50 yıllık bir tutku iki evlik kültür mirası

Malatya’nın Arapgir ilçesinde yaşayan Asım Külah, yarım asrı bulan antika ve tarih merakını iki ayrı evde müzeye dönüştürerek gelecek kuşaklara aktarıyor. Tarihi eşyaların arasında günlük yaşamını sürdüren Külah, geçmişle kurduğu bağı ve bu yolculuğun hikâyesini anlattı.

YAŞAM - 15-12-2025 16:07

Arapgir ilçe merkezinde yer alan müze evler, kapılarını her gün yüzlerce ziyaretçiye açarken, ziyaretçileri en çok etkileyen unsur ise eşyaların ardındaki samimi hikâyeler oluyor. Bu hikâyelerin mimarı Asım Külah, yaptığı işi bir koleksiyonculuktan çok bir vefa borcu olarak görüyor.

“BU MERAK 20’Lİ YAŞLARIMDA BAŞLADI”

Antikaya olan ilgisinin çok erken yaşlarda başladığını belirten Asım Külah, şunları söyledi:

“20’li yaşlarımdayken Arapgir’de eski eşyaların bir bir yok olduğunu gördüm. Kimisi atılıyor, kimisi değersiz diye satılıyordu. O gün kendi kendime dedim ki; bunlar bizim geçmişimiz, yarın ararsak bulamayacağız. İşte bu merak o gün başladı.”

Yıllar geçtikçe topladığı eşyaların sayısı arttıkça sorumluluğunun da büyüdüğünü ifade eden Külah, biriktirdiği her parçanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi.

“BU EVLER SADECE MÜZE DEĞİL, BİZİM YAŞAM ALANIMIZ”

İki evini de müzeye dönüştürdüğünü anlatan Külah, bu mekânların klasik müzelerden farklı olduğuna dikkat çekerek,

“Burası kapısı kilitli, sadece bakılan bir yer değil. Biz burada yaşıyoruz. Misafir geliyor, çay içiyoruz, sohbet ediyoruz. İnsanlar eşyaları cam arkasında değil, hayatın içinde görüyor. O yüzden buraya ‘yaşayan müze’ diyorum”

dedi.

Müze evlerin her odasında Arapgir’in geçmişine ait izler bulunduğunu vurgulayan Külah, ziyaretçilerin bu doğallıktan çok etkilendiğini söyledi.

TOPLADIĞIM HER EŞYA ARAPGİR’E AİT

Koleksiyonundaki eşyaların tamamının Arapgir’den toplandığını özellikle belirten Asım Külah, şu ifadeleri kullandı:

“Ben dışarıdan antika almadım. Bu evlerde gördüğünüz her eşya Arapgir’in merkezinden, köylerinden, mahallelerinden geldi. Bir bakır tepsi, bir dikiş makinesi, bir kervan çanı… Hepsinin sahibi, hepsinin bir hatırası var.”

Külah, kendisine getirilen eşyaları alırken de mutlaka hikâyesini dinlediğini ve o hikâyeyi yaşatmaya çalıştığını ifade etti.

“HER EŞYA KONUŞUR, YETER Kİ DİNLEYİN”

Müze evleri gezen ziyaretçilere eşyalara dokunarak geçmişi anlatan Külah, bu kültürün sadece seyredilmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Bir kervan çanı, eskiden bu yolların nasıl kullanıldığını anlatır. Eski bir radyo, bir ailenin akşam toplanıp haber dinlediği günleri hatırlatır. Bu eşyalar konuşur ama dinlemesini bilmek gerekir.”

“GENÇLER GEÇMİŞİNİ BİLMEZSE GELECEĞİNİ KURAMAZ”

Gençlere de çağrıda bulunan Asım Külah, kültürel mirasın korunmasının önemine dikkat çekerek,

“Bugün gençler her şeyin yenisine bakıyor ama geçmişi bilmeden geleceği kuramazsınız. Bu eşyalar bizim kimliğimiz. Sahip çıkmazsak, yarın kim olduğumuzu da unuturuz”

dedi. Külah, imkânı olan herkesi kendi yaşadığı yerin kültürüne sahip çıkmaya davet etti.

“BU İŞİ PARA İÇİN DEĞİL, GÖNÜL İÇİN YAPTIM”

Yaptığı çalışmalardan hiçbir maddi beklentisi olmadığını belirten Külah, müze evlerin bir kazanç kapısı değil, bir gönül işi olduğunu belirterek,

“Bu işten bir kazancım yok, beklentim de yok. Benim kazancım, gelen insanların hayranlıkla bakması, ‘iyi ki korumuşsun’ demesi”

dedi.

ARAPGİR’İN HAFIZASI BU EVLERDE YAŞIYOR

Asım Külah’ın 50 yıldır büyük bir emekle oluşturduğu müze evler, bugün Arapgir’in en önemli kültürel duraklarından biri haline gelmiş durumda. İlçeye gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, bu evlerde sadece eski eşyaları değil, bir dönemin ruhunu da yakından tanıma fırsatı buluyor.

Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT

Günün Diğer Haberleri