalkarsa, Malatya'nın merkezinde bir ticaret oluşursa, yani para alışverişi, sirkülasyon olursa Malatya kalkınır. Kırsal yerler çok önemli değil. Ama merkezde şuraya vatandaş geldiği zaman, dışarıdan veya biri geldiği zaman, bir turist geldiği zaman gezdirebileceğin bir alan, ticaret yapabileceği bir alan olması lazım. O yüzden bir an önce şu çarşımızın ayağa kalkması lazım”

ifadelerine yer verdi.

“TOKİ’NİN YAPTIĞI BİR BİNANIN DEPREMDEN YIKILDIĞINI GÖRMEDİK”

Konuyu değerlendiren Medeni Akkuş ise,

“Vanlıyım, demirciyim. TOKİ işinde çalışıyorum. Eski binalara göre TOKİ’nin yaptığı çok sağlam. Şu ana kadar da 2000'den beri düşünürsek daha yani TOKİ’nin yaptığı bir binanın depremden yıkıldığını görmedik. Çünkü sağlam, hakkını veriyor. TOKİ, diğer yap-satlara göre bunlar hakkını veriyor. İkincisi de bunlarda en önemlisi TOKİ’lerde zaten dikkat edilirse yıkılan binaların yüzde 90'ını diyeyim, ben 2-3 senedir Maraş, Adıyaman, Malatya'da çalışıyorum, dikkat ediyorum, hep yüksek kat artı yüksek katların altında dükkan katı ve dükkan katlarının da altında kolon eksik diye yıkılmış. En büyük nedenlerden biri de bunların asansör ve merdivenlerinde özellikle perde beton değil de tuğla örmeleri. Ben çok gezdim, çok dikkat ettim, en öncelikle binanın yıkılan yeri ya merdiven ya da asansör. Çünkü maliyetten kaçtıkları için perde dökeceğine adam diyor ki ben 10 tane tuğla dökerim maliyeti ne olacak? İnsanın  insanlığa değer vermediği için  bu oluyor. Bugün bir bakarsan TOKİ’nin hangi binası yıkıldı? Bu 11 ilimizde hepsinde de TOKİ binaları vardı. Kaç tane TOKİ  binaları yıkıldı, yıkılmadı. Niye? Çünkü sağlam yapıyor. Ama geriye kalan hep yap-sat, müteahhit, işten kaçma, malzemeden kaçma ve insan hayatına değer vermemek sonuçta görüyoruz yani ne kadar insanımız öldü. Tabii bunda devletin, belediyelerin de yetersizliği var, denetlemesi yeterli değil.  Ben 30 yıldır bu işin içindeyim. Adam zengindir, müteahhittir, denetleme geliyor, götürüyor bir yemek veriyor. Adam hiç işe bakmadan çekip gidiyor, imza atıyor. Çok gördük.  Şehir merkezine dikkat ediyorum. Zaten depremden beri bu 3 yıldan beri ya 6 kattır, ya 7 kattır, en fazlası 8 kattır. O da doğaldır yani.  Yapılan hummalı çalışmalar bu yaraları sarmaz, bu acıları dindirmez, unutturmaz ama sonuçta hayat devam ediyor. Bu süreç baya sürer, en az bir 10 yıl daha gider, anca toparlanır. Çünkü bu bir günde olacak bir şey değil. Sadece bir Malatya değil yani bugün bir 11 ilimiz var Malatya gibi. İleriye dönük kentsel dönüşümle yıkılacak yerler var. Yani şu anda devlet bir deprem bölgesini tek yapmıyor ki. Gerçekten, devlet yetiştiriyor, yetiştirmeye çalışıyor”

şeklinde konuştu.

“YÜKSELEN BİNALAR DEPREME DAYANIKLI OLUR”

Malatya’da yeniden inşa edilen yapıların depreme dayanıklı olacağının altını çizen Ahmet Eroğlu ise,

“Malatya’da yükselen binaların katları normal fore kazıkla yapılıyor, depreme de dayanıklı olur. 2 yıl içerisinde toplanacak inşallah Malatya. Şimdiki Malatya daha güzel olur. İmara açık olur. İmar planları daha düzgün olur. Binalar daha sağlam olur, çok güzel olur”

diye konuştu.  

“ŞUAN YAPILAN BİNALAR DAHA GÜVENLİ”

Doğan İzciler de,

“Malatya’da şimdi binalar yükseliyor. Yani Malatya çabuk ayağa kalkacak. Binaların katları çok yüksek değil normal. Çünkü hepsinde fore kazık çaktılar. Şuanda yapılan binalar hep deprem kanunlarına uygun. O yüzden şuan yapılan binalar daha güvenli. Bana göre Malatya 2 yılda toparlanır”

cümlelerine yer verdi. 

“BİR KİŞİ YÜZÜNDEN 100 KİŞİ NEDEN MAĞDUR OLSUN?”

Şehir merkezinde yükselen binalara karşı rezerv alanlarda yaşanan sıkıntılara değinen Miraç İzciler ise şunları kaydetti:

“Malatyalıyım. Malatya'da iki tane iş yerimiz var. Biri rezerv alanı kapsamında, diğer mağazamız da rezerv alanı kapsamına girecek ama yani şöyle bir durum var. Binalar yükseliyor, evet, bu umut verici. Yani bu işe başlanılması zaten yolun yarısı demek ama bizi düşündüren konu şu mahkeme süreçleri. Onunla alakalı 2026'da Ocak ayında galiba bu binaların akıbeti belli olacakmış. 2016'ya kadar neden bekleniyor? Yani yarın toparlanması gerekmez mi tabiri caizse? Yani malum süreç biraz uzadı. Felaketin boyutu elbette çok büyük. Biz bunu söylerken yani burası sonuçta boya tahtası değil bir an önce yapılsın. Takdir edersiniz ki depremden sonra baya bir zaman geçti. O da az bir zaman değil. Dolayısıyla biraz daha hızlanması gerekiyor yani artık.  Net kararlar daha böyle radikal kararlar alınması lazım bu binalarla alakalı.  Bazı binalar burada neredeyse teslim aşamasına gelecek, iç dizaynlarına geçilecek. O yüzden ben yine bir 2-3 yılda toparlanır diye düşünüyorum, dua ediyoruz yani yapacak bir şey yok.  Mesele şu, rezerv alan kapsamına alıyorsan ya adamın parasını vereceksin, binasını ya da bir an önce yıkacaksın. Çünkü yani burada bir kişi yüzünden 100 kişi neden mağdur olsun? Ya parasını verin ya da yıkın bir an önce yapın. Yani bu niye önünüze set? Biz onu anlamıyoruz. Süreci biraz daha hızlandırmanız gerekiyor. Burada şöyle bir durum da var, yani ben şunu düşünüyorum, burada çevre şehirciliğin bizim derdimizle, dertlenmediğini ben açıkça görüyorum. Bizim derdimize dert olmadığını, bizim dertlerimizle hemhal olmadığını görüyorum. Bizi üzen bu. Yoksa yapılmayacak bir şey değil. Devletimizin önünde bir engel değil bunlar bence, öyle düşünüyorum yani. Fazla umursadıklarını düşünmediğim için üzülüyorum, mesele o.”

“DEPREMDEN SONRA 2-3 KAT İDEAL 4. KATA PEK SICAK BAKMIYORUM”

Adını vermek istemeyen bir vatandaş ise şöyle konuştu:

“Yüksek binaları sevmiyorum. Depremden sonra 2-3 kat ideal 4. kata pek sıcak bakmıyorum”

Muhabir: HANİFE SARI

Günün Diğer Haberleri