Kent genelinde olduğu gibi Akçadağ ilçesinde de düğün merasimde ortaya çıkan bazı gelenek ve görenekler o günü özel kılmaktadır. Bu gelenek ve göreneklerde dikkat edilen hususlar ve daha fazlasına bu haberimizde yer verdik. Buna göre bakın ilçede düğün günü neler yapılmaktadır?
DÜĞÜNE HAZIRLIK SÜRECİ
Akçadağ’da düğün sabahı erkenden kalkan düğün sahipleri gelen akraba ve komşularla iş paylaşımı yaparlar. Düğüne gidecek arabalarla, yemeği yapacak aşçıyla, mevlit okuyacak hocayla ilgili işlerle kimlerin ilgileneceği belirlenir, işbölümü yapılır. Damat, arkadaşları ve sağdıcı olduğu halde bir odada oturur ve akşamdan haber verilmiş bir berber gelerek damat tıraşı yapar. Berber damattan yüklü bir ücret aldığı gibi çevresindekilere de tepsi tutar, onlar da biraz para atarlar.
Cumartesi ve Pazar günü sağdıçla ve arkadaşlarıyla birlikte olan damada ‘bir günlük beylik beyliktir sen emredeceksin biz yapacağız’ diyerek hiçbir iş yaptırılmaz. En küçük istekleri bile sağdıç ve arkadaşları tarafından yerine getirilir. Kelimenin tam anlamıyla bir bey gibi hizmet edilir. Damat traş olup damatlık elbiselerini giydikten sonra gelini alarak öğlen sırasında evde olacak bir zamanda mümkünse kız evi ile de haberleşip orasının da hazır olacağı bir zamanda arabalarla kız evine doğru yola çıkılır.
GELİN ALMA
Düğüncüler kız evine ulaşınca, kız evi kızları gideceği için, ayrılıktan dolayı üzgün bir tavır takınır. Gelin babasının ve annesinin elini öper, kardeşleriyle helalleşir. Gelinin erkek kardeşi o yoksa kardeşi yerine sayılan amcası oğullarından birisi kuşağını bağlar. Hüzünlü bir ortam oluşur. Genellikle gelin, annesi ve akraba kadınlar sessizce ağlarlar. Babalar ve kardeşler de ağlamaklı olurlar. Erkek tarafından birkaç kişi gelini evden çıkarmak üzere evin kapısına gelirler. Kapıyı kızın akrabalarından birisi kilitler ve açmaz. Kapı arkasından bahşiş ister. Bu kişiyle küçük bir pazarlıktan sonra bir bahşiş verilerek kapı açtırılır. Damat da gelir ve gelini koluna takarak düğün arabasına biner. Arabada gelin ve damattan başka sağdıçlar ve genellikle bir aile dostu olan şoför bulunur.
GELİN GEZDİRME
Her yerde gelin alındıktan sonra belirli bir güzergahta bir tur atılır. Akçadağ ilçe merkezi için bu güzergah genellikle Akçadağ-Malatya- Kayseri yol ayrımına 7 km kadar gidip gelme veya ilçe içerisinde mahallelerde bir tur atma şeklindedir. Bazı köylerde veya bazı aileler gelinle damadı bazı ziyaret yerlerine götürür, dua ettirirler. Mesela Örükçü civarındaki köylerde birçok aile gelinle damadı Örükçü köyündeki Şeyh Ali'nin türbesine götürürler. Bunun gibi her yerleşim biriminin bir gelin gezdirme güzergahı vardır. Düğün konvoyunun geçeceği güzergah genellikle belli olduğu için çocuklar ve gençler, bazen de damadın yakın arkadaşları gelin arabasının önünü keserler ve sağdıçtan bahşiş alırlar. Düğün konvoyları ülkenin her tarafında olduğu gibi ilçede de sorumsuz kişilerin yarış yapma veya öne geçme inatları yüzünden zaman zaman kazalara sebep olmakta; düğünün neşesini kaçırmaktadır. Gelin ve damat arabadan indikten sonra sağdıçlarıyla birlikte evin kapısına yönelirler.
GELİN KARŞILAMA
Bu sırada bir kişi tüfek veya tabancayla birkaç el ateş eder. Gelinle damadın başlarına buğday, şeker, kuruyemiş saçılır. Evin kapısının önünde bir testi kırılır. Gelinle damadın başının üzerine bir Kur'an tutulur, altından geçerek eve girmeleri sağlanır. Ayrıca bir kadın da ayna tutar. Ayna tutmanın anlamı çoğalmaktır. Gelinle damat aynada çoğaldıkları gibi çocukları olup çoğalsınlar, soyları devam etsin anlamı taşır. Gelin ve damat eve alınarak bir odada yan yana otururlar. Sağdıçları da yanlarında bulunur. Bunun yanında toplanan misafirler birlikte okunan mevlidi dinlerler. Arkasından düğün yemeği verilir. Bu yemekte genellikle Akçadağ Pilavı verilir. Genellikle aşçı, bazen de başka bir arkadaşı damada ayrı bir tepsi içerisinde yemek götürür ve damattan veya sağdıcından bahşiş alır. Erkeklerden sonra kadınlara yemek verilir. Kadınlar da yemeklerini yedikten sonra gelin ve damada takılarını takarlar. Erkek misafirler kalkarken damat ile babası, ağabeyi veya amcası çıkış yolu üzerinde durarak tebrikleri kabul ederler. Misafirler iyi dileklerini belirterek ayrılırlar. Genç evlilere hediye verecek kişiler genellikle hanımlarıyla birlikte gelirler. Birçok köyde misafirler düğün evinden ayrılırken oraya bırakılan bir kutu içerisine para atarlar. Bu para verilen yemeğin masraflarına bir katkı olması amacını taşımaktadır. Misafirler ayrıldıktan sonra düğün evinde yakın akrabalar ve damadın yakın arkadaşları kalır. Bunlar da birkaç günden beri düzeni bozulan düğün evini toparlayıp küçük bir temizlik yapar.
NİKAH VE MEHİR
İkindi namazından sonra veya akşam yemeği verildikten sonra bir imam eve davet edilerek dini nikah kıyılır. Ailelerden birkaç şahit huzurunda imam, gelin ve damadı karşısına oturarak dini açıdan evlenmenin önemi, erkek ve kadının görev ve sorumlulukları, zorluklara birlikte göğüs germeleri gerektiği konularında öğütlerde ve nasihatlerde bulunur. Bu sırada gelinin dini olarak mehiri belirlenir. Mehir erkeğin kadına dinen vermesi gereken para veya eşyadır ve erkek ödemek zorundadır. Bu tamamen kadının hakkıdır. Nikahı kıyan imama yemek ve bazı hediyeler verilerek uğurlanır. Resmi nikah ise genellikle daha önceden yapılmış olurdu. Çok nadir resmi nikah sonradan yapılabilmektedir. Eskiden resmi nikah daha geç yapılır zaman zaman kadın mağdur olurdu. Nikah konusunda çok öncesine kadar farklı bir uygulama da, vekaletle nikah kıyma geleneği olmasıdır. Bu nikah şeklinde dini nikahta gelin ve damada iki erkeğin vekalet ederek nikahın kıyılmasıdır, İmamın karşısına gelin ve damat değil de onların yerine nikahı kıymak üzere vekaleten iki yaşlı erkek oturur. Şahitlerin huzurunda nikahları kıyılır. Birçok imam bu şekil nikaha itiraz ederek gelin ve damadı isteyerek nikahı onlarla kıyar, bu evliliği kabul ettiklerini kendi ağızlarından duymak isterdi. Tabi bunun da kendince nedenleri vardı mesela istek dışı evliliklerde, gelinin aşırı mehir isteyeceğinin anlaşılması gibi durumlarda bu yola başvurulurdu.
Düğün günü damat gelinin yüzündeki duvağı açar, gelin açmak istemez ve yüz görümlüğü istediğini belli eder. Damat yanında getirdiği küpe, bilezik gibi genellikle altın cinsinden bir hediyeyi geline verdikten sonra gelin razı olur ve damat gelinin yüzündeki duvağı kaldırır.
DUVAK (HEDİYE GETİRME TÖRENİ)
Eskiden düğünden sonraki sabah kahvaltıdan sonra gelinle damat bir arada oturur, duvak yapılırdı. Duvak düğünün ertesi günü yapılan damatla geline hediye getirme törenidir. Genellikle erkek tarafının akrabaları ve dostları durumundaki ailelerden kadınlar hediyelerini getirerek geline takarlardı. Düğün günü herhangi bir işi olup gelemeyen kişiler de kadınları vasıtasıyla hediyelerini gönderirler hayırlı olsun dileklerini iletirlerdi. (Devam edecek)
Muhabir: HANİFE SARI