Akçin: Asıl kriz inşaatlar bitince başlayacak

Malatya’nın tekstil ve kayısı olmak üzere iki ekonomik ayağının olduğunu söyleyen MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin, bu iki ekonomik sektöründe çökme aşamasında olduğunu belirtti. Akçin, “Şu anda inşaatlar olmasa biz Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sıkıntının 10 katını hissedecektik. 2026 yılının 6’ncı ayında inşaatlar bittiği zaman gerçeklerle baş başa kalacağız” dedi.

GÜNCEL - 16-12-2025 13:05

Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut tarafından hazırlanıp sunulan ve BUSABAH TV youtube kanalında yayınlanan Haftanın Nabzı programının bu haftaki konuğu Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin oldu.

Malatya ekonomisinin masaya yatırıldığı programda önemli açıklamalarda bulunan MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin Malatya ekonomisini deprem öncesi ve deprem sonrası süreç olarak 2 şekilde değerlendirdi.

“İHTİYACIMIZ OLMAYAN YARDIMLARI BİRİKTİRMEDİK”

MÜSİAD olarak deprem sürecinde gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi veren Akçin,

“MÜSİAD depremin olduğu ilk andan itibaren sahadaydı. İhtiyaçlar doğrultusunda yardım akışları gerçekleştirildi. MÜSAİD o süreçte en hızlı lokasyon alan derneklerin başında geliyor. MÜSİAD olarak ilk günlerde vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu gıda ve barınma yardımlarını ihtiyaç sahiplerine dağıttık. Yüzlerce TIR yardımlar geldi ve bu yardımları ciddi bir koordinasyonla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırdık. İhtiyacımız olmayan yardımları biriktirmedik hemen hangi belediyenin ihtiyacı varda oraya yönlendirdik. Biz bir yardım kuruluşu değiliz ama bu şehre karşı bir sorumluluğumuz var. Yardım faaliyetlerimiz bir ay boyunca devam etti”

şeklinde konuştu.

Malatya ekonomisi hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunan Yunus Akçin, Malatya’nın depremden önce de çok kötü bir ekonomiye sahip olduğunu vurguladı.

“GAZİANTEP’İN BAŞARISINI MALATYA’NIN İSE BAŞARISIZLIĞINI GÖSTERİYOR”

Malatya’nın Türkiye’nin en büyük 28’inci şehri olmasına rağmen ekonomide 62’nci sırada olduğunu dile getiren Akçin,

“Depremden önce son 20 yılda yerel aktörler, sivil toplum örgütleri, belediye başkanları, oda başkanları, meslek örgütleri şehri kalkındıramadı. Çünkü istişare mekanizması yok. Kısır çekişmelerle bir istişare mekanizması kurulmadan, şehre 20-30 yıllık projeksiyon ile bakamadık ve ekonomimiz çok kötü bir boyuta gitti. 2004 yılında Malatya ihracatı 350 milyon dolar. Gaziantep’in ihracatı 850 milyon dolar. Yaklaşık 2,5 katı. 20 yıl sonra 2023-2024 yıllarında Malatya ihracatının yakaladığı en yüksek rakam 450 milyon dolar. Gaziantep’in ihracatı ise 12 milyon dolar. Bu süre zarfı içerisinde aradaki fark Gaziantep’in başarısını Malatya’nın ise başarısızlığını gösteriyor. Malatya’nın 2 tane ekonomik ayağı var. Birinci ekonomik ayağımız tekstil sektörü. Tekstil sektörü Malatya istihdamının yüzde 50’sini oluşturuyor. İkinci ekonomik ayağımız ise kayısı. Kayısı da Malatya ekonomisinin yüzde 70’ini oluşturuyor. Biz yıllardır ekonomiyi çeşitlendirememiş, farklı sektörlerden pay alamamış bir şehiriz. Günümüzde tekstil sektörü ülke genelinde konfeksiyon anlamında bitmek üzere. Kayısıda da 12 Nisan’da meydana gelen zirai don sonrası ekonominin yüzde 70’i çöktü. Şu anda inşaatlar olmasa biz Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sıkıntının 10 katını hissedecektik. 2026 yılının 6’ncı ayında inşaatlar bittiği zaman gerçeklerle baş başa kalacağız”

ifadelerine yer verdi.

“KAYISIMIZI OLDUĞUNDAN DAHA DEĞERLİ BİR HALE GETİRELİM”

Kayısının hak ettiği konuma çıkarılamadığını söyleyen Akçin,

“Milletvekilleri bizden bir meyve suyu fabrikası kurmamızı bekliyor ama Malatya’da meyve suyu fabrikası kuran bir firma batar. Bir meyve suyu fabrikasının yatırım maliyeti çok yüksek. Her bir meyve grubundan en az 10 bin ton meyve işlemesi lazım. Sadece bir ayda kayısı işlemesi yapıldığında geri kalan 11 ayda ne yapılacak? Bu nedenle meyve suyu fabrikaları lojistik anlamda en doğru yere kurulur. Mesela Isparta bölgesi. Bu işin yapılaması için ham madde kaynaklarına yakınlık önemli. Malatya’da kayısının gelişimi için bize bir bütçe lazım. Bu bütçeyi kullanmak için ihracat yapan firmalarımıza parayı da biz veriyoruz, bunu kanunlaştıralım, güzel bir yönetim kurulu oluşturalım, bu yönetim kurulu kayısının AR-GE çalışmasından dünya pazarındaki tanıtımına kadar bütün misyonunu üstlensin ve kayısımızı olduğundan daha değerli bir hale getirelim. Kayısıdan elde edilen gelir çok düşük bu gelir ile şehrimizi kalkındıramayız. Çok güzel bir ürünümüz var bu ürünü ekonomik anlamda kıymetli hale getirmemiz lazım”

diye konuştu.

“VALİMİZİN DİRAYETİ ÇOK ÖNEMLİYDİ”

Malatya ekonomisinin çöküş sürecinde olmasının bir nedenini de sanayi sitelerinin geliştirilmemesine bağlayan Akçin,

“Deprem sonrası inşaatlarla birlikte şehirde ekonomik anlamda bir hareketlilik var ama bu geçici bir durum. Şu anda Malatya ekonomisinin bu halde olmasının bir sebebi var, biz küçük sanayileri geliştiremedik. En son sanayi sitesi Özsan Sanayi Sitesi 1978’de yapıldı. 2000 yılından Konya’da 50’den fazla sanayi sitesi yapılmıştır, Kayseri, Antep’te yine aynı şekilde ama biz 25 yıldır bunu kaçırdık. Şu an Küçük Sanayi Sitemiz çok ağır hasarlı ve inanların can güvenliği olmadan çalıştığı bir yer. Küçük Sanayi Sitesinin yüzde 90’ı ağır hasarlı. Bu esnaflarımızın bir an önce Altay Kışlası’nda yapılan yeni yere taşınmaları lazım. Bu anlamda Valimizin dirayeti çok önemliydi”

ifadelerini kullandı.

“MALATYA’DA BUNA ÇOK DİKKAT ETMEMİZ LAZIM”

Malatya menfaatinin öne çıktığı kararlar alınması gerektiğini kaydeden Yunus Akçin,

 “Malatya’da ortaya koyduğumuz kıymetli bir fikir veya değer yok. Biz tamamen gündelik çekişmelerle süreci götürüyoruz. Bir grup ‘Küçük Sanayi Sitemizi elimizden alacaklar’ diyor devlet bugüne kadar kimin 1 metrekare yerini almış? Depremden sonra şehrimiz çok farklı bir yapı almaya başladı. Depremi ve depremzedeyi kullanarak iş yapan STK’lar ortaya çıktı. Benim alanım kendi üyelerimi korumaktır ve ben sürekli üyelerimi ziyaret ediyorum. Ben konteyner çarşıya gidip esnaflara ne sorununuz var diye soramam çünkü ben belediye başkanı değilim. O konteyner çarşıyı zaten belediye başkanı, vali, milletvekilleri de geziyor çünkü onların ilgi alanı. Ben oraya gidersem kendi alanımdan çıkmış olurum. Bizim Malatya’da buna çok dikkat etmemiz lazım. Geçen gün Şire Pazarı’nda yeterli dükkan yok denildi. Şire Pazarı’nın toplam 26 bin metrekare parsel alanı var. Yeni yapılan Şire Pazarımız 300 dönümün üzerinde. Şire Pazarının ana yetkili organı Ticaret Borsasıdır. Eski Şire Pazarı’nda bir dernek var 10-15 üyesi onu muhatap alıp onunla konuşuyorlar. Diğer tarafta başka bir dernek kurulmuş onu muhatap alıyorlar. Siz ana yetkili kişiyi değil de 10-15 üyesi olan kişiyi muhatap alırsanız bu iş yürümez. Biz kişisel menfaatlerin ön plana çıkmadığı, Malatya menfaatinin öne çıktığı kararlar almalıyız”

açıklamasında bulundu.       

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ

         

Günün Diğer Haberleri