Bakan Kurum, yaptığı açıklamada, 55 bin 500 konut, 10 bin 700 işyeri ve 13 bin köy konutunun inşasının tamamlanarak hak sahiplerine teslim edileceğini ifade etti. Malatya’nın tarihi ve kültürel kimliğinin korunarak modern şehircilik anlayışıyla yeniden şekilleneceğini belirten Kurum, Söğütlü Camii’nin ezan seslerinin yeniden yükseleceğini, Tarihi Bakırcılar Çarşısı, Şire Pazarı ve Kuyumcular Çarşısı’nın eski hareketliliğine kavuşacağını dile getirdi.
Özellikle Saray Mahallesi'nde oluşturulacak yeni yeşil alanlarla şehrin tarihi dokusunun korunacağını ifade eden Kurum, Niyazi Mısri ve çevre yoluna uzanan bölgelerde modern bir şehircilik modelinin hayata geçirileceğini söyledi. Malatya’nın ekonomik ve sosyal yapısının hızla toparlanacağını belirten Bakan Kurum, üretim, turizm ve istihdamın güçlendirilmesi için gerekli adımların atıldığını kaydetti.
Deprem bölgesinde inşasına başlanılmayan tek bir konut ve işyerinin kalmadığını belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişiklik Bakanı Murat Kurum, çalışmalarda hızlarını olabilecek en yüksek seviyeye çıkardıklarını söyledi. Bakan Kurum, “2025 yılı sonuna geldiğimizde Tarihi Bakırcılar Çarşısı, Şire Pazarı, Kuyumcular Çarşısı yeniden bereketle, huzurla, mutlulukla dolup taşacak” dedi.
Bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak için Malatya’ya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Malatya’da bir düğün salonunda gerçekleştirilen iftar programına katıldı.
Deprem sürecinde Malatya’da olduklarını kaydeden Bakan Kurum, her enkazın başında acı olmasına rağmen asla karamsarlığın olmadığına dikkati çekti.
“BÜYÜK BİR GURUR KAYNAĞI”
Sözlerine Malatyalıların Ramazan ayını kutlayarak başlayan Bakan Kurum, “Geriye baktığımda görev yaptığım süreler boyunca hemen hemen her Ramazan ayında Malatyalı hemşehrilerimizle bir araya gelmek nasip oldu. Bugün de bizi öz evladı, kardeşi gibi bağrına basan her bir Malatyalı kardeşime hoş geldiniz diyorum. Malatya bizim gönlümüzde de gözümüzde de bir tanedir. Çünkü Malatya eşi bulunmaz bir erdemliler hareketidir. Malatya ile aramızda hiç kopmayacak bir bağ, sonsuz bir muhabbet vardır. Ben 6 Şubat depremlerinde bu şehri bizzat gördüm. Fedakar babalarını, tevekküle dua eden annelerini gördüm. O gecelerde hangi enkazın başına vardıysak acı vardı ama hiçbir şekilde karamsarlık yoktu. Hüzün vardı ama pes etmek yoktu. Büyüklerimizin tavrında hep hikmet vardı. Dillerde Allah devletimize zeval vermesin duası vardı. Eğer sabır, inanç, umut ve vatan sevgisi bir şehir olsaydı emin olun o şehrin adı Malatya olurdu. 6 Şubat’tan bugüne Malatya’mızı bir an olsun yalnız bırakmadı. O gün bugündür ister Ankara’da olalım ister başka bir yerde olalım daima ayağımız, gözümüz, gönlümüz her zaman Malatyalı hemşehrilerimizle oldu. Malatyalılara özellikle hemşehrilerim diyorum çünkü 4 ay önce şeref madalyası olarak taşıyacağımız hemşehrilik beratını bizlere verdiniz ben bu vesileyle hem kıymetli başkanımıza hem de meclis üyelerimize çok teşekkür ediyorum. İnsanlar birbirlerine memleket neresi diye sorduğunda cevap genelde kısa olur. Ama bana sorulduğuna benim cevabım epey uzun oluyor. Zira yaralarını sardığımız, gönüllerini aldığımız her yer bizim memleketimiz oldu. Bu anlamda ben Gaziantepliyim, Maraşlıyım, Adıyamanlıyım, Hataylıyım, Artvinliyim, Kastamonuluyum, Rizeliyim, Manavagat’daki yangında Manavgatlı oldum. İzmir depreminde İzmirli oldum ve yine 2020 depreminde Elazığlı, Malatyalı olduk. Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı ve aynı zamanda sorumluluğumuzu da artırıyor” şeklinde konuştu.
“OLABİLECEK EN YÜKSEK SEVİYEYE ÇIKARDIK”
Depremin izlerini hız kesmeden silmeye devam ettiklerini dile getiren Bakan Kurum, “Hayalimiz Malatya’mız çok daha güzel bir sabaha uyansın diye canla başla çalışmak. Malatya’mızla beraber şu anda 11 ilimizde 3 bin 981 şantiyede 100 binlerce mimar, mühendis ve işçi kardeşlerimizle birlikte 7 gün 24 saat inşa ve ihya nöbeti tutuyoruz. Emsalsiz bir gayret gösteriyoruz, hep birlikte teslim ettiğimiz konut sayısını eylül ayında 100 bine, ekim ayında 130 bine, kasım ayında 155 bine ve ocak ayında da Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleri ile Malatya’mızda 201 bine ulaştırdık. Bugün artık deprem bölgesinde inşasına başlamadığımız tek bir konutumuz, tek bir işyerimiz kalmadı. Şu anda hızımızı olabilecek en yüksek seviyeye çıkardık inşallah yılbaşına kadar 2025 yılı sonunda 11 ilimizde söz verdiğimiz gibi hak sahibi 453 bin vatandaşımıza bağımsız bölümleri bitirip konutlarımızı, işyerlerimizi teslim etmiş olacağız. Her zaman verdiğimiz sözü bir kez daha buradan tekrar etmek istiyorum. 11 ilimizde yuvasına kavuşmayan, işyerini açmayan tek bir depremzede kardeşimizi bırakmayacağız” ifadelerine yer verdi.
“HUZURLA, MUTLULUKLA DOLUP TAŞACAK”
Malatya’da ekonominin yeniden canlanacağını kaydeden Bakan Kurum, “2025 yılı sonuna geldiğimizde Malatya’mızda söz verdiğimiz gibi 55 bin 500’ü konut olmak üzere 10 bin 700’ü işyeri ve yine 13 bin köy konutu olmak üzere 79 bin bağımsız bölümü sizlerin destek ve duaları ile teslim etmiş olacağız. Malatya’daki tüm çalışmalarımız bittiğinde Söğütlü Camii’nin minaresinin ezan sesleri semaya yeniden yükselecek. Tarihi Bakırcılar Çarşısı, Şire Pazarı, Kuyumcular Çarşısı yeniden bereketle, huzurla, mutlulukla dolup taşacak. Malatya’nın tarihi dokusu o Saray Mahallesi’ndeki yeni yeşil alanlarımızla birleşecek ve kadim geçmişimiz burada modern şehircilikle yeniden buluşacak. Niyazi Mısri ve çevre yoluna uzanan bütün alanlara baktığımızda geniş bir alanda örnek bir şehircilik modelini Malatya’mıza kazandırmış olacağız. Burada ekonomi yeniden canlanacak, üretimi, turizmi ve istihdamı da hep birlikte yeniden güçlendireceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZ BÜYÜK BİR PRANGADAN DAHA KURTULACAK”
Terörle mücadele kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Kurum, “Türkiye 23 yıl önce hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı uzun bir yola çıktı. Önce hep birlikte kabuğumuzu kırdık. Sonra yıllarca göz ardı edilmiş gönül coğrafyamızla yeniden buluştuk. Bu süreçte terörle mücadelede de yeni bir adım atarak terörü kaynağında kurutacak çok önemli tarihi müdahaleler yaptık. Bunda da başarılı ve şimdi de terörün tamamen bitmesini istiyoruz. Terörsüz bir Türkiye için çok özel, çok kıymetli bir döneme giriyoruz. Bu süreçte de devletimiz attığı adım ile yapmış olduğu kararlı duruşla muvaffak olacaktır. Sayın Devlet Bahçeli’nin desteği ile Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz büyük bir prangadan daha kurtulacak. Özetle Türkiye terör belasından tamamen kurtulduğu, ekonomisinin her açıdan düzeldiği deprem bölgesinin tamamen ayağa kalktığı bir döneme doğru hızla ilerliyor. Ülkemiz devleti ve milleti ile böyle güzel bir döneme yürürken muhalefet ne yapıyor? Dünya değişiyor dönüşüyor ama bunların koltuk kavgaları asla bitmiyor. Yüzlerini aziz milletimize dönemiyorlar” diye konuştu.
“201 BİN KONUTU DİLİNE DOLUYOR”
Son olarak muhalefete seslenerek depremzede vatandaşların istismar edilmesine müsaade etmeyeceklerini söyleyen Bakan Kurum, “Depremzede vatandaşlarımızın ne sorunu varsa çözmeye çalışıyoruz ama bu muhalefet partisinin deprem bölgesinde çakılı tek bir çivisi yok, tek bir eserleri yok ve dönüp depremzede vatandaşlarımıza bakmıyorlar. Ne demişler tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz. Ben bu bölgenin evladıyım, beni iyi tanıyorsunuz. Mesaimizi büyük bir oranda deprem bölgesinde geçiriyoruz. Vatandaşlarımı yuvalarına bir saat, bir dakika erken kavuşsun diye hep birlikte burada valimizle, belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle hep birlikte gece gündüz çalışıyoruz. CHP'nin gölge Genel Başkanı bu bölgede eksik bulamıyor, eksik uyduruyor. Yalan yanlış hikayeler anlatıyor. Biz cevabını verince de yalan ortaya çıkınca da ‘Sana demedim ki' diyor. Yetmiyor gittiği her yerde bu bölgede yaptığımız 201 bin konutu diline doluyor. Bunu neden yaptığını ben çok iyi biliyorum. Buranın, deprem bölgesinin gelişmesinden rahatsızlar. Deprem bölgesinin büyümesinden depremzede kardeşlerimizin evine girmesinden rahatsızlar çünkü bunlar deprem bölgesini hep siyaset malzemesi yaptılar. Şimdi bu işler bitince Malatya, 11 il huzura kavuşunca ellerinden bu malzeme alınmış olacak. Ondan dolayı endişeliler, sıkıntı içindeler. Biz dedik ki bu muhalefet emin olun 201 bin konutun maketini bile yapamaz. Şimdi maketini bile yapamazlar sözümü geri alıyorum. Çünkü maket yapmak bile bir vizyon ister, bir bakış açısı ister, bir tasarım zekası ister. Sözümden vazgeçiyorum ve diyorum ki siz bu eserlerin değil maketini yapmak hayalini bile kuramazsınız. Size deprem bölgesini siyasi malzeme yaptırmayacağız. Buradaki kardeşlerimizi, depremzede hemşerilerimizi istismar etmenize müsaade etmeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar olduğu gibi yine depremzede bölgemizde kardeşlerimize verdiğimiz sözlerimizi tutmaya devam edeceğiz. Biz kimseye aldırmadan, kafamıza takmadan yolumuza devam edeceğiz. Devletimizin afetzede kardeşlerimize uzanan eli olmaya ve bu güzel milletin hizmetkarı olmaya devam edeceğiz. Rabbim ettiğimiz duaları kabul etsin, birliğimiz, beraberliğimiz hep daim olsun” açıklamasında bulundu.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ