10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Paneli düzenlendi

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde Gazetecilik, Yapay Zeka ve Genç Gazeteciler temalı 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Paneli düzenlendi. Panelde önemli noktalara temas edildi.

GÜNCEL - 12-01-2026 09:50

Malatya İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ortaklaşa İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde Gazetecilik, Yapay Zeka ve Genç Gazeteciler temalı 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Paneli düzenledi. Düzenlenen panelde panelistler kendi alanlarında önemli açıklamalara bulundular.

Panele İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti adına Genel Sekreter Umut Bozkurtoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdulvahap Munyar, Prof.Dr. Nurettin Güz ve Gazeteci Yazar Mete Belovacıklı yerel medya temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı.

“GAZETECİN SİLAHI, SÖZÜ, KILICI KALEMİDİR”

 Programda panelin moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Ahmet Yatkın,

“Yerel basın, ulusalı bilgiyle besler. Ulusal basının kaynağıdır. Yörenin en önemli toplumsal iletişim kurumudur. Milli mücadeleden buyana Anadolu basını toplumda umutsuzluğa karşı mücadele etmiştir. Gazetecin silahı, sözü, kılıcı kalemidir. O söz ve kılıç hakikatin izini sürme, mazlumun sesini duyurma ve doğru bilgiyi toplumla buluşturmak için kullanılmalıdır. Gazeteci barış ve demokrasinin umududur”

ifadelerine yer verdi.

“YAPAY ZEKA AYNILAŞMAYI DEĞİL SİZİN KULLANIMINIZA GÖRE FARKLILAŞMAYI SAĞLAR”

Gazeteci Yazar Mete Belovacıklı ise Haber Merkezlerinde Dönüşüm: YZ Bir Tehdit mi, Bir Asistan mı? konusunu işleyerek,

“Yapay zekâ insan zekâsı gerektiren görevleri kendi kendine yapıyor. İçerik oluşturmayı otomatikleştiriyor. Kullanıcı davranışlarını tahmin edip buna yönelik atılması gereken adımları belirliyor. Bizim yerimize haber yapıp sunabilir. Aynı zamanda bunu nasıl pazarlayacağını, kullanıcıya nasıl ulaştıracağını da biliyor. Yapay zekaya artık bir konut vermek yeterli olabiliyor. Sizin yerinize makale yazabiliyor. Önümüzdeki dönemde komutlarda farklılaşmamız lazım. Şimdiden hangi konutların hangi önceliklerle sorulması için şimdiden kurslar başladı. Aslında yapay zeka aynılaşmayı değil sizin kullanımınıza göre farklılaşmayı sağlar. Gelinen noktada da yapay zeka ve sosyal medya kullanımı gazeteci ile bağlı olduğu kurum arasındaki ilişkiyi sorgulatmaktadır”

şeklinde konuştu.

“GELENEKSEL MEDYA DARALACAK, İLETİŞİM MESLEĞİ İLE İLGİLİ YENİ FIRSATLAR ORTAYA ÇIKACAK”

Yapay Zekânın Epistemolojik ve Etik Sınırları ile ilgili bir konuşma gerçekleştiren Prof. Dr. Nurettin Güz ise açıklamasında,

“Medya, bilim teknolojiyi yakından takip eden ilk alan olmuştur. Çünkü temelinde hız vardır. Bu alandaki gelişmeleri takip etmeye ihtiyacımız var. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla beraber medya içerikleriyle daha çok ilgilenir olduk. Dünyada 5.6 milyar insan aktif olarak sosyal medya kullanıyor. Sosyal medya herkese açık bir alan. Dolayısıyla küresel boyutundan dolayı hassasiyet son derece önemli. Teknoloji geliştikçe bazı mesleklerin ortadan ileride kalkacağı konuşuluyor ama iletişim mesleğinin kalkacağına dair bir öngörü yok. Ama geleneksel medya daralacak. İletişim mesleği ile ilgili yeni fırsatlar ortaya çıkacak. Örneğin sosyal medya danışmanlığı”

sözlerine yer verdi.

Akabinde,

“Haber üretimi dahil medyaya içerik üretirken yapay zeka kullanımı artık kaçınılmaz bir gerçek”

diyen Prof. Dr. Nurettin Güz bu yüzden yapay zeka ile üretilen içeriğin doğruluğunun mutlak surette kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Nurettin Güz daha sonra sözlerine şunları ekledi:

“İletişim etiği, kanunlar, etik komutlar bizi bağlar. İletişimcinin en yüksek yargı mercii kendi vicdanıdır.” 

“MEDYANIN TEK ELDE TOPLANMASI DOĞRU DEĞİL”

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün önemine değinen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdulvahap Munyar da, Türkiye’de basın özgürlüğü, düşük ücretler ve sansürün hala önemli sorunlar arasında yer aldığını kaydetti.  Abdulvahap Munyar,

"Geleneksel medya daralıyor. Medyanın tek elde toplanması doğru değil. Çeşitlilik olmazsa yayınların inandırıcılığı da kalmaz"

şeklinde konuştu.

“GAZETE SAHİPLERİNİN HEPSİ HEM YAZAN TARAFTA HEM PROGRAM YAPAN TARAFTA”

Burada söz alan Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Genel Sekreteri Umut Bozkurtoğlu ise,

“Sayın Munyar patronaj kısmında çok durdu. İkilemde kaldım. Ben de bir vasıflı gazetenin, vasıflı internet sitesinin ortaklarından biriyim. Ama aktif olarak gazetecilik yapıyorum. Haftada iki gün televizyon programı yapıyorum, köşe yazısı yazıyorum, kendime bir sınıf aramaya başladım. Yani şimdi ben hangi kısımdayım diye. Ama biz bir doğuş grubunun ve şu anda kartel medya diye adlandırdığımız ve daha ileri gideyim, yandaş medya diye adlandırdığımız karşıt medya diye adlandırdığımız gruplar içerisinde olmadığımızı da belirtmek isterim. Biz evet yani nasip olmuş süreç böyleymiş herhâlde.  Bir ortaklık yapımızla bir işveren sıfatımız var ama gerçekten gazetecilik yapma gayreti içindeyiz ki Malatya'da bu belki diğer illerdeki fotoğraf nasıldır bilmiyorum ama Malatya'da bu çok zirveye yakın durum. Yani gazete ortakları, gazete sahipleri, internet siteleri, sahiplerinin hemen hemen hepsi hem yazan tarafında hem program yapan tarafında yani böyle öğrenci arkadaşlarımızdan patronaj dediğinde yerel medyanın ulusal yaygın medya gibi bir rolü olmadığının altını çizmek isterim”

diye konuştu.  

Yapılan panel, daha sonra soru cevap şeklinde ilerleyerek son buldu.

Muhabir: HANİFE SARI

 

Günün Diğer Haberleri