Vücudumuz açısından oldukça önemli olan ayak sağlığı, insan sağlığını çok yakından ilgilendirir. Ayaklarda meydana gelen sorunlar zamanla duruş bozukluklarına, kas-iskelet sisteminde problemlere ve günlük hayat kalitemizde düşüşe neden olurken, bu uzva dikkat etmek oldukça önem arz eder. Podolog Şevval Yılmazer, ayak sağlığıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Yılmazer, genellikle batık tırnak, mantarlı tırnak, topuk çatlağı, nasır, siğil, düz ve çukur taban gibi ayak sorunları olduğunu belirtti.
“YARALARIN İYİLEŞME SÜRECİ DAHA UZUN VE ZORLU OLABİLİR”
Diyabet hastalarında ayak sağlığının önemine değinen Yılmazer, “Diyabetik hastalarda ayak sağlığı, sağlıklı yaşamı korumak için çok önemlidir. Diyabetin getirdiği dolaşım ve sinir hasarı nedeniyle bu hastalarda yaraların iyileşme süreci daha uzun ve zorlu olabilir. Ayak problemlerini önlemek adına düzenli medikal ayak sağlığı, uzuv kayıplarını engellemenin en etkili yollarından biridir. Bu bakımların aylık periyodik olarak yapılması, sorunları erken aşamada tespit ederek çözme imkânı sunar. Ayrıca, diyabetli bireylerde ortaya çıkan basit bir yara bile ciddi sonuçlara yol açabileceğinden ayak sağlığı konusundaki hassasiyet büyük önem taşır” şeklinde konuştu.
“AYAK YAPISINDA BOZULMALARA NEDEN OLABİLİR”
“Ayak sağlığını yanlış ayakkabı seçimi, genetik faktörler, vücuttaki sistemsel rahatsızlıklar ve hatta bazı günlük alışkanlıklar bile ayak sorunlarına yol açabilir” diyen Yılmazer, “Özellikle dar veya topuklu ayakkabı giymek, ayak yapısında bozulmalara neden olabilir. Ayakkabı kesimi, ayak parmaklarının sıkışmasına ya da ayakta basınç noktalarının değişmesine sebep olur ve bu da nasır, ağrı, deformasyon gibi sorunları tetikler. Yüksek topuklu veya dar ayakkabılarla yürümek zorlaşır ve ayaklardaki basınç dağılımı dengesizleşir. Bu tür sorunlar zamanla kalıcı hale gelebilir ve günlük hayatı olumsuz etkileyebilir. Ayakkabıların doğru seçilmesi bu nedenle oldukça önemlidir” diye konuştu.
“TIRNAK PROBLEMLERİ GÖRÜLÜR”
Genetik yatkınlıkların da ayak sorunlarına neden olduğunu söyleyen Yılmazer, “Ayak sorunlarının diğer bir önemli nedeni genetik yatkınlıklardır. Bazı kişilerde kalıtsal olarak daha hassas cilt yapısı, ayak şekli ya da tırnak problemleri görülür. Ayrıca, vücuttaki bazı sistemsel hastalıklar da ayak sağlığını doğrudan etkileyebilir. Örneğin bel fıtığı olan bireyler, doğru basamama sonucunda ayaklarında nasır oluşumu gibi problemler yaşayabilirler. Yine, ayak tabanının kemik yapısındaki bozukluklar veya sinir sistemine ait sorunlar, ayaklarda basınca bağlı hasarların daha sık yaşanmasına yol açabilir. Bu durumlarda ayak sağlığına özen göstermek ve gerektiğinde ortopedik destekler kullanmak gerekir” söyleminde bulundu.
“TOPLU KULLANIM ALANLARI RİSK OLUŞTURABİLİR”
Toplu kullanım alanlarında bazı enfeksiyonların bulaşabileceğini belirten Yılmazer, “Toplu kullanım alanları da ayak sağlığı açısından risk oluşturabilir. Havuz, deniz, hamam gibi yerlerde başkalarına ait ayak hastalıkları bulaşabilir. Özellikle mantar enfeksiyonları, ayak ve tırnak sağlığını olumsuz etkileyen yaygın sorunlardan biridir. Ortak alanların yanı sıra, başkasına ait ayakkabı veya terlikleri giymek de mantar bulaşma riskini artırır. Mantarlı bir tırnağın bulaşmasında genetik yatkınlık bir etken olabilse de, çoğu zaman uygun olmayan ayakkabı seçimi veya travmalar, örneğin, ayağa ağır bir şey düşmesi veya ayağın bir yere çarpması, sonucu ortaya çıkabilir. Bu nedenle kişisel hijyen alışkanlıklarına dikkat etmek büyük önem taşır. Başkasının çoraplarını giymekten kaçınmak, ayak hastalıklarının bulaşma riskini azaltmada önemlidir” ifadelerine yer verdi.
“DAR VE TOPUKLU AYAKKABI GİYMEKTEN KAÇINILMALI”
“Ayak sağlığını korumak adına günlük hijyen alışkanlıklarına özen göstermek gerekir” diyen Yılmazer, sözlerine şöyle devam etti:
“Günlük olarak çorap değiştirmek, başkasının çorabını ya da ayakkabısını giymemek, ayak sağlığını korumada temel kurallar arasındadır. Tırnakları düz kesmek, ayakların kurumasını önlemek için nemlendirme yapmak gibi basit önlemler, ileride oluşabilecek ayak sorunlarının önüne geçer. Dar veya topuklu ayakkabılardan kaçınılmalı, ayakkabının topuğunun 1-2 santimetre yüksekliğinde olması ve tabanının ayak parmaklarının rahat edeceği şekilde düz ve geniş olması önerilir. Aynı zamanda ayakkabıda, en uzun ayak parmağından bir parmak boşluk kalacak şekilde rahat bir alan bırakılmalıdır. Ayakkabı tabanlarının rahat, ortopedik ve ayağın doğal şekline uygun olması ayak sağlığı açısından oldukça önemlidir.”
“TABANLIKLAR YÜRÜME BOZUKLARINI DÜZELTMEYE YARDIMCI OLUR”
Uzun süre ayakta kalanlar için tabanlık seçiminin hayati öneme sahip olduğunu kaydeden Yılmazer, “Ayakkabı tabanında jel tabanlıklar yerine, kişiye özel tabanlıklar kullanmak da ayak sağlığını korumada önemli bir role sahiptir. Özellikle uzun süre ayakta kalan veya yürümek zorunda olan kişiler için tabanlık seçimi hayati önem taşır. Standart jel tabanlıklar yerine kişinin ayak yapısına ve basış şekline göre özel olarak üretilen tabanlıklar, ayakların doğal hareketini destekler ve doğru basma pozisyonunu sağlar. Ayak analizi yapılarak hazırlanan bu tür tabanlıklar, yürüme bozukluklarını düzeltmeye yardımcı olur ve ayağa binen basıncı eşit şekilde dağıtarak olası sorunların önüne geçer. Kişiye özel tabanlıklar, ayakların sağlıklı kalmasını sağlayarak, uzun vadede daha rahat bir yaşam sürdürülmesine katkıda bulunur” açıklamasında bulundu.
“AYAK SAĞLIĞI DÜZENLİ OLARAK YAPILMALI”
Yılmazer, ayak sorunu yaşayanların evde uygulayabilecekleri bir tedavi yönteminin bulunmadığını belirterek, “Ayak sorunlarını önlemek adına belirli önlemler almak oldukça önemlidir. Düzenli olarak bakım yapılması, ayakların hijyenine dikkat edilmesi ve doğru ayakkabı seçimi ile birçok sorunun önüne geçilebilir. Kliniğimizde sadece mevcut sorunları tedavi etmekle kalmıyor, aynı zamanda olası ayak problemlerini de önceden tespit ederek erken müdahale imkânı sunuyoruz. Her 40-45 günde bir yapılan düzenli bakım, oluşabilecek problemlerin erken teşhisi ile ileride ortaya çıkabilecek komplikasyonların önüne geçilmesini sağlar. Ayak sağlığı yalnızca sorunlar ortaya çıktığında değil, sağlıklı ayaklara sahip olmayı sürdürebilmek için de düzenli olarak yapılmalıdır” dedi.
muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN