Arapgir’in eski adı Daskuza olup, yerleşim tarihi M.Ö. 1200’lere kadar uzanıyor. Bölgede sırasıyla Asurlar, İranlılar, Danişmentliler, Anadolu Selçukluları, Moğollar ve Karakoyunlular hüküm sürdü. 1515 Çaldıran Savaşı sonrasında Osmanlı egemenliğine geçen Arapgir, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Sivas Valiliği’ne bağlı sancak merkezi olarak tarih sahnesinde yer aldı.
TARİHİ CAMİLERİ VE KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİYLE ÖNE ÇIKIYOR
Arapgir, birçok tarihi cami ve yapıya ev sahipliği yapıyor. 14. yüzyıla ait Ulu Camii, Akkoyunlular döneminde inşa edilen Yeni Camii, 1694 tarihli Cafer Paşa Camii ve 1823 tarihli Gümrükçü Osman Paşa Camii bunlardan sadece birkaçı. Eski Arapgir’de ise Hanikah, Osman Paşa Hamamı, Çarşı Hamamı ve Harap Pazar harabeleri gibi tarihi eserler ziyaretçilerini bekliyor.
DOĞAL GÜZELLİKLERİYLE DİKKAT ÇEKİYOR
Coğrafi yapısı gereği yaz aylarında hareketli, kış aylarında ise çetin iklim koşulları nedeniyle daha sakin olan Arapgir, doğaseverler için de önemli bir durak. Miran Çayı kıyısı, Berenge Deresi Vadisi ve Kaynarca Bölgesi ilçenin doğal güzellikleri arasında bulunuyor.
63 MAHALLEYE SAHİP
Arapgir, Düzce, Meşeli, Çobanlı, Çimen, Yazılı, Alıçlı gibi toplam 63 mahalleden oluşuyor. İlçe halkı geleneklerine sıkı sıkıya bağlı yapısıyla dikkat çekerken, 2000 yılı itibarıyla yüzde 99 okuma yazma oranına ulaşmış durumda. Hem tarihi hem de doğal dokusuyla Arapgir, Malatya’nın saklı kalmış değerlerinden biri olmaya devam ediyor. Restorasyon çalışmalarıyla ayağa kaldırılan tarihi yapılar ve doğa yürüyüşleriyle ünlü vadileriyle Arapgir, bölge turizmi için önemli bir potansiyel barındırıyor.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT