Başkan Aydın: Tarihi eserlere 'mış gibi' sahip çıkmayın

Bakış Açısı programında Yakınca (Kileyik)'de koruma altındaki tarihi yapıların deprem sonrası yıkılma riski ve restorasyon sürecindeki belirsizlik ele alındı. Konuklar, tarihi konaklar ve mahalle dokusunun rant uğruna yok edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yetkililere Yakınca'nın kültürel mirasını bir an önce koruma çağrısı yaptı. MGTC Başkanı Mehmet Aydın, Yakınca'daki tarihi yapıların geleceğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Tarihi eserlere 'mış gibi' sahip çıkmayacağız. Kileyik'i insanıyla, kerpiç evleriyle ve mahalle kültürüyle birlikte korumamız lazım” diyerek yetkililere tarihi ve kültürel mirasın bütüncül şekilde korunması çağrısında bulundu.

GÜNDEM - 29-07-2026 10:12

Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü üstlendiği BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programına konuk olan Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın ve BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu; Yakınca, eski adıyla Kileyik'te, var olan tarihi yapıları ele alarak önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kileyik’in hala doğallığını koruyan önemli yerleşim yerlerinden birisi olduğuna vurgu yapan Umut Bozkurtoğlu,

“Kileyik şu andaki görüntülere de baktığımızda hâlâ doğallığını koruyan önemli yerleşim yerlerinden birisi. Büyükşehir olduktan sonra ben bu tür alt merkezler için ‘yazık oldu’ ifadesini kullanmıştım. Gündüzbey için de aynı şeyi söyleyeyim. Biz Çırmıktı diyelim, Kündübek diyelim, Kileyik diyelim, Malatya diliyle söyleyelim. Bu beldelerimiz, bu yerleşim alanları hakikaten hak ettiği yere ulaşamıyor. İlhan Geçit'e de bu soru sorulduğunda ‘Tescilli şeyler yok’ diyor, ‘Var ama tescilli değil’ diyor. Ama haberde de şu geçiyor: Eğer tescilli kültür varlığı değilse tadilat ve tamiratına izin verilir.  Bu tür problemler bugün yaşanıyorsa ben yetkililerimizin şehir hafızasını kaybettiğine inanıyorum. Şimdi biz Malatya olarak bunu bugün için söylemiyorum en az 25 yıldır bu hafızayı kaybettik. Şimdi Allah aşkına, ‘Malatya'yı anlatın’ deseniz iki tane insan gösterirler sana, onlar da politize olmuş şu anda, ben öyle görüyorum. Başka Malatya'nın kültürünü, hafızasını; Kündübek'ini, Çırmıktı'sını, Kileyik'ini, Barguzu'sunu, Banazı'sını, Konak'ını, eski Malatya'sını, eski tarihini anlatabilecek insan sayısı yok artık. Yani herkeste böyle bir vurdumduymazlık var. Eğer Malatya'nın gerçekten akil adamları ve her seçilen veya atanan yöneticisini ziyaret ederek şehri korumak gibi istekleri olmuş olsaydı, bugün Kileyik'teki bu problem yaşanmayacaktı ki buna benzer daha birçok yerimiz var. Bizim siyasilerin bir Malatya hafızası yok. 25 yıldır yok, ilk önce onu söyleyeyim. Eskilere bakın, bizim eski bağımsız çıkan milletvekilimize bakın, daha önceki farklı siyasi partilerde çıkanlara bakın; Malatya'nın iğneden ipliğe, Malatya ifadesiyle her şeyini biliyorlardı.  Şimdi yeni gelen, siyaset yapanlar Malatya'nın bu tür şeylerini gündeme dahi almıyorlar. Böyle bir arz-talep dengesini kaybettik. Yani böyle bir arzımız yok, talebimiz yok. Arz etmezsen, talep etmezsen bir şey alamazsın. Bu şehri yine ayağa kaldıracak. Evet atanmışlar var, seçilmişler var, yetkililer var, bürokratlar var ama yine bu şehri ayağa kaldıracak olan bu şehirde yaşayan halk topluluğudur. Halkımız da bu hesap sorma noktasında maalesef çok iyi değil. Bundan dolayı da bu tarihi yerlerimize gerçekten çok yazık oluyor. Zaman geçtikçe Yakınca'nın, Çırmıktı'nın, Gündüzbey'in önemi daha da artacak. Deprem zamanında rezerv alanı iyiydi. Biz bunu savunduk, rezerv alanı olmalı. Çünkü hasar olmayan binaların silüetini bozmak açısından, görseli bozmak açısından rezerv alanı bir şehir için şanstır diye de söylüyorum. Ama bu tür yerlere rezerv alanı sokmayacaksın. Buralara rezerv alanı giriyorsa mutlaka rant vardır ve rant planları, programları vardır. Depremde rezerv alanları, yerinde dönüşümler derken rant kalmayınca artık Kileyik'e, Yakınca'ya sıçradı. Oradan Yeşilyurt'a geçer, orada Kündübek'e geçer, orada Konak'a geçer... Böyle sırasıyla dolanır diye düşünüyorum”

ifadelerine yer verdi.

“BÜTÜN MAHALLE BÜTÜNÜYLE KORUNMALI”

“Malatya'nın çok hızlı rant uğruna yok olduğunu gördüm” diyen Mehmet Aydın ise şöyle konuştu:

“İlhan Bey demiş ki ‘Orada tescilli bir bina yok.’ Bakın Koruma Kurulu, 14 Ocak 2026 yılında Yakınca Mahallesi'nde tescilli bir konutla ilgili toplanıyor. Ne meselesi? Yıkılma tehlikesi ile ilgili bir raporun değerlendirmesi var. Bu, Yakınca'da en az bir tescilli konağın olduğunu gösteriyor. Yani Koruma Kurulu bununla ilgili bir raporu tartışıyor. Demek ki en az bir tane var.  Gündeme gelmiş, 15 veya 20 civarı tarihi eserden bahsediyorlar. Bunların yapım zamanına baktığın zaman geçmişte 1990 yılların son dönemiyle 2000 yılların başı, yani 1850-1870 ile 1930 civarı. İlk ismi Kileyik'ti, bu Cumhuriyet dönemi ile birlikte Yakınca oldu. O zaman ne vardı? Çırmıktı, Gündüzbey... Zaten bunlar aynı kültürel havzanın birer parçası. Şimdi buradaki konaklara bakınca hepsi birbirine benzer. Çünkü aynı marangoz ve aynı zanaatkarlar tarafından yapılmış. Şimdi deprem öncesine kadar bunu, her ne kadar Yakınca'nın alt taraflarını yok etseler bile bu rant uğruna, o meydanlarıyla bunu korudular. Sadece bu 15-20 eser meselesi değil; bir de buralar neydi biliyor musun o dönem? Malatya'nın varlıklı ailelerinin yazlığı ya da sürekli konutlarıydı. Hani "Malatya'nın yerlileri" derler ya, o dönem onlardı. Şimdi ne oldu burada depremden öncesine kadar? İşte Gündüzbey'in yukarı tarafında bir kahvaltı kültürü oluştu.  Şimdi mesele sadece tarihi eser de değil. O kültürü korumak, o mahalleleri korumak. Ben her zaman söylüyorum, geçmişte de konuştuk: Kileyik, Gündüzbey, Çırmıktı, Banazı, Eski Malatya gibi yerleri korumamız lazım. Çünkü oralara gittiğin zaman Malatya'nın 40-50 yıl öncesine gitmiş gibi olursun. Bunları korumak lazım. Kimsenin Malatya'da bununla ilgili hassasiyeti yok. Bakın Belediye Başkanı, sorumlu olduğu bölgede tescilin ne olduğunu bilmiyor, tarihi eser olduğunu bilmiyor, ‘Tescilli değil’ diyor. Bak bir tane var, söyledim. Bu Malatya'nın çok hızlı rant uğruna yok olduğunu gördüm. Eskiden insanların evinde ayakkabılar eksik olmazdı, kimse kimseye gitmiyor şimdi. Mesele daha büyük yani. O tarihi tescilli evlerden çok, biz Kileyik'i bütün dokularıyla korumamız lazım; insanıyla, o kerpiç evleriyle, tarih olsun olmasın. Tarih olmayanı da restore edelim, koruyalım. Bugün yapılan evlere bakın ucube. Bugün köy evleri yapılıyor Yeşilyurt'a, Çırmıktı'ya diyelim; ucube, kusura bakmasın hiç kimse. Bir mimari şeyi yok yani. Sadece mesele tarihi eser meselesi de değil, sen komple onu yok ediyorsun rant için. Biz en azından Malatya merkezde yok ettiğimiz mahalleleri varsın orada yaşatalım. Böyle de bir projesi olsun. Ama bunun için bu şehri yönetenlerin böyle bir hassasiyetinin olması lazım.  Tarihi eserine 'mış gibi' sahip çıkmayacaksın. Çoğu tarihi konağı belli cemaatlere verdiler. Depremde hiçbir şey olmamış, o konakların bir tanesinin kapısı açılmadı vatandaş için. Aldılar restore ettiler, teslim ettiler; depremden sonra hiçbiri yok. Yani biz sahip çıkıyormuş gibi yapıyoruz ve bununla ilgili bir hassasiyet yok. Velev ki tescil yok mücadele edelim bu tarihi eserleri tescilleyelim. Bu da bir eksiklik. Yani tamamen rant üzerine kurulu. Aç gözlülük nereye kadar? Bazen de değerlerimize sahip çıkacağız. Mesela tarihi eser olup olmaması önemli değil benim için, oradaki 50-60 yıl önceki kerpiç ev de çok önemli. Hafıza alanında bütün mahalle bütünüyle korunmalı. İnsanıyla birlikte korunmalı. O insanlar orada yaşamalı, onun çocukları orada yaşamalı, bütün mahalleli orada yaşamalı.”

“TARİHİ YAPILAR MUTLAKA KORUNSUN”

Akabinde Sinem Hatun Davut da yetkililere çağrıda bulunarak şunları kaydetti:

“Umarız Yakınca bölgesi için gerekli tüm adımlar atılır. Bir an evvel özellikle Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu bu bölgeyle ilgili önemli bir adım atar ve o konaklarda tadilat, tamirat süreci bir an önce başlar. Buradan özellikle tüm yetkililere seslenmiş ve çağrı yapmış olalım, Malatya'mızın böyle güzide mekanları, mahalleleri korunsun, korunmalı. Tarihi yapılar, tarihi konaklar, tescilli yapılarımız mutlaka ama mutlaka korunsun. Gerçekten de buna çok ama çok ihtiyacımız var, Malatya'nın her zamankinden daha çok ihtiyacı var buna. Buradan bütün yetkililere, siyasi kanatlara, belediye başkanlarına, ilgili tüm birimlere çağrımız olsun: Yakınca'yı koruyalım, kültür varlıklarını koruyalım, mahalle kültürünü koruyalım. O bölgeyi gelenekleriyle, görenekleriyle yaşatalım ve bunun için gerekli tüm adımları bir an önce atalım.”

(Haber Merkezi)

Günün Diğer Haberleri