Malatya’nın da aralarında bulunduğu 11 ili etkileyen ve üzerinden 19 ay geçen ‘Asrın felaketi’ olarak tabir edilen 6 Şubat depremlerinin etkileri devam ediyor. 7.7 ve 7.6 büyükleğindeki depremler birçok ilde olduğu gibi Malatya’da da binaların yapısal bütünlüğünü ciddi şekilde sarstı. Özellikle yüksek riskli bölgelerdeki ağır hasarlı yapılar, görsel olarak yıkılmayı bekleyen birer enkaza dönüşmüş durumda.
Ağır hasarlı binalar başta vatandaşlar olmak üzere çevre güvenliğini ciddi derecede tehdit ediyor. Çatlaklar, zemin kaymaları ve yük taşıma kapasitesindeki düşüş, bu binaların her an yıkılabileceği anlamına geliyor. Özellikle yoğun nüfuslu bölgelerde, insanların bu binaların altından geçmek zorunda kalması, büyük bir risk oluşturuyor.
“ŞERİT ÇEKİLSİN”
Ağır hasarlı binaların çevresinin güvenlik şeritleriyle kapatılması gerektiğini söyleyen Murat Korel isimli vatandaş, “Çevremizde birçok mahalle ve sokakta ağır hasarlı binalar bulunuyor, bunlar yıkılmıyorsa en azından etrafına bir şerit çekilsin. Her gün yüzlerce insan bu binaları altından geçiyor en ufak bir sarsıntı da yıkılacak olan binalar birçok kişinin hayatını tehlike sokuyor” ifadelerini kullandı.
“KRİTİK ÖNEME SAHİP”
Ağır hasarlı binaların etrafında çeşitli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini belirten Coşkun Saygıner isimli vatandaş ise, "Bu binaların etrafında yapılan denetimlerin ve güvenlik önlemlerinin artırılması, hem can kaybı hem de yaralanma risklerini minimize etmek açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, vatandaşların bu tür binalardan uzak durmaları, özellikle de yoğun olarak geçiş yapılan bölgelerde dikkatli olmaları gerekiyor” diye konuştu.
“HIZLI VE ETKİLİ BİR ŞEKİLDE RAPORLAR HAZIRLAMALI”
Yerel yönetimlerin, ağır hasarlı binaların güvenliği konusunda aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini kaydeden Ayşenur Sergen isimli vatandaş, “Belediyeler, bu tür yapılar hakkında hızlı ve etkili bir şekilde raporlar hazırlamalı, gerekli tedbirleri almalı ve vatandaşları bilgilendirmelidir. Ayrıca, bu binaların yıkımı için gereken kaynaklar ve prosedürler hızla uygulanmalıdır”söyleminde bulundu.
Ağır hasarlı yapıların acil olarak değerlendirilmesi, güvenliğinin sağlanması ve gerektiğinde yıkılması, toplumun güvenliğini koruma açısından hayati öneme bir sahip. Hem yetkililerin hem de vatandaşların bu konuda duyarlı olmaları, olası faciaların önüne geçilmesi için kritik bir adım olacaktır.
Toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması, can güvenliğinin sağlanması açısından önemli bir adımdır. Deprem sonrası ağır hasarlı binalarla ilgili yapılacak her türlü iyileştirme ve güvenlik çalışması, olası riskleri minimize edecek ve halkın huzurunu artıracaktır.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ