Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın ve Gazeteci İbrahim Göçmen Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü üstlendiği BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programının konuğu oldu.
Programda konuşulan 100. Yıl Parkı ve çevresindeki asayiş ve güvenlik zafiyeti için Mehmet Aydın,
“100. Yıl'ın oraları yeni bir çarşı gibi bütün gençler, insanlar oraya doluyor. Aileler gidiyor yürüyüş yapıyorsun, çocuklarımız yapıyor, aileler yapıyor. Alkol zararlıdır ama insan alkol alabilir o biri ayran içebilir o herkesin özgürlüğüdür ama parkın oralara şişeler atmışlar demek ki orada içmişler. Oraya aileler gidiyor, çocuklarımız gidiyor, zaten oradaki kafelerle ilgili çok dedikodu var şu satılıyor, bu satılıyor diye duymuşuzdur. Şimdi insanlar artık çocuklarına oralara gitmeyin diyor, milyarlarca para verilmiş, yatırım yapılmış bilmem ne olmuş insanlar nefes alacak diye. Bakın polis hiç yok orada, polis yok orada. Polis görmüyor bu kalabalıkta, bir iki ekip bekler, en azından polis burada var denilir. Ama trafik polisini görüyorum o kadar kalabalıkta denetleme yapıyorlar orada da ya niye mesela trafik var da normal polis yok, güvenlik yok? Çünkü ceza yazınca para var, devlet para kazanıyor kimse kusura bakmasın diyoruz yani güvenlik çok önemli. Ben akşam orada çok kalabalıktı park bir yürüyüş yaptım, ben hiç kimseyi göremedim yok, sabaha doğru orada bir işim vardı yürürken birden gördüm yerde şişeler dolu. Soran yok, sorgulayan yok. Adam içmesini bilmiyordur, birine bela olur yani her şeyin yeri var. Alkol tüketmenin yeri de ayrı, o da ayrı bu da ayrı. Oraya aileler gidiyor, çocuklar gidiyor, bayanlar yürüyor, yürüyüş yapıyorlar, koşuyorlar yani ne güzel bir yer bak orayı da denetlemiyorlar yine denetleme ama trafikte bizim kadar denetleyen bence kimse yok. Parkın orada trafik polisi ne alaka yani şimdi orada var her yerde denetliyorlar. Normal polisimiz de denetlese var ya hiçbir suç işlenmez gerçekten söylüyorum. Bak bazı yerlerle ilgili iddialar var artık Malatya konuşuyor. 100. Yıl Parkı ile ilgili çok iddialar var yani bunlar araştırılsın. İnsanlar burada nefes alıyor her yerden buraya geliyorlar, orada da güvenliğin sağlam olması lazım. Maalesef şöyle bir şey var özel güvenliği bizim toplum takmıyor, polisi gördüğü zaman duruyorlar vallahi böyle de bir şeyimiz var. Şimdi yani özel güvenlik "sen ne oluyorsun" dese adama da dalacaklar”
ifadelerine yer verdi.
Konuyu değerlendiren İbrahim Göçmen ise
“Buradan emniyete seslenmek lazım; oraları daha sıkı bir denetlemek gerekmekte ve insanların trafik kadar bu konuda hassas olması lazım”
şeklinde konuştu.
“YETKİLİ İNSANLARIN HAREKETE GEÇMESİ VE GELECEK PLANI YAPMASI LAZIM”
Programda kentteki sivrisinek ve haşere artışı ile yılan ve kene tehlikesine yönelik de bazı değerlendirmeler yapan İbrahim Göçmen,
“Bunlar insanın sağlığıyla ilgili bir olay ve çok önemli bir olay. Malatya'mız çok eski zamanlarda böyle sinekle, sivrisinekle çok fazla söylenen bir yer değildi, Malatya temiz bir şehirdi ve benim dediğim zamanlar bu kadar kalabalık da değildi. Ancak bu kadar kalabalığın olmasıyla birlikte özellikle göletlerin olduğu yerlerde ilaçlama denetlemesi olması lazım, ilaçlama yapacaksın. O bölgelerde, hangi bölgede işte Bahçebaşı’nda mı, Orduzu’da mı ya da başka bir yerde mi neredeyse ilaçlamayı yapıp ondan sonra da denetlersen oradaki vatandaşlarımızın gece uykusunu haram etmezsin. Sağlık İl Müdürlüğü'nün ve belediyenin sağlık biriminin iş birliği içerisinde bunun iyi bir şekilde denetlenmesi gerekir bence insanlarımızın güvenliğinin sağlaması anlamında. Bir de bu böceklerden biliyorsunuz bir hastalık bulaşma riski var yani o kene mene şu bu, son zamanlarda öldürücü şeyleri oldu artık. Erzincan'da falan insanlar öldü keneden. Sivrisineğin de şeyi aslında aynı o da mikrop taşıyor bataklıktan ürediği için. Orada mikrop varsa o sivrisinek de sana herhangi bir hastalığı bulaştırabiliyor. O anlamda insanların sağlığı açısından çok önemli bir konu aslında ve bunu herkesin dillendirmesi lazım. Yani görevli olan, yetkili olan, etkili olan insanların da bu konuda harekete geçmesi lazım, gelecek planı yapması lazım”
diye konuştu.
“BAŞIMIZA KÖTÜ BİR ŞEY GELMEDEN ÖNLEM ALMIYORUZ”
Mehmet Aydın ise konu için şöyle konuştu: “Benim çocukluğumda sineklik diye bir şey yoktu yani tahta camlar vardı, camlar açıktı, lambalar açıktı ne sivrisinek ne şey hiçbir şey bilmiyorduk yani. Bu sonradan artık barajlama, iklim değişikliği vesaire sivrisinek oldu. Bu ilaçlama yine 10-20 yıl önce hatırlıyoruz işte böyle nemli ve çok olduğu zaman belli bir saatlerde ilaçlanırdı, şimdi ilaçlanmıyor dedin de... Ben saat 3-4 civarı geldim işte bir araba, arabanın arkasına da bir makine öyle geziyor Nereye ilaçlıyorsa artık. Ben eskiden hatırlıyorum akşam belli bir saatlerde ilaçlarlardı. Bunun saati bellidir yani bilimsel bir şeyi vardır bunun; işte hangi saatte, hangi şeyde, hangi tarihte ilaçlanacağı mutlaka biliniyordur. Ben yine de söylüyorum ya bazı hizmetler "mış" gibi yapılıyor. Yani zamanında bir şey yapılsa bugün kimse şikâyet etmez. Demek ki işte görüyorsun kim bunun sorumlusu artık; bu bakan, tarım işiyle mi uğraşan işte neyse artık belediye mi valilik mi kim bakıyorsa ki belediyeyle alakalı, işte yağmurlar çok yağdı böyle. Bunun bilinmesi lazım orada şu tarihlerde ilaçlanması, şu saatlerde olması lazım denmesi lazım ama biz maalesef önce yaşıyoruz ondan sonra şikâyet ediyor toplum sonra yapıyoruz evet. Başta önlem alınmıyor, onun önleminin alınması lazımdı. Bundan daha vahimİ var şimdi, yağışlar oldu haberlerde görüyorum apartmanlarda artık yılanlar yakalanıyor. Şimdi her dönem bir hayvanın dönemi derler işte; işte örümcek dönemi, yılan dönemi, akrep. Şimdi yılan dönemi diyorlar mesela onunla da ilgili bir şey yapılıyor mu, yapılması lazım mı, nasıl bir önlem alınması lazım? Ben görüyorum günde iki üç tane yılanı o da görünen yılanı yakalıyorlar, demek ki artık apartmanlara bile girdiğine göre buna bir önlem alınması lazım artık ne yapılması lazım, vatandaşın bilinçlendirilmesi lazım ama maalesef o yok. Geçenlerde zehirli bir yılan yakalamışlardı itfaiyeci söylüyor:
"Bu zehirli bir yılan" diyor. Mesele yine sorumlularda, biz olmadan, başımıza kötü bir şey gelmeden maalesef önlem almıyoruz, gereğini yapmıyoruz maalesef.”
HANİFE SARI