Aşure yapmakta lüks oldu

Bin yıllardır sofraları bereketlendiren, paylaşmanın ve birlikteliğin simgesi olan aşure, artan maliyetler nedeniyle adeta lüks bir tatlı haline geldi. Geçmişte komşuya tabak tabak dağıtılan aşure, bugün birçok ailenin bütçesini zorlayacak seviyeye ulaştı. Hem manevi anlamı hem de ekonomik boyutuyla aşure geleneği zorlu bir sınavdan geçiyor.

GÜNCEL - 07-07-2025 12:42

Aşure, İslam inancında Muharrem ayının 10. günü yapılan, kökeni Hz. Nuh’a kadar dayandırılan, yüzlerce yıllık bir tatlı. Rivayete göre, Nuh Tufanı sonrası gemide kalan son malzemelerle yapılan bu karışım; bolluk, bereket ve dayanışmanın simgesi olarak Anadolu’nun dört bir yanında yüzyıllardır yaşatılıyor. Aşure; dinî bir ritüel olmanın ötesinde, komşuluk ve insanlık ilişkilerinin güçlendiği, evlerin birbirine tatlı tabaklarıyla açıldığı özel bir gelenek.

Anadolu’da “aşure kaynayan evden bereket eksik olmaz” denir. Muharrem ayında yapılan aşure, komşuya, akrabaya, yoksula dağıtılır; küsler barışır, kapılar çalınır, çocuklar heyecanla tencerelerin başında tabak beklerdi. Fakat bu köklü gelenek, son yıllarda yükselen hayat pahalılığı ve artan gıda fiyatları nedeniyle sekteye uğramaya başladı.

MALZEME LİSTESİ UÇTU, AŞURE YAPMAK ZORLAŞTI

Aşure, bereketi ve çeşitliliğiyle bilinen bir tatlı. İçerisinde buğday, nohut, fasulye gibi bakliyatların yanı sıra, kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm, ceviz, fındık, nar, karanfil ve tarçın gibi onlarca malzeme bulunuyor. Özellikle Malatya gibi kayısı ve ceviz üretim merkezlerinde bile bu ürünlerin fiyatlarındaki artış dikkat çekiyor.

2025 yılı itibarıyla aşure tenceresine giren temel malzemelerin kilogram fiyatları şu şekilde: Buğday: 40-50 TL, Nohut: 60-70 TL, Fasulye: 70-80 TL, Kuru Kayısı: 200 TL, Kuru İncir: 220-280 TL, Ceviz İçi: 400-500 TL, Fındık: 450-550 TL, Kuru Üzüm: 120-160 TL, Nar: 30-40 TL (adet başı), Şeker: 40-50 TL (kg) Bir orta boy tencere aşure yapmak için yaklaşık 3-4 kilogram malzeme gerekiyor. Sadece bakliyat ve kuru yemiş maliyeti bile ortalama bin 500-2 bin TL’yi buluyor. Üstüne enerji ve işçilik maliyeti de eklenince, aşure kaynatmak geçmiş yıllara göre oldukça yüksek maliyetli bir iş haline geldi.

PAYLAŞIM ZORLAŞTI, GELENEK DEĞİŞİYOR

Geçmişte komşuya 10-15 tabak aşure dağıtmak adettendi. Fakat günümüzde birçok aile, ya sadece kendi evinde tüketecek kadar yapıyor ya da tamamen vazgeçiyor. Bazı aileler ise tencereleri küçültüp sadece yakın çevreyle paylaşmayı tercih ediyor. Malatya’da aşure geleneğini yaşatmaya çalışan Zahide Başgül, “Eskiden koca bir kazan kaynatırdık, komşulara dağıtırdık. Şimdi malzeme almak imkânsız. Kayısıyı bile tane ile alıyoruz. Bir tencere yapıyoruz, çocuklara ve komşu Hatice ablaya götürüyoruz, o kadar” şeklinde konuştu.

Aşure, sadece tatlı değil, kültürümüzün, inancımızın ve dayanışma ruhumuzun somut bir ifadesi. Fakat yaşanan ekonomik koşullar, bu köklü geleneği bile zorlamaya başladı. Geçmişte bereketin ve paylaşmanın adı olan aşure, bugün birçok aile için lüks haline gelmiş durumda. Yine de Anadolu insanı şartlar ne olursa olsun, az da olsa aşuresini yapıp komşusuyla paylaşmanın yolunu arıyor. Belki büyük tencereler değil ama küçük tabaklarla, bu güzel gelenek yaşatılmaya çalışılıyor.

MUHABİR: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ

Günün Diğer Haberleri